Otel Arama

Otel Adı :
Şehir :
Mevkii :

Butik Oteller Rehberi

Ev sahipleriyle kişiye özel, küçük, otantik, tarihi oteller

MasterCard

Otelleri ve özel avantajları
 

Üye Otel Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Favorilere Ekleyiniz

Facebook grubumuza üye olun gelişmelerden haberdar olun !

ButikOtellerRehberi.com'u yahoo'ya ekle ButikOtellerRehberi.com'u NewsVine'a ekle ButikOtellerRehberi.com'u Reddit'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u Shadows'a ekle ButikOtellerRehberi.com'u Spurl'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u TailRank'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u Facebook'ta ekle

Haberler ve Duyurular

Denizkabuğu Otel Alaçatı Ramazan Indirimi

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

2010-09-01 13:20:04

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

devamını okumak için tıklayınız.

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

Yalancı bahar kimseyi yanıltmasın

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

2010-08-19 16:21:06

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

devamını okumak için tıklayınız.

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

Aral Tatil Çiftliği Turizmde en Başarılı Oteller Kategorisinde Ödül Aldı

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

2010-08-18 12:04:44

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

devamını okumak için tıklayınız.

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

Argos In Cappadocia En iyi 45 otel arasında

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

2010-08-18 09:53:27

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

devamını okumak için tıklayınız.

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

7800 Çeşme de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

2010-08-18 09:49:22

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

devamını okumak için tıklayınız.

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

Haber Arşivi
bergama otelleri bergama butik otelleri bergama tarihi bergama pansiyonlar butik otel apart butik oteller küçük oteller pansion bergama otelleri fiyatlar küçük otel ücreti bergama otelleri nedir kimdir nerededir
Şehir :
Mevkii :
Seçmiş olduğunuz Şehir ve Mevkiide arama kriterlerinize uygun bir tesis bulunamamıştır.

Anasayfaya dönmek için tıklayınız.

 

AKROPOL

Hellenistik Çağ Bergama krallarının oturdukları saraylar ve bunlara

bağlı yapılar kalenin doğu duvarı boyunca sıralanmıştır. Üst yapısı gösterişli olmayan sarayların planları peristyl'li ev tipindedir (Odalar sütunlu bir avlu çevresindedir.). Yazılı bir belge ele geçmemiş,
genel buluntulara göre bu yapılar kral adları ile ilişkilendirilmiştir.



En kuzeydeki sülalenin kurucusu olan Philetairos'un(M.Ö.281-263) yapı grubu daha sonra kalede görevli askerler için kışla olarak değiştirilmiştir. Diğer yapı grupları kuzeyden güneye doğru Attalos I (241-197), Eumenes II (197-159) ve Attalos II (159-138) adlı krallara ait olarak tanımlanır. Bunlardan en güneydeki en büyük sarayın yapımında Zeus Sunağı'nın taşları yapıtaşları olarak yeniden kullanılmıştır (M.Ö.160) Bu sarayın kuzeydoğu köşesinde mozaik döşemeli bir sunak bölümü vardır. Kuzeybatıdaki odada sanatçı Hephaistion'un imzasını taşıyan değerli bir mozaik daha bulunmuştur Saraylara ait iki sarnıçtan en büyük yapıya ait olanı kale yolu üzerinde görülür. Bu sarayın gösterişli bir girişi vardır. Kale kapısının arkasındaki meydandan açık bir merdiven ile buraya gelinir.
Aynı meydandan, Athena Kutsal Alanı'nın girişinin karşısında, kalenin güneydoğu köşesindeki yapı grubuna geçilebilirdi.

TRAİAN TAPINAĞI 1883-85 yıllarında yapılan kazılarda akropolde mermer yığını halinde bulunan yapının bir deprem yüzünden yıkılmış olduğu düşünülmektedir. Athena tapınağından 9m yüksekte olan bina, bağımsız olarak Akropolün en yüksek yerinde ve uzaklardan görülebilecek bir düzlem üzerine inşa edilmiştir. Bu 84x58m boyutlarındaki düzlemin Athena kutsal alanı ile ilişkisi olduğu ve doğu yönündeki kapı merdivenden de kütüphaneye geçildiği anlaşılmaktadır. Bölge çok eğimli bir arazide bulunduğundan büyük bir binayı oturmak için zemin kat olarak son derece ustaca ve oldukça sağlam yan yana beş kemer oluşturulmuştur. Merdivenle iki metre yükseltilen binanın uzunluğu 27, genişliği 20m dir. Güneye bakan tapınağın cephesinde 6, yanlarında 9 sütun bulunuyordu. Çapı 1,10m olan sütunların yüksekliği 9,80m dir. Sütunların büyük Korinth başlıkları, altlıklarında olduğu gibi usta bir sanat anlayışıyla işlenmiş zengin süsleri taşımaktadır.
Arşitravlar üzerinde altın kaplamalı tunç yazılar bulunuyordu. Friz, konsollar arasında kanatlı yılanlı ve bukleleri serbest işlenmiş Medusa başları ile süslenmişti. Ortada ve tepede bulunan akroterler, bir küre içinde bulunan zafer tanrıçası (Nike) ile yaprak ve filizlerden yapılmış taçlardan oluşmuştur. Binanın geniş alanı, üç taraftan sütunlarla çevrilmiştir. Sütunlar arasında alana bakan korkuluklar bulunuyordu. Alanın kuzey bölümünde biri köşeli, diğeri yuvarlak iki bank bulunmuştur. Bu bankların bilginlerin toplanması ve sanat yapıtlarının sergilenmesi için yapıldığı ileri sürülmektedir. Bunlardan yuvarlak olanı Berlin'deki Pergamon Müzesi için alınmıştır.

Bankların yanında bulunan bir yazıttaki "Kral Attalos 'un oğlu Attalos" dizesinden burasının kralın oğlu Prens Attalos tarafından yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Tapınak binasında bulunan eserler binanın Hadrianus zamanında Zeus Philius ve Traianus için kurulmuş olduğunu göstermiştir. Bir yazıta göre Bergama kenti Jupiter Amicalis (Zeus Philios) ve Traianus onuruna büyük piyesler oynatma yetkisine sahipti. Tapınak kazısında Traianus için iki, karısı Plotina için bir, Hadrianus için üç, Antoninus Pius için iki, Caracalla için bir yazıt bulunmuştur. Traianus ve Hadrianus'a ait birer büyük heykel başı da çıkmıştır.
Tapınaktaki Hadrianus heykeli de önemli bir sanat eseri kabul edilmekte ve Traianus'un bu güçte idealize edilmiş başka bir portresinin bulunmadığı kabul edilmektedir.

ASKLEPİON


Sağlık ve hekimlik tanrısı olarak bilinen Asklepios, Apollonun oğullarından biridir. Asklepios'un yeri anlamına gelen Asklepion ilk çağlarda Bergama'da önemli sağlık merkezidir. Sütunlu bir  caddeden sonra Asklepiona gelinir. Buradaki tedavi şekilleri arasında şifalı su, çamur kürü, spor, tiyatro, psikoterapi yer almaktadır. Girişte solda bulunan yapı Asklepios tapınağıdır.
Sağlık tanrısı adına M.S. 150 yıllarında bağışlarla yapılan tapınak bir kubbe ile örtülü ve duvarları 3 m. kalınlığındadır. Burada su sesi ve telkinlerden faydalanarak hastaların iyileşmesi sağlanırdı.
Sağlık yurdunun kuzeybatı ucunda ortalama 3500 kişi alan bir tiyatro bulunmaktadır. Bu tiyatro, sarı kayalığın yontulması ile ortaya gelen yarım daire biçimindeki oyuğa oturtulmuştur. Su sızıntılarından tiyatroyu korumak için de, alt katında kayaların oyulması ile bir kanal açılmıştır. Tiyatro ortasında bir koridor ile ikiye bölündüğü gibi, dikine de beş bölüme ayrılmıştır. 14 basamak oturağı bulunmaktadır. Oturma sıraları bugün onarılmış olup, her yıl kermes şenliklerinde oyunlar verilmektedir. Basamakların en üstünde iyonik sütunlu galeri arkadan tiyatroyu sarar ve akustik özellik verir. Alt bölüm ile sahne arasındaki yarım daire biçimindeki alan, orkestra denilen yerdedir. Tiyatronun sahne duvarı beş kapılı ve üç katlı idi.
Tiyatronun çapı 60 metre olmaktadır. Loca önündeki Baküs heykeli eğlenceli yaşamın bir simgesiydi.

BAZALİKA


ALLİANOİ



Allianoi, Helenistik Çağ sonrasında (İÖ.2.yy)  Bergama'nın 18 kilometre kuzeydoğusunda kurulmuş. MS.2. yüzyılda büyük gelişme gösteren Allianoi, "Sağlık Tanrısı Asklepois"in yurdu olarak biliniyor.

ASKLEPIOS Antik Grek mitolojisinde hasta insanlara şifa dağıtan, hekimliğin ve tıp biliminin tanrısıydı. Apolion oğlu Asklepiosu yarı at yarı insan olan Khiron'a emanet etti. Khiron ona okuma, yazma ve önemli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların formüllerini öğretti. Asklepios un ünü kısa sürede yayıldı. Asklepios ölüleri de diriltiyordu. Zeus buna kızdığı için Asklepiosu öldürttü.
Yunanlılar asklepiosun adını yaşatmak amacı ile aynı isimle sağlık merkezleri yaptılar. Allianoi de bunlardan biri.  Topraklarından 45 derece kükürtlü su çıkan şifa merkezi Atlianoi, bu özelliğiyle dünyanın dört merkezinden biri. Pergamon Krallığı'nın sayfiye yeri olan bölge, yıllarca Hydroterapi (suyla tedavi) merkezi olarak hizmet vermiş. Yortantı Baraji'nın yapım aşamasında antik değeri anlaşılan bölgede hızlandırılan kazı çalışmaları esnasında, bölgenin Helenistik Çağ'da kurulduğu ve en parlak dönemini Roma İmparatorluğu Hadrian'la yaşadığını ortaya koydu, işte o zaman da kentin sağlık merkezi Asklepionlar'dan biri olduğu anlaşılmış. Allianoi 'de Hadrian döneminde
Anadolu'daki pek çok kent gibi büyük bir bayındırlık hareketi yaşanmış ve gösterişli bir Asklepieion haline dönüştürülmüş. Kazılar sayesinde Bergama, ikinci bir sağlık merkezine kavuşmanın dışında arkeleoji alanında bölgenin ve Türkiye'nin  önemini daha da artıran Asklepieion kültürünün Anadolu'da yaygın olduğunu da kanıtladı. Allianoi'nin MS 11.yüzyılın sonuna kadar Bakırçay havzasında önemli bir sağlık yurdu olarak kullanıldığı ve Bergama Asklepion 'unda yapılan psikoterapi tedavi merkezinden farklı olarak burada daha çok 'hydroterapi' uygulandığı yönündeki görüşler de güçlendi. Bergama'nın yaklaşık 23 kilometre doğusunda Bergama-İvrindi karayolunun üzerinde yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan Allianoi antik yerleşmesi M.Ö 1. yüzyılda Paşa Ilıcası ve çevresinde kurulmuş. 1998–99 yılı kazıları sonucunda Helenistik Çağ, mimari, buluntularının yanı sıra özellikle M.S 2.yüzyıla ait pek çok arkeolojik eser ele geçirildi. Ayrıca kazılarda; çok sayıda heykeltıraşlık eser, metal eserler,  çanak çömlek, kandiller, kemik objeler, çok sayıda üzeri işlemeli cam eser, 1500 civarında altın, gümüş ve bronz sikke,  en son olarak da 2. yüzyıl Roma döneminden kalma bir metre 60 santim uzunluğunda kırılmamış olduğu için Büyük önem taşıyan mermer Afrodit heykeli  bulundu. Bu güne kadar kazıda çıkanlar Afrodit heykeli, iki asklepios başı, torsolsr, termal havuzlar, heykeltıraşlık parçalar, dükkânlar, çeşme, şarap imalathanesi, seramik fırınları, antik kaideler.

 

Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz; http://www.pansiyonrehberi.com/

 

 

 

Bu tapınak bugün Bergama kentinin içinde kalmıştır ve Kınık yolunun Bergama'ya girişindedir. Kızılavlu büyük bir yapı bileşimidir. Kazılar yapılırken buraya sonradan kurulmuş evler yıkılmış ve buna karşın 200x100 metre alan Bergama evlerinin altında kalmaktadır. M.S. II. yüzyılda imparator Hadrian (177-138) döneminde yapıldığı olasılığı güçlüdür. Bugün önceki alanın altından oldukça büyük bir tünel geçer ki bu Kozak Dağlarından gelen Selinos (Bergama Çayı) dır. C. Texier "Ne yerde ne gökte" adını bu nedenle vermiştir. Öndeki alanın batı duvarı, Salinas üzerindeki antik köprünün yakınında 13 metre kadarıyla ayakta durmaktadır. Asıl yapı ıse anıtsal bir tuğla yapıdır ve bu nedenle Kızılavlu denmiştir ki bu yapı 60x26 metre boyutlarında olup 19 metre olarak ayaktadır. Yapının yanlarında iki tane kule benzeri yuvarlak ek yapılar bulunur.
Bunların da önünde üç yanı galerilerle çevrili avlular yer alır. Avlular asıl yapının önüne bağlantılıdır. Burada bulunan insan biçiminde destek figürleri galerilerin çatısını taşırlar. Bunlar sırt sırta duran kadın ve erkek figürleri olup Mısır tipini canlandırırlar. Bu noktadan hareketle tapınağın
Roma imparatorluğunun bir çok yerlerinde rastlanan İsis ve Harpokrates ile tanrı Serapis 'e adanmış olması kanıtlanmaktadır. Ancak kazı ve araştırmalar henüz sonuçlanmamıştır.

Kızılavlunun eşiği 30 tonluk tek parça mermer bloktandır. Asıl yapının î metre genişlik ve 14 metre yükseklikte büyük bir kapı açıklığı vardır. Yapının ortalarında sığ bir havuz ve derin bir kuyu bulunmaktadır. Bunun arkasında bir podium ve üzerinde kült heykeli için altlık yer alır. Tapınağın
içinde yüksek sütunların taşıdığı bir galeri dolaşır. Kutsal bölgenin tuğlaları renkli mermerlerle kaplıydı. Çatının durumu ise bilinmemektedir. Bizans çağında Kızılavlunun içine bir kilise yapılmıştır. Bazilikanın günümüze kalan duvarları insan boyundadır. Hıristiyanlığın ilk yedi kilisesinden biridir.

Şehir Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın

Bergama otel ve Bergama otelleri hakkında konaklama fiyatları Bergama fotoğrafları ve rezervasyon bilgisi Butik Oteller Rehberi
Feedback Form