Otel Arama

Otel Adı :
Şehir :
Mevkii :

Butik Oteller Rehberi

Ev sahipleriyle kişiye özel, küçük, otantik, tarihi oteller

MasterCard

Otelleri ve özel avantajları
 

Üye Otel Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Favorilere Ekleyiniz

Facebook grubumuza üye olun gelişmelerden haberdar olun !

ButikOtellerRehberi.com'u yahoo'ya ekle ButikOtellerRehberi.com'u NewsVine'a ekle ButikOtellerRehberi.com'u Reddit'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u Shadows'a ekle ButikOtellerRehberi.com'u Spurl'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u TailRank'e ekle ButikOtellerRehberi.com'u Facebook'ta ekle

Haberler ve Duyurular

Denizkabuğu Otel Alaçatı Ramazan Indirimi

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

2010-09-01 13:20:04

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

devamını okumak için tıklayınız.

Denizkabuğu Otel Alaçatı dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ev sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20 lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

Yalancı bahar kimseyi yanıltmasın

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

2010-08-19 16:21:06

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

devamını okumak için tıklayınız.

"Biz Çeşme yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan la Türkiye nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır la çalıştık. Proje bizi Aşk Oteli konseptine doğru götürdü ve Great Hotel Soft The Word zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. Balayı Oteli unvanını aldık.
Alaçatı da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan Her şey dahil sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef Her şey dahil sistem Çeşme de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir Çeşme Turizm Taahhütname si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında Marina belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz Destinasyon İzmir olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada Çeşme Su altı Milli Parkı yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama Bana ne deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme de 86 tane mekan açılmış. Çeşme nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi 12 ay açığım , Her şey dahil yapmıyorum , Çeşme yi seviyorum gibi sloganlar bulalım ve Çeşme ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

Aral Tatil Çiftliği Turizmde en Başarılı Oteller Kategorisinde Ödül Aldı

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

2010-08-18 12:04:44

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

devamını okumak için tıklayınız.

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

Argos In Cappadocia En iyi 45 otel arasında

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

2010-08-18 09:53:27

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

devamını okumak için tıklayınız.

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

7800 Çeşme de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

2010-08-18 09:49:22

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

devamını okumak için tıklayınız.

7800 Çeşme ’de pilates flex ile yarım saatte forma girin

7800 Çeşme Residences & Hotel’de pilates hocaları Pelin & Çetin Cin çifti eşliğinde body flex çubukları ile yapılan ve “pilates flex” olarak adlandırılan grup pilates dersleri başladı. 7800 Çeşme Beach Club’ın çimlerinde grupça yapılan plates flex dersleri ile yarım saatte forma girmek mümkün. Hergün sabah saatlerinde çimlerde grup olarak yapılan dersler, günboyu hem zindelik hem de esneklik kazandırıyor. Pilates flex için tatilde bile olsanız yarım saatinizi ayırmanız yeterli. (Tel: 0232 712 00 87)

Haber Arşivi
beylerbeyi otel beylerbeyi oteller beylerbeyi otelleri istanbul beylerbeyi otelleri boğaz manzaralı oteller boğazda oteller
Şehir :
Mevkii :
Promosyon

Bosphorus Palace Hotel / Beylerbeyi / İstanbul
http://butikotellerrehberi.com/bosphoruspalace

2010 YENİ YIL ZİYAFET MENÜSÜ

Special Wellcome Cocktail

*** 
Somon gravadlax Akdeniz yaprakları üzerinde midye dolma ,mersin füme , lakerda , 
sumak pekmezli bayır turbu sosu eşliğinde

***
Saray usülü peynirli baklava böreği
Naneli yoğurt ile

***
Kavunlu bademli sorbet

***
Izgara dana kuşgömü yaban mantarı göbeği sosu ile fırınlanmış patates ızgara renkli biber eşliğinde

***
Dağ çileği ile karamilaze edilmiş böğürtlen sos ile lezzetlendirilmiş truff

***
Meyve çeşitlemeleri
Filtre kahve , çay , çikolataya bandırılmış çilek ve kayısı

***
Gecenin ilerleyen saatlerinde mercimek çorbası

Limitsiz yerli içki dahil

100 EURO
Kdv dahildir.
DJ Performans eşliğinde eğlence

2010 YENİ YIL KONAKLAMA PAKETLERİ


Standart, Garden, Superior odalar için 
400.-EURO
2 kişilik Konaklama,
Yılbaşı Yemeği & Yerli İçki 
Bosphorus Palace kahvaltı.

& & &

Deluxe odalar için 
500.-EURO
2 kişilik Konaklama,
Deniz manzaralı ve jakuzili odalarda konaklama,
Yılbaşı Yemeği & Yerli İçki, 
Bosphorus Palace Kahvaltı.

& & & 
Bosphorus Palace Suite için 
900.-EURO
2 kişilik Konaklama,
Deniz manzaralı ve jakuzili süitte konaklama,
Yılbaşı Yemeği & Yerli İçki, 
Bosphorus Palace Kahvaltı.


Yukarıda belirtilen konaklama paket fiyatlara KDV dahildir. 
Sadece konaklama düşünüldüğü taktirde yukarıdaki paket fiyatlarımızdan 100.-Euro indirim yapılacaktır. 

http://butikotellerrehberi.com/bosphoruspalace

Yalıboyu cd. no.64 Beylerbeyi / İstanbul Tarihi Boğaz Otelleri
ulaşım/google harita Bu otel sayfası 17088 kere ziyaret edilmiştir.
Stil : Tarihi yalı ve otel
Oda Sayısı : 14 Oda
Mevkii : Beylerbeyi
Yorumlar : 1
Neo-Osmanlı mimarisinin eşsiz örneklerinden biri olan otel,
İlgi Alanı : tarihi ve otantik mekan, boğaz manzarası

İstanbul-Beylerbeyi

Beylerbeyi ve çevresinin yerleşim alanı olarak kullanılması tarihte oldukça gerilere, Bizans dönemine kadar gitmektedir. 18. yüzyılda yaşamış olan ünlü gezgin İnciciyana göre, Büyük Kontstantinusun diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde İstavroz Bahçeleri adıyla anılan yöre, Osmanlılar döneminde Padişahların Has Bahçelerinden biri olarak kullanılmıştır. Yine İnciciyana göre buraya Beylerbeyi adının verilişi, 16. yüzyılda Beylerbeyi Mehmed Paşanın burada bulunan köşkünden kaynaklanmaktadır.

Çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çeken Beylerbeyi, yaptırılan kimi köşk ve kasırlarla yazlık olarak kullanılan bir niteliğe kavuşmuş, 1829 yılında Sultan II. Mahmudun yaptırdığı ahşap Sahil Sarayı ile yeni bir hareket kazanmıştır.

Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmudun ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyana yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.

Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Haremden daha zengin tutulmuştur. Bodrum katı mutfak ve depo olarak kullanılan bir bölümü üç katlı olan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısırdan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının yalnızca bir bölümüdür.

 

Boğaziçinin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi Sarayını son dönem Osmanlı Saraylarından ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden Set Bahçeleri adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraylardan kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk, Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.

Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayının en ilginç yanı, Set Bahçelerinin altından geçen tarihsel Tüneldir. Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmudun adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Döneminden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.

Yapılan onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak Boğaziçi Kültürü içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmakta, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezince hazırlanan tanıtıcı nitelikte kitap, kartpostal ve poster gibi yayınların yanısıra çeşitli türde hediyelik eşya satışı yapılmaktadır. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak saray ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, böylelikle geleneksel saray atmosferinin günümüz insanının tanıtabildiği bir ortam oluşmaktadır.

Beylerbeyi Sarayı
Şirin Kafesinde Türk Kahvenizi yudumlayabilir, tarihe yolculuk yapabilirsiniz.

Ziyaret Tarifesi
Haftaiçi : 09:30 16:00 arası açık (pazartesi , Perşembe hariç)
Haftasonu : Cumartesi & Pazar 09:30 17:00 arası

Beylerbeyi Sarayı Müdürlüğü, Üsküdar
Tel : (0216) 321 93 20-21
Faks : (0216) 321 93 22

Beylerbeyi Camii

Beylerbeyi Camii ya da diğer bilinen adıyla Hamid-i Evvel Camii İstanbul'un Beylerbeyi semtinde bir camidir. İnşaatına 3 Nisan 1777 tarihinde başlanmış 15 Ağustos 1778 (1192) tarihinde de tamamlanmıştır. Camii I. Abdülhamit tarafından annesi Rabia Sermi Sultanın anısına dönemin Baş Mimarı Mehmed Tahir Ağaya yaptırılmış, bina emini ise Şehremini Hafız el - Hac Mustafa efendidir. Camii Barok üslüpta olup taşıyıcı duvarları kesme taştan inşa edilmiştir. Merkezi tek kubbeli mihrab üstü yarım bir kubbe ile vurgulanmış sekizgen tabana oturan bir yapıdır. 55 pencereli ve iç mekanda kalemişleriyle süslü duvarlarda hem Osmanlı hemde Avrupa çinileri göze çarpar. Yapı 1810 1811 yıllarında II.Mahmutun isteği üzerine son cemaat yeri değiştirilmiş ve minaresi yıkılarak iki yeni minare eklenmiştir. Beylerbeyi Camii 1969 yılında ciddiği bir restorasyondan geçmiştir.

Beylerbeyi Camii 13 Mart 1983 tarihinde bitişiğinde bulunan İsmail Paşa yalısında çıkan yangında kubbesinin ahşap bölümü zarar görerek çökmüştür. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarfından hızlı bir şekilde restore edilerek 29 Mayıs 1983 tarihinde tekrar ibadete açılmıştır.

KüçükSu Kasrı

Küçüksu Kasrı veya Göksu Kasrı, İstanbul'un Küçüksu semtinde, Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında, Boğaziçi'nde Üsküdar-Beykoz sahilyolu üzerinde yer alan kasır. Sultan Abdülmecit tarafından Nigoğos Balyan'a yaptırılmış, inşaatı 1856 yılında tamamlanmıştır. Eski adı "Göksu Kasrı" olan bu yapı, padişahların, Boğaziçi kıyılarındaki biniş kasırlarından biridir. Kasırlar sadece hünkârların malı sayılan ve sarayların haricinde inşa edilen, köşkten büyük binalardır. Devamlı ikamet için kullanılmayan kasırlar, padişahların dinlenmeleri için vakit geçirdikleri yerdir.



Osmanlı tarihinde Lale Devri adıyla geçen dönem, yeniçeri ayaklanmasıyla kanlı bir şekilde sona erdikten sonra, Kâğıthane'de bulunan saray, köşk, yalı vb. binalar yağmalanıp yıkılmıştır. Bu hareket bir halk ayaklanması niteliğinde olmadığından kısa bir süre sonra her şey eski haline dönmüştür. İşte, böyle bir ortamda tahta çıkan II. Mahmud, Kâğıthane ve civarını imar etme yerine, Boğaziçi kıyılarında dinlenmeyi ve eğlenmeyi tercih etmiştir. Küçüksu, padişahın Boğaz'da en fazla sevdiği bir semt olmuştur. Sadrazam Divitkâr Mehmed Paşa, padişahın bu yöreyi çok sevdiğini farkedince, kendisine bu yörede bir kasır yapılmasını teklif etmiş ve olumlu cevap alınca da, kasrın yapılması için gerekli emirleri vermiştir.

Mühendis ve şehremini Yusuf Efendi, bir plan hazırlayarak, Küçüksu'da ahşap bir bina inşa etmeye başlamıştır. Kasır, 1751 yılında büyük törenlerle açılmıştır. Kandilli yamaçlarında kuyular kazılmış, terazilerle kasra su getirilmiştir. Getirilen su, kasrın ihtiyacını karşılamakla birlikte, havuz ve sebiller için de kullanılmıştır.

Sadrazam, kasrın döşeme masraflarını, Kedhüda Bey, Defterdar Efendi, Reis Efendi, Çavuş Başı, Yeniçeri Ağası, Cebeci Başı, Darphâne Nazırı, Gümrükçü ile Buğdan Voyvodası arasında paylaştırmıştır. III. Selim döneminde Küçüksu Kasrı tamamen tamir ettirilmiş, kasrın önüne büyük bir çeşme yapılmıştır. Kasrın diğer bir onarımı da II. Mahmut devrinde olmuştur.

Küçüksu Kasrı, 17. yüzyıl'dan başlayarak çeşitli kaynaklarda Bağçe-i Göksu adıyla anılan hasbahçenin (bugün Küçüksu Çayırı'nın bulunduğu alan) eşsiz doğal güzellikleriyle ilk olarak Sultan IV. Murat'ın (1623-1640) ilgisini çektiği ve 18. yüzyıl başlarında bu çevrede ilk yapılaşmaların görüldüğü bilinmektedir. Sultan I. Mahmut (1730-1754) döneminde Divittar Mehmed Paşa, bu hasbahçenin deniz kıyısına iki katlı ve ahşap bir saray yaptırmış, bu yapı III. Selim (1789-1807) ve II. Mahmut dönemlerinde onarılarak kullanılmıştır. Sultan Abdülmecit dönemindeyse (1839-1861) padişahın emriyle yıktırılmış ve yerine bugünkü kargir yapı inşa edilmiştir.

Kız kulesi

İstanbul'un sembolü olan Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı'nın Marmara Denizi'ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır.

Üsküdar'ın sembolü haline gelen kule, Üsküdarda Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadenizin Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır. Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder: "Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır."

Bugün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih devri yapısıdır. Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan II. Mahmutun, Hattat Rasimin kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.

İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada Bizans döneminde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise gösteri platformundan, savunma kalesine, sürgün istasyonundan, karantina odasına kadar bir çok işlev yüklenmiştir. Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri varlığı ile insanlara, geceleri ise geçen gemilere göz kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç kaybetmemiştir.Geçmişten geleceğe en çok da düşlere yol göstermektedir Kız Kulesi...

Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, artık çatal-bıçak seslerinin duyulduğu bir mekân haline dönüştürülmüştür. Kız kulesine ulaşım Salacak ve Ortaköy'den sandallarla yapılmaktadır.

Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi, bir zamanlar, Boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak maksadı ile kullanılmıştır. Kule ile Avrupa Yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin Anadolu Yakası ile Kız Kulesi arasından geçişine(o zamanlar gemi boyutları küçük olduğu için geçebilmekteydi) izin verilmiştir. Bir süre sonra Kule, zinciri taşıyamamış ve Avrupa Yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içinde bakıldığında yıkıntıları görülmektedir.

Antik Çağ'da Arkla(küçük kale) ve Damialis(dana yavrusu) adları ile anılan kule, bir ara da "Tour de Leandros"(Leandros'un kulesi) ismi ile ün yapmıştır. Şimdi ise Kız Kulesi ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır.

Şehir Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın

Beylerbeyi otel ve Beylerbeyi otelleri hakkında konaklama fiyatları Beylerbeyi fotoğrafları ve rezervasyon bilgisi Butik Oteller Rehberi
Feedback Form