Otel Arama

ARA
Kriterlere Göre Ara

Haritada Ara

Haberler ve Duyurular

Büyükada Gala Otelde Balayı


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

2013-04-26 17:03:48
Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi  ...
devamını okumak için tıklayınız.


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

Star Gazetesi Çanakkale Yazımız & Otel Önerilerimiz

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

2013-04-26 16:41:00
Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, a...
devamını okumak için tıklayınız.

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

Alaçatı Sezona Bomba Gibi Başlıyor

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
2013-04-22 13:15:31
“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !...
devamını okumak için tıklayınız.

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
Kapadokyada Bahar! Argos in Cappadociadan size özel bahar promosyonu

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

2013-04-19 13:08:33
Size özel bahar.. Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bah...
devamını okumak için tıklayınız.

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

Haber Arşivi

Haberler ve Duyurular

Antalya Kaleiçinden sonra İstanbulda butik otele yüklenecek

Antalya Kaleiçi bölgesinde 1992 yılında aldığı iki konağı Alp Paşa Hotel’ine çeviren Alp Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Alp, yönünü İstanbul’a çevirdi.

Kaleiçi bölgesinde 22 konağı satın alarak bölgeye toplam 50 milyon Euro’luk yatırım yapan Mehmet Alp, şimdi İstanbul’da butik otel yapabilmek için arayışa geçti. Mehmet Alp, “Alp Paşa Konağı’nı zincirleştirmek istiyoruz. Bunun için İstanbul Taksim ve Sultahahmet’te bina arıyoruz. İstanbul’da yer bulamazsak İsveç, Belçika ve Hollanda’da da zincir oluşturmak için otel arayışındayız” dedi.
5 milyon Euro’ya yenileme
Rahmi Koç’tan, İnan Kıraç’a kadar birçok işadamının yatırımının bulunduğu Kaleiçi bölgesini özellikle zengin turistlerin ve Avrupalı emeklilerin tercih ettiğini anlatan Mehmet Alp, Antalya Kaleiçi’nde konak fiyatlarının da 5-10 milyon Euro arasında değiştiğini söyledi. Üç yeni konak daha satın aldıklarını belirten Mehmet Alp, şunları söyledi: “Bunları yaklaşık 5 milyon Euro’ya yenileyeceğiz. Bölgede sadece Türk işadamları değil Avrupalı, Rus ve ABD’li yatırımcılar da konak sahibi olmak için harekete geçti. Biz bölgeye 50 milyon Euro yatırdık. Geri dönüşü de çok iyi oldu. Alp Paşa Butik Oteli’nin bir halkasını da geçtiğimiz yıl Hollanda Amsterdam’da açtık.”
50 konak daha zor çıkar
Bölgede kullanılabilir konak sayısının ancak 50’ye ulaştığını dile getiren Mehmet Alp, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bile yılda 3 kez Kaleiçi’ne uğradığını ifade etti. Alp, şu bilgileri verdi: “Kaleiçi’ndeki en büyük kapasite Alp Paşa Hotel’e ait. Bunun yanında Kaleiçi’nde 30-40 odalı 15 otel, 10-15 odalı küçük çaplı 50’ye yakın da pansiyon var. Artık burada yatırım yapmak için 50 bina zor çıkar. ”  http://www.kucukoteller.com.tr/alppasa

2010-09-28 16:05:58
Antalya Kaleiçi bölgesinde 1992 yılında aldığı iki konağı Alp Paşa Hotel’ine çeviren Alp Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Alp, yönünü İstanbul’a çevirdi. Kaleiçi bölgesinde 22 konağı s
devamını okumak için tıklayınız.

Antalya Kaleiçi bölgesinde 1992 yılında aldığı iki konağı Alp Paşa Hotel’ine çeviren Alp Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Alp, yönünü İstanbul’a çevirdi.

Kaleiçi bölgesinde 22 konağı satın alarak bölgeye toplam 50 milyon Euro’luk yatırım yapan Mehmet Alp, şimdi İstanbul’da butik otel yapabilmek için arayışa geçti. Mehmet Alp, “Alp Paşa Konağı’nı zincirleştirmek istiyoruz. Bunun için İstanbul Taksim ve Sultahahmet’te bina arıyoruz. İstanbul’da yer bulamazsak İsveç, Belçika ve Hollanda’da da zincir oluşturmak için otel arayışındayız” dedi.
5 milyon Euro’ya yenileme
Rahmi Koç’tan, İnan Kıraç’a kadar birçok işadamının yatırımının bulunduğu Kaleiçi bölgesini özellikle zengin turistlerin ve Avrupalı emeklilerin tercih ettiğini anlatan Mehmet Alp, Antalya Kaleiçi’nde konak fiyatlarının da 5-10 milyon Euro arasında değiştiğini söyledi. Üç yeni konak daha satın aldıklarını belirten Mehmet Alp, şunları söyledi: “Bunları yaklaşık 5 milyon Euro’ya yenileyeceğiz. Bölgede sadece Türk işadamları değil Avrupalı, Rus ve ABD’li yatırımcılar da konak sahibi olmak için harekete geçti. Biz bölgeye 50 milyon Euro yatırdık. Geri dönüşü de çok iyi oldu. Alp Paşa Butik Oteli’nin bir halkasını da geçtiğimiz yıl Hollanda Amsterdam’da açtık.”
50 konak daha zor çıkar
Bölgede kullanılabilir konak sayısının ancak 50’ye ulaştığını dile getiren Mehmet Alp, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bile yılda 3 kez Kaleiçi’ne uğradığını ifade etti. Alp, şu bilgileri verdi: “Kaleiçi’ndeki en büyük kapasite Alp Paşa Hotel’e ait. Bunun yanında Kaleiçi’nde 30-40 odalı 15 otel, 10-15 odalı küçük çaplı 50’ye yakın da pansiyon var. Artık burada yatırım yapmak için 50 bina zor çıkar. ”  http://www.kucukoteller.com.tr/alppasa

Turizme Yatırım Yapmak İsteyenlerin Gözdesi Butik Otel






Yeni yatırım denildiğinde, girişimciler tarafından ilk akla gelen sektörlerden biride Turizm sektörüdür. Özellikle ülkemizin konumu göze alındığında Turizm sektörü göz ardı edilemez bir gelir kaynağıdır. Turizm sektörünün en çok rağbet gören alanı ise bu aralar butik otel yatırımı.....

Turizmin niş alanlarından biri olan butik oteller, dünyada yaygın olan bir konsept. Gerek şehirlerde gerekse sahil bölgelerinde ya da kış turizmine yönelek alanlarda, üst düzey turisti çekebilen, gelenleri evlerinde hissettirerek alışkanlık yaratan, çok özel hizmetler verebilen küçük, şık ve konforlu otellerin turizm sektöründe önemi giderek artıyor.



Dünya turizminden her yıl daha fazla pay almaya başlayan Türkiye, deniz, kum, güneş turizminin dışına çıkarak kültür, sağlık gibi farklı konseptlere yöneliyor. Bu da otel yatırımlarında farklılaşmayı başlatıyor.

 Nitelikli turistlere hitap eden butik otellerdeki kârlılığı ve bu alandaki potansiyeli gören büyük gruplar ve işadamlarının sadece son iki yıl içinde 33 yeni butik otel projesi geliştirdiği görülüyor. Bu projelerin yatırım bedelleri 5 milyon dolar ile 30 milyon dolar arasında değişiyor. 

Zincirleşenler var. 

Bu yatırımlar içinde basına yansıyanlar olduğu kadar yansımayanlar da bulunuyor. Örneğin Ali Ağaoğlu Çamlıca’; da, Ahmet Nazif Zorlu Bebek’; te, Dilek Sabancı Alaçatı’; da, Koç Grubu Ankara’da, Erdal Acar Taksim, Beykoz, Gayrettepe, Bakırköy’; de Vural Öger Seferihisar Ayvalık arası ile İstanbul’; da butik otel açma planları yapıyor. Bunlar çeşitli aralıklarla basında yer alan yatırımlar. 

Bunların yanında The Sofa, The House gibi butik otel zinciri olma yolunda ilerleyen markalar da bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da Türkiye’; nin turizm gelirlerini artırmak üzere turizmi çeşitlendiren ve nitelikli turistleri çeken butik otel yatırımlarını desteklemeye başladı. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Cumhur Güven Taşbaşı, turizm alanında sayısından çok, gelen kişilere daha çok para harcatmayı ve turizm gelirlerini artırmayı hedeflediklerini söylüyor. 

Daha pahalı

 ! Butik oteller kitle turizminin aksine nitelikli, para harcayan turistlere hitap etmesi ve daha çok kazandırması bakımından turizm gelirini artırmada büyük rol oynuyor.

 Sunduğu hizmet ile beş yıldızlı otellere göre yüzde 50 ve üzerinde daha pahalı olan butik oteller de oda fiyatları 200 Euro ile 3 bin Euro arasında değişiyor.

 Butik otelde günlük 300 Euro’; ya kalan bir turistin, günlük harcama kapasitesi en az 150-200 Euro’; yu bulabiliyor. Bu turist profili alışveriş yapıp, müze geziyor ve gittiği ülkeye daha çok gelir sağlıyor.

 Butik otel yatırımları ile nitelikli turist çekilmesi halinde Türkiye`nin turizm gelirlerinde ciddi artışlar olacağına işaret eden Taşbaşı, butik otellere gelen turistlerin dışarıda yemek yiyeceğini, alışveriş yapacağını ve Türkiye’nin turizm gelirini artıracaklarını söylüyor.

2010-09-27 11:38:10





Yeni yatırım denildiğinde, girişimciler tarafından ilk akla gelen sektörlerden biride Turizm sektörüdür. Özellikle ülkemizin konumu göze alındığında Turizm sektörü g
devamını okumak için tıklayınız.






Yeni yatırım denildiğinde, girişimciler tarafından ilk akla gelen sektörlerden biride Turizm sektörüdür. Özellikle ülkemizin konumu göze alındığında Turizm sektörü göz ardı edilemez bir gelir kaynağıdır. Turizm sektörünün en çok rağbet gören alanı ise bu aralar butik otel yatırımı.....

Turizmin niş alanlarından biri olan butik oteller, dünyada yaygın olan bir konsept. Gerek şehirlerde gerekse sahil bölgelerinde ya da kış turizmine yönelek alanlarda, üst düzey turisti çekebilen, gelenleri evlerinde hissettirerek alışkanlık yaratan, çok özel hizmetler verebilen küçük, şık ve konforlu otellerin turizm sektöründe önemi giderek artıyor.



Dünya turizminden her yıl daha fazla pay almaya başlayan Türkiye, deniz, kum, güneş turizminin dışına çıkarak kültür, sağlık gibi farklı konseptlere yöneliyor. Bu da otel yatırımlarında farklılaşmayı başlatıyor.

 Nitelikli turistlere hitap eden butik otellerdeki kârlılığı ve bu alandaki potansiyeli gören büyük gruplar ve işadamlarının sadece son iki yıl içinde 33 yeni butik otel projesi geliştirdiği görülüyor. Bu projelerin yatırım bedelleri 5 milyon dolar ile 30 milyon dolar arasında değişiyor. 

Zincirleşenler var. 

Bu yatırımlar içinde basına yansıyanlar olduğu kadar yansımayanlar da bulunuyor. Örneğin Ali Ağaoğlu Çamlıca’; da, Ahmet Nazif Zorlu Bebek’; te, Dilek Sabancı Alaçatı’; da, Koç Grubu Ankara’da, Erdal Acar Taksim, Beykoz, Gayrettepe, Bakırköy’; de Vural Öger Seferihisar Ayvalık arası ile İstanbul’; da butik otel açma planları yapıyor. Bunlar çeşitli aralıklarla basında yer alan yatırımlar. 

Bunların yanında The Sofa, The House gibi butik otel zinciri olma yolunda ilerleyen markalar da bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da Türkiye’; nin turizm gelirlerini artırmak üzere turizmi çeşitlendiren ve nitelikli turistleri çeken butik otel yatırımlarını desteklemeye başladı. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Cumhur Güven Taşbaşı, turizm alanında sayısından çok, gelen kişilere daha çok para harcatmayı ve turizm gelirlerini artırmayı hedeflediklerini söylüyor. 

Daha pahalı

 ! Butik oteller kitle turizminin aksine nitelikli, para harcayan turistlere hitap etmesi ve daha çok kazandırması bakımından turizm gelirini artırmada büyük rol oynuyor.

 Sunduğu hizmet ile beş yıldızlı otellere göre yüzde 50 ve üzerinde daha pahalı olan butik oteller de oda fiyatları 200 Euro ile 3 bin Euro arasında değişiyor.

 Butik otelde günlük 300 Euro’; ya kalan bir turistin, günlük harcama kapasitesi en az 150-200 Euro’; yu bulabiliyor. Bu turist profili alışveriş yapıp, müze geziyor ve gittiği ülkeye daha çok gelir sağlıyor.

 Butik otel yatırımları ile nitelikli turist çekilmesi halinde Türkiye`nin turizm gelirlerinde ciddi artışlar olacağına işaret eden Taşbaşı, butik otellere gelen turistlerin dışarıda yemek yiyeceğini, alışveriş yapacağını ve Türkiye’nin turizm gelirini artıracaklarını söylüyor.

Kemer Hard Enduro Rally heyecanı başlıyor

Mitolojik tanrıların buluştuğu dağ Olympos(Tahtalı)…
Çok eski zamanlardan beri üzerinde yaşamış medeniyetler tarafından özel bir yere sahip ve bir çok efsaneye konu olmuş Olympos dağı, yeni kahramanları bekliyor.
Zirveye ulaşmak isteyenler!
Kemer Hard Enduro Rally heyecanı başlıyor…
0 metrede sahilden start alarak 2.365 metre doruğa uzanan heyecan dolu bir yolculuk. Doğanın zorlu şartlarına, mitolojik efsanelere, Tanrılar dağına karşı yapılan 45 kilometrelik bir tırmanış…

Yarış Programı

15/10/2010  Cuma
15.00     Magazin Start
22.00     Enduro Party

16/10/2010  Cumartesi
09.00    Teknik Kontrol
11.00    Yarış Sıralama Turu
16.00    Özel Seyirci Etabı

17/10/2010  Pazar
11.00    Yarış Startı
16.00    Ödül Töreni

Konaklama için: Olympos Mountain Lodge Hotel - Beycik / Kemer - Antalya

2010-09-24 14:49:12
Mitolojik tanrıların buluştuğu dağ Olympos(Tahtalı)… Çok eski zamanlardan beri üzerinde yaşamış medeniyetler tarafından özel bir yere sahip ve bir çok efsaneye konu olmuş Olympos dağı, yeni ka
devamını okumak için tıklayınız.

Mitolojik tanrıların buluştuğu dağ Olympos(Tahtalı)…
Çok eski zamanlardan beri üzerinde yaşamış medeniyetler tarafından özel bir yere sahip ve bir çok efsaneye konu olmuş Olympos dağı, yeni kahramanları bekliyor.
Zirveye ulaşmak isteyenler!
Kemer Hard Enduro Rally heyecanı başlıyor…
0 metrede sahilden start alarak 2.365 metre doruğa uzanan heyecan dolu bir yolculuk. Doğanın zorlu şartlarına, mitolojik efsanelere, Tanrılar dağına karşı yapılan 45 kilometrelik bir tırmanış…

Yarış Programı

15/10/2010  Cuma
15.00     Magazin Start
22.00     Enduro Party

16/10/2010  Cumartesi
09.00    Teknik Kontrol
11.00    Yarış Sıralama Turu
16.00    Özel Seyirci Etabı

17/10/2010  Pazar
11.00    Yarış Startı
16.00    Ödül Töreni

Konaklama için: Olympos Mountain Lodge Hotel - Beycik / Kemer - Antalya

Bozcaada Otelleri - Sonabahar da Bozcaada

BOZCAADA'DA SONBAHAR: Adanın en huzurlu mevsimi sonbahar. Yazın bile soğuk olan deniz sonbaharda ısınmış oluyor. Koylar, oteller, restoranlar size kalıyor. Arka planda bağbozumu dönemi olduğu için bağlarda çalışanlar, kasa kasa toplanan üzümler görülüyor. Sonbahar uzun yürüyüşler, bisiklet gezileri, bağlarda kalan üzümleri, olgunlaşmış böğürtlen ve incirleri yemek için ideal zaman. Bozcaada Otelleri için www.butikotellerrehberi.com/tag-bozcaada-otelleri

2010-09-24 12:15:51
BOZCAADA'DA SONBAHAR: Adanın en huzurlu mevsimi sonbahar. Yazın bile soğuk olan deniz sonbaharda ısınmış oluyor. Koylar, oteller, restoranlar size kalıyor. Arka planda bağbozumu dönemi olduğu için bağ
devamını okumak için tıklayınız.

BOZCAADA'DA SONBAHAR: Adanın en huzurlu mevsimi sonbahar. Yazın bile soğuk olan deniz sonbaharda ısınmış oluyor. Koylar, oteller, restoranlar size kalıyor. Arka planda bağbozumu dönemi olduğu için bağlarda çalışanlar, kasa kasa toplanan üzümler görülüyor. Sonbahar uzun yürüyüşler, bisiklet gezileri, bağlarda kalan üzümleri, olgunlaşmış böğürtlen ve incirleri yemek için ideal zaman. Bozcaada Otelleri için www.butikotellerrehberi.com/tag-bozcaada-otelleri

Uğurlu ve Toprakçılar Konağı Kastamonu turizmine değer katıyor.

Novitas Turizm Acentası'nın sahibi ve Ekoturizm Derneği'nin kurucusu Gülsen Kırbaş, doğal ve kültürel zenginliklerine hayran olduğu Kastamonu'ya turizm alanında önemli bir yatırımla katkı verdi.
* "Ev pansiyonculuğunu mutlaka geliştirmeliyiz" diyen Kırbaş, otele dönüştürdüğü Toprakçılar ve Uğurlu Konağı'yla bu işin önderliğini üstlendi bile.

http://www.kucukoteller.com.tr/ugurlukonaklari

2010-09-23 13:20:23
Novitas Turizm Acentası'nın sahibi ve Ekoturizm Derneği'nin kurucusu Gülsen Kırbaş, doğal ve kültürel zenginliklerine hayran olduğu Kastamonu'ya turizm alanında önemli bir yatırımla katkı verdi. * &q
devamını okumak için tıklayınız.

Novitas Turizm Acentası'nın sahibi ve Ekoturizm Derneği'nin kurucusu Gülsen Kırbaş, doğal ve kültürel zenginliklerine hayran olduğu Kastamonu'ya turizm alanında önemli bir yatırımla katkı verdi.
* "Ev pansiyonculuğunu mutlaka geliştirmeliyiz" diyen Kırbaş, otele dönüştürdüğü Toprakçılar ve Uğurlu Konağı'yla bu işin önderliğini üstlendi bile.

http://www.kucukoteller.com.tr/ugurlukonaklari

Öykü Evi nde yazdığı öykü ödül getirdi

Ayşe Gaffaroğlu, Kapadokya’nın Ayvalı Köyü’nde, üç odalı küçücük bir konuk evil sahibi. http://www.kucukoteller.com.tr/oykuevi Yıllar sonra, doğduğu bölgeye dönüp kendisine yeni bir hayat kurdu. Köye geldiği zaman ilk işi bir kütüphane oluşturmak oldu.

Her gün çocukları toplayıp okuduğu öykülerle onlara hayal kurmayı öğretti. Ayvalı Köyü’nün soğuk kış gecelerinde öyküler yazıp ruhunu ısıtan Gaffaroğlu’nu ne hastalık, ne iş, ne ekonomik sıkıntılar durdurdu. İçindeki yazma isteği her geçen gün büyüdü ve sonunda hayallerini gerçekleştirdi...
Gaffaroğlu Nevşehir doğumlu. Babası bankacı olduğu için çocukluğu her tayinde başka bir kasaba, başka bir okul ve başka arkadaşlarla geçti. Arkadaşlıklar kısa süreli olduğundan ne dertlerini paylaşabildi onlarla ne de sırlarını. O da çareyi yazmakta buldu. Ne yaşadıysa satırlara döktü, satırlar sırdaşı, elinden düşürmediği günlüğü en yakın arkadaşı oldu.
Ortaokula başlayacağı yıl, babasının tayini Mardin Mazıdağ’a çıktı. Yüz erkek öğrencinin arasında tek kız olmanın zorlukları ile baş etmeye çalıştı. Erkek çocuklarının dalga geçmelerine tek başına göğüs germeyi öğrendi. Tek şansı, o dönemde İstanbul’dan sürgün gönderilen öğretmenlerinin eğitimine katkısıydı. Yazdığı kompozisyonlar, dilbilgisindeki eksikleri nedeni ile istediği gibi olmuyordu. Dilini düzeltmek için kitaplarla dost oldu. Arkadaşsız geçen yılların en büyük katkısı kitap okumayı sevmekti. 
Lise dönemi Bursa’da geçti. Kız lisesinde yatılı okumaya başladı. Ancak ne derslere ne de kız öğrencilere alışamadı ve ilk yıl sınıfta kaldı. Birçok derse katılmadığı günleri kütüphanede geçirdi. Sonunda okulu bitirdi, üniversite sınavında başarılı olamayınca bir bankada çalışmaya başladı.
Bir yıl sonra yeniden sınava girdiğinde aldığı yüksek puana rağmen bu kez aile büyükleri “Okusan da okumasan da sonunda çocuk bezi yıkayacaksın. Hazır işin var, para da kazanıyorsun. Evlen, evinin kadını ol” deyip evlendirdiler.
Evlilikle birlikte hayatı değişti Ayşe Gaffaroğlu’nun. Geleneklerine bağlı bir aileye gelin olmanın zorlukları yaşandı. Çocuk, banka, ev işleri arasında kitap okumaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Kitaplar onun hayal dünyasını besleyen, zorluklarla baş ederken ona güç veren en yakın arkadaşlarıydı. İkinci çocuğu doğduğu zaman işten ayrılmaya zorlandı. Altı yıl evde oturduğu dönemde bütün sıkıntılarını, eşine, ailesine söyleyemediklerini, içindeki isyankâr ruhu yazıya döktü.
Çocuklar biraz büyüdüğü zaman, üniversite okumaya karar verdi. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme bölümüne kaydını yaptırdı. Yeniden çalışmaya başladı. Artık boş bulduğu her dakikayı ders çalışarak geçiriyordu. “Üniversiteliyim” diyebilmenin coşkusu ile dört yılda okulu bitirdi.
BİR KİTAP OKUDU HAYATI DEĞİŞTİ
Yazar Oruç Aruoba’nın “Yürüme” kitabından çok etkilenen Ayşe Gaffaroğlu, yaşamını değiştiren süreci anlatırken “Aruoba’nın kendini çözme felsefesi aynada kendimi görmemi sağladı. İlk kez, ‘Ben ne istiyorum? Benim hayatımda ne var?’ diye kendime sordum. Ruhum bedenime sığmaz oldu. Yıllardır bastırdığım isyankâr ruhum fışkırmaya başladı ve eşimden ayrılmaya karar verdim. Çünkü evlilik ikimizin de ruhunu çürütüyordu” diyor.
“Ne ev, ne eşya... İki çocuğumu alıp evden ayrıldım. Haritayı açtım ve kendime bir yer baktım. Deniz kenarında olsun istedim ve Mudanya’yı seçtim.” Bu karar Ayşe Gaffaroğlu’nun yıllarca bastırılmış isyankâr ruhunu özgürlüğe kavuştururken, öykü yazmaya başlamanın ilk adımlarını da atmasını sağladı. Zeytinbağı kasabasında ilk öykülerini yazdı. 
1999 depreminden sonra iki çocuğu ile Ankara’ya yerleşti. Ankara’ya gelir gelmez Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın Yaratıcı Yazma Seminerleri’ne katıldı. O dönemde arabası için yazdığı bir öykü, Erendiz Atasü tarafından beğenilip bir de “Sait Faik gibi yazıyorsun” denince dünyalar onun oldu. Uğur Mumcu Vakfı’nda tanıştığı yazar arkadaşlarının kurduğu “Sokak Yazarları” gurubuna girmek, yaşamını değiştirdi. 41 yaşına geldiğinde çocukluk hayalleri gerçekleşmiş ve öykü yazmaya başlamıştı.
Radyolarda, dergilerde öyküleri yayınlandıkça daha çok okuyup daha çok yazmak istedi. Yazmak onun için bir yaşam biçimi haline geldi. Ancak artık üniversite çağına gelen çocuklarını okutabilmek için daha çok çalışması ve para kazanması gerekiyordu. Bir sabah iş akdi fes edildi. Emekliliğine ve yaş haddine beş yıl varken işsiz kaldı. Evde yemek hazırladı mahalle esnafına sattı, direksiyon dersi verdi, baklava yaptı, zeytinyağı sattı... Sonunda Ankara Emek mahallesinde bir lokanta devraldı. 
Üç yıl canını dişine takıp çalıştı ve lokantasını marka haline getirdi. Çocukları okullarını bitirirken o da lokantayı satıp doğduğu yere; Ürgüp’e döndü. Ayvalı köyünde, harabe halinde mağara odalardan oluşmuş bir yer alıp restore etti ve bu köyde yaşamaya başladı. Düzenini kurduktan sonrada ilk işi yıllardır biriktirdiği kitapları ortaya çıkarmak oldu.
İMAMIN EVİ KÜTÜPHANE OLDU
Ayvalı köyünde imamın oturduğu ev boşalınca, binayı çocuklar için kütüphane haline getirdi. Her gün birkaç saat kitap okuyup sohbet ederek hayal kurmayı öğretti çocuklara. Hayallerin üzerine azimle gitmek gerektiğini, bu köyün dışında da bir yaşam olduğunu anlatmaya çalıştı. Şu anda kütüphanede üç bin kitap ve internete bağlı üç bilgisayar var ve köyün çocuklarından kimi üniversiteye hazırlanıyor, kimi hemşirelik eğitimi alıyor, kimi okul ödevlerini kütüphaneden aldığı kitaplarla yapıyor. 
Ayvalı köyüne yerleştikten bir süre sonra bağırsaklarında kanserli hücre bulunan bir polip olduğunu öğrendi. Bu dönemde de öykülerini yazmaya devam etti. “Yaşamım boyunca pek çok dost kazandığımı ve zenginleştiğimi fark ettim. Ayrıca her sabah güneşle yeni bir güne uyanmanın ne büyük bir zenginlik olduğunu öğrendim. Bana ölecekmişim gibi davrananlara inat, otelin ilk odasını yaptım. Kötü bir mağarayı yaşanabilir hale getirmek benim için çok büyük bir hazdı. Ben bu oteli yaparken, burada bir gece geçiren insanların bir öyküsü olacağını düşündüm ve otelin ismini de Öykü Evi koydum” diyor.
Kuzineli sobada patates keyfi
Gaffaroğlu, Öykü Evi’ne sükuneti, huzuru arayanların gelmesini istiyor. “Sabah kabak çiçeklerinin açışını seyretmeyi anımsamalı insanlar. Kapadokya vadisini bizimle yaşamalılar. Buraya gelenler isterlerse mutfağa girip yöresel yemekleri yapmayı öğreniyorlar. Bahçeden domates, maydanoz topluyorlar. Ev yapımı reçel, tereyağı, peynir köyden... Kuzineli sobada patates keyfini yeniden yaşıyor gelenler” diyor.
Hayallerimden geçen treni yazdım
Ayvalı köyünün soğuk kış gecelerinde yazdığı öykü ile Devlet Demiryolları kurucusu Behiç Erkin adına düzenlenen yarışmada ikincilik ödülü kazandı. Tren geçmeyen bir yerde hayallerinden geçen bir treni yazan Gaffaroğlu’nun ödüllü öyküsünde küçük bir köy istasyonunda çalışan kızın gelin olması anlatılıyor. “Türkiye’de iki çocuklu yalnız yaşayan kadınların yaşamı her zaman zordur. Türk kadınının özünde bu ülke ve şartları ile başedebilme gücünün var olduğuna inanıyorum. Fakat kadınların bunun için kendilerine izin vermeleri gerekiyor” diyor.Kaynak: Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/14658453.asp ( 8 mayıs 2010 )

2010-09-17 15:12:23
Ayşe Gaffaroğlu, Kapadokya’nın Ayvalı Köyü’nde, üç odalı küçücük bir konuk evil sahibi. http://www.kucukoteller.com.tr/oykuevi Yıllar sonra, doğduğu bölgeye dönüp kendisine yeni bir hayat
devamını okumak için tıklayınız.

Ayşe Gaffaroğlu, Kapadokya’nın Ayvalı Köyü’nde, üç odalı küçücük bir konuk evil sahibi. http://www.kucukoteller.com.tr/oykuevi Yıllar sonra, doğduğu bölgeye dönüp kendisine yeni bir hayat kurdu. Köye geldiği zaman ilk işi bir kütüphane oluşturmak oldu.

Her gün çocukları toplayıp okuduğu öykülerle onlara hayal kurmayı öğretti. Ayvalı Köyü’nün soğuk kış gecelerinde öyküler yazıp ruhunu ısıtan Gaffaroğlu’nu ne hastalık, ne iş, ne ekonomik sıkıntılar durdurdu. İçindeki yazma isteği her geçen gün büyüdü ve sonunda hayallerini gerçekleştirdi...
Gaffaroğlu Nevşehir doğumlu. Babası bankacı olduğu için çocukluğu her tayinde başka bir kasaba, başka bir okul ve başka arkadaşlarla geçti. Arkadaşlıklar kısa süreli olduğundan ne dertlerini paylaşabildi onlarla ne de sırlarını. O da çareyi yazmakta buldu. Ne yaşadıysa satırlara döktü, satırlar sırdaşı, elinden düşürmediği günlüğü en yakın arkadaşı oldu.
Ortaokula başlayacağı yıl, babasının tayini Mardin Mazıdağ’a çıktı. Yüz erkek öğrencinin arasında tek kız olmanın zorlukları ile baş etmeye çalıştı. Erkek çocuklarının dalga geçmelerine tek başına göğüs germeyi öğrendi. Tek şansı, o dönemde İstanbul’dan sürgün gönderilen öğretmenlerinin eğitimine katkısıydı. Yazdığı kompozisyonlar, dilbilgisindeki eksikleri nedeni ile istediği gibi olmuyordu. Dilini düzeltmek için kitaplarla dost oldu. Arkadaşsız geçen yılların en büyük katkısı kitap okumayı sevmekti. 
Lise dönemi Bursa’da geçti. Kız lisesinde yatılı okumaya başladı. Ancak ne derslere ne de kız öğrencilere alışamadı ve ilk yıl sınıfta kaldı. Birçok derse katılmadığı günleri kütüphanede geçirdi. Sonunda okulu bitirdi, üniversite sınavında başarılı olamayınca bir bankada çalışmaya başladı.
Bir yıl sonra yeniden sınava girdiğinde aldığı yüksek puana rağmen bu kez aile büyükleri “Okusan da okumasan da sonunda çocuk bezi yıkayacaksın. Hazır işin var, para da kazanıyorsun. Evlen, evinin kadını ol” deyip evlendirdiler.
Evlilikle birlikte hayatı değişti Ayşe Gaffaroğlu’nun. Geleneklerine bağlı bir aileye gelin olmanın zorlukları yaşandı. Çocuk, banka, ev işleri arasında kitap okumaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Kitaplar onun hayal dünyasını besleyen, zorluklarla baş ederken ona güç veren en yakın arkadaşlarıydı. İkinci çocuğu doğduğu zaman işten ayrılmaya zorlandı. Altı yıl evde oturduğu dönemde bütün sıkıntılarını, eşine, ailesine söyleyemediklerini, içindeki isyankâr ruhu yazıya döktü.
Çocuklar biraz büyüdüğü zaman, üniversite okumaya karar verdi. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme bölümüne kaydını yaptırdı. Yeniden çalışmaya başladı. Artık boş bulduğu her dakikayı ders çalışarak geçiriyordu. “Üniversiteliyim” diyebilmenin coşkusu ile dört yılda okulu bitirdi.
BİR KİTAP OKUDU HAYATI DEĞİŞTİ
Yazar Oruç Aruoba’nın “Yürüme” kitabından çok etkilenen Ayşe Gaffaroğlu, yaşamını değiştiren süreci anlatırken “Aruoba’nın kendini çözme felsefesi aynada kendimi görmemi sağladı. İlk kez, ‘Ben ne istiyorum? Benim hayatımda ne var?’ diye kendime sordum. Ruhum bedenime sığmaz oldu. Yıllardır bastırdığım isyankâr ruhum fışkırmaya başladı ve eşimden ayrılmaya karar verdim. Çünkü evlilik ikimizin de ruhunu çürütüyordu” diyor.
“Ne ev, ne eşya... İki çocuğumu alıp evden ayrıldım. Haritayı açtım ve kendime bir yer baktım. Deniz kenarında olsun istedim ve Mudanya’yı seçtim.” Bu karar Ayşe Gaffaroğlu’nun yıllarca bastırılmış isyankâr ruhunu özgürlüğe kavuştururken, öykü yazmaya başlamanın ilk adımlarını da atmasını sağladı. Zeytinbağı kasabasında ilk öykülerini yazdı. 
1999 depreminden sonra iki çocuğu ile Ankara’ya yerleşti. Ankara’ya gelir gelmez Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın Yaratıcı Yazma Seminerleri’ne katıldı. O dönemde arabası için yazdığı bir öykü, Erendiz Atasü tarafından beğenilip bir de “Sait Faik gibi yazıyorsun” denince dünyalar onun oldu. Uğur Mumcu Vakfı’nda tanıştığı yazar arkadaşlarının kurduğu “Sokak Yazarları” gurubuna girmek, yaşamını değiştirdi. 41 yaşına geldiğinde çocukluk hayalleri gerçekleşmiş ve öykü yazmaya başlamıştı.
Radyolarda, dergilerde öyküleri yayınlandıkça daha çok okuyup daha çok yazmak istedi. Yazmak onun için bir yaşam biçimi haline geldi. Ancak artık üniversite çağına gelen çocuklarını okutabilmek için daha çok çalışması ve para kazanması gerekiyordu. Bir sabah iş akdi fes edildi. Emekliliğine ve yaş haddine beş yıl varken işsiz kaldı. Evde yemek hazırladı mahalle esnafına sattı, direksiyon dersi verdi, baklava yaptı, zeytinyağı sattı... Sonunda Ankara Emek mahallesinde bir lokanta devraldı. 
Üç yıl canını dişine takıp çalıştı ve lokantasını marka haline getirdi. Çocukları okullarını bitirirken o da lokantayı satıp doğduğu yere; Ürgüp’e döndü. Ayvalı köyünde, harabe halinde mağara odalardan oluşmuş bir yer alıp restore etti ve bu köyde yaşamaya başladı. Düzenini kurduktan sonrada ilk işi yıllardır biriktirdiği kitapları ortaya çıkarmak oldu.
İMAMIN EVİ KÜTÜPHANE OLDU
Ayvalı köyünde imamın oturduğu ev boşalınca, binayı çocuklar için kütüphane haline getirdi. Her gün birkaç saat kitap okuyup sohbet ederek hayal kurmayı öğretti çocuklara. Hayallerin üzerine azimle gitmek gerektiğini, bu köyün dışında da bir yaşam olduğunu anlatmaya çalıştı. Şu anda kütüphanede üç bin kitap ve internete bağlı üç bilgisayar var ve köyün çocuklarından kimi üniversiteye hazırlanıyor, kimi hemşirelik eğitimi alıyor, kimi okul ödevlerini kütüphaneden aldığı kitaplarla yapıyor. 
Ayvalı köyüne yerleştikten bir süre sonra bağırsaklarında kanserli hücre bulunan bir polip olduğunu öğrendi. Bu dönemde de öykülerini yazmaya devam etti. “Yaşamım boyunca pek çok dost kazandığımı ve zenginleştiğimi fark ettim. Ayrıca her sabah güneşle yeni bir güne uyanmanın ne büyük bir zenginlik olduğunu öğrendim. Bana ölecekmişim gibi davrananlara inat, otelin ilk odasını yaptım. Kötü bir mağarayı yaşanabilir hale getirmek benim için çok büyük bir hazdı. Ben bu oteli yaparken, burada bir gece geçiren insanların bir öyküsü olacağını düşündüm ve otelin ismini de Öykü Evi koydum” diyor.
Kuzineli sobada patates keyfi
Gaffaroğlu, Öykü Evi’ne sükuneti, huzuru arayanların gelmesini istiyor. “Sabah kabak çiçeklerinin açışını seyretmeyi anımsamalı insanlar. Kapadokya vadisini bizimle yaşamalılar. Buraya gelenler isterlerse mutfağa girip yöresel yemekleri yapmayı öğreniyorlar. Bahçeden domates, maydanoz topluyorlar. Ev yapımı reçel, tereyağı, peynir köyden... Kuzineli sobada patates keyfini yeniden yaşıyor gelenler” diyor.
Hayallerimden geçen treni yazdım
Ayvalı köyünün soğuk kış gecelerinde yazdığı öykü ile Devlet Demiryolları kurucusu Behiç Erkin adına düzenlenen yarışmada ikincilik ödülü kazandı. Tren geçmeyen bir yerde hayallerinden geçen bir treni yazan Gaffaroğlu’nun ödüllü öyküsünde küçük bir köy istasyonunda çalışan kızın gelin olması anlatılıyor. “Türkiye’de iki çocuklu yalnız yaşayan kadınların yaşamı her zaman zordur. Türk kadınının özünde bu ülke ve şartları ile başedebilme gücünün var olduğuna inanıyorum. Fakat kadınların bunun için kendilerine izin vermeleri gerekiyor” diyor.Kaynak: Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/14658453.asp ( 8 mayıs 2010 )

VII. ULUSLARARASI FOÇA KÜLTÜR, SANAT VE BALIKÇILIK FESTİVALİ

17,18,19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan VII. Uluslararası Foça Kültür, Sanat ve Balıkçılık festivalinde sizleri de aramızda görmek isteriz. Geç olmadan Bülbül Yuvası'nda yerlerinizi ayırtmaya ne dersiniz ???
Tüm dostlarımız ile yeniden birarada olmak ümidiyle...
 
Konser Programları:
 
17/09   Işın Karaca
18/09   Onur Akın
19/09   Ankara Devlet Opera Sanatçıları
http://www.kucukoteller.com.tr/bulbulyuvasi
Tel:  0232 812 51 52
Eski Foça / İZMİR

2010-09-16 15:25:35
17,18,19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan VII. Uluslararası Foça Kültür, Sanat ve Balıkçılık festivalinde sizleri de aramızda görmek isteriz. Geç olmadan Bülbül Yuvası'nda yerlerinizi ayırtmaya ne de
devamını okumak için tıklayınız.

17,18,19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan VII. Uluslararası Foça Kültür, Sanat ve Balıkçılık festivalinde sizleri de aramızda görmek isteriz. Geç olmadan Bülbül Yuvası'nda yerlerinizi ayırtmaya ne dersiniz ???
Tüm dostlarımız ile yeniden birarada olmak ümidiyle...
 
Konser Programları:
 
17/09   Işın Karaca
18/09   Onur Akın
19/09   Ankara Devlet Opera Sanatçıları
http://www.kucukoteller.com.tr/bulbulyuvasi
Tel:  0232 812 51 52
Eski Foça / İZMİR

Akköy Evleri Oteli - Kapadokya - Bayram ve Yılbaşı Paketi

Ürgüp Akköy'de yer alan Akköy Evleri adlı şirin ve küçük otelimiz 29 Ekim, bayram ve yılbaşında siz konuklarına özel bir paket hazırladı.

29 Ekim: 3 gece kalan misafirlerimize özel dogal ürünler paketi ikramı (piyasa degeri 75 TL)
Kurban Bayramı: 4 gece kalan misafirlerimize % 10 yatak ücreti indirimi (Paket: 2 kisi, 4 gece, organik sabah kahvaltilari dahil, 540 TL, 4 kisilik aile 800 TL)
Yılbası Programı: 2 gece ve yeni yıl yemegi programına katılan misafirlerimize ücretsiz sampanya ikramı (Paket: 2 kisi, 2 gece, 2 aksam yemegi dahil 400 TL)
Bilgi için http://www.kucukoteller.com.tr/akkoyevleri

2010-09-16 11:40:20
Ürgüp Akköy'de yer alan Akköy Evleri adlı şirin ve küçük otelimiz 29 Ekim, bayram ve yılbaşında siz konuklarına özel bir paket hazırladı. 29 Ekim: 3 gece kalan misafirlerimize özel dogal ürünler pa
devamını okumak için tıklayınız.

Ürgüp Akköy'de yer alan Akköy Evleri adlı şirin ve küçük otelimiz 29 Ekim, bayram ve yılbaşında siz konuklarına özel bir paket hazırladı.

29 Ekim: 3 gece kalan misafirlerimize özel dogal ürünler paketi ikramı (piyasa degeri 75 TL)
Kurban Bayramı: 4 gece kalan misafirlerimize % 10 yatak ücreti indirimi (Paket: 2 kisi, 4 gece, organik sabah kahvaltilari dahil, 540 TL, 4 kisilik aile 800 TL)
Yılbası Programı: 2 gece ve yeni yıl yemegi programına katılan misafirlerimize ücretsiz sampanya ikramı (Paket: 2 kisi, 2 gece, 2 aksam yemegi dahil 400 TL)
Bilgi için http://www.kucukoteller.com.tr/akkoyevleri

Denizkabuğu Otel Alaçatı Ramazan Indirimi

Denizkabuğu Otel Alaçatı'dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı'nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla 'ev' sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20'lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

2010-09-01 13:20:04
Denizkabuğu Otel Alaçatı'dan tekrar merhabalar, Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı'nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını
devamını okumak için tıklayınız.

Denizkabuğu Otel Alaçatı'dan tekrar merhabalar,

Güzelim yaz mevsiminin sonuna gelirken, büyük şehirlerin kavuran sıcaklarından kaçıp, Alaçatı'nın püfür püfür serinliğinde yaz çiçeklerinin aromasını içinize çekmek isterseniz, Ramazan Ayının tenha günleri sizleri bekliyor. Eşiniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla 'ev' sıcaklığında bir tatil yaşamak, huzur, neşe, kahkaha dolu bir dinlence geçirmek isterseniz, bayrama kadar geçerli olan %20'lik indirimimizden yararlanabilirsiniz. Ev yapımı limonatanız buzdolabında soğurken, mis kokulu sakızlı kurabiyelerin kokusu bahçeye yayıldı bile... Yemyeşil çimlerin üzerine atılmış pufuduk yastıklar da cabası :)

Denizkabuğu Otel Alaçatı, samimi ortamı ve güler yüzlü çalışanları ile sizleri bekliyor...

Yalancı bahar kimseyi yanıltmasın

"Biz Çeşme'yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan'la Türkiye'nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme'nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme'ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır'la çalıştık. Proje bizi 'Aşk Oteli'konseptine doğru götürdü ve 'Great Hotel Soft The Word' zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. 'Balayı Oteli' unvanını aldık.
Alaçatı'da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes'de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya'nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan ''Her şey dahil''sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme'nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef 'Her şey dahil' sistem Çeşme'de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa'da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı'nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme'de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir ''Çeşme Turizm Taahhütname''si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında ''Marina' belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz 'Destinasyon İzmir' olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger'i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada ''Çeşme Su altı Milli Parkı'' yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih'te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme'yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme'de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama ''Bana ne''deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme'de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme'ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme'ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir'e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme'yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca'daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi'nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos'ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme'de 86 tane mekan açılmış. Çeşme'nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa'da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş'ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi ''12 ay açığım'', ''Her şey dahil yapmıyorum'', ''Çeşme'yi seviyorum''gibi sloganlar bulalım ve Çeşme'ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

2010-08-19 16:21:06
"Biz Çeşme'yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdür
devamını okumak için tıklayınız.

"Biz Çeşme'yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan'la Türkiye'nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme'nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme'ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır'la çalıştık. Proje bizi 'Aşk Oteli'konseptine doğru götürdü ve 'Great Hotel Soft The Word' zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. 'Balayı Oteli' unvanını aldık.
Alaçatı'da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes'de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya'nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan ''Her şey dahil''sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme'nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef 'Her şey dahil' sistem Çeşme'de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa'da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı'nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme'de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir ''Çeşme Turizm Taahhütname''si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında ''Marina' belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz 'Destinasyon İzmir' olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger'i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada ''Çeşme Su altı Milli Parkı'' yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih'te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme'yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme'de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama ''Bana ne''deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme'de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme'ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme'ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir'e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme'yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca'daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi'nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos'ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme'de 86 tane mekan açılmış. Çeşme'nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa'da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş'ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi ''12 ay açığım'', ''Her şey dahil yapmıyorum'', ''Çeşme'yi seviyorum''gibi sloganlar bulalım ve Çeşme'ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39

Aral Tatil Çiftliği Turizmde en Başarılı Oteller Kategorisinde Ödül Aldı

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

2010-08-18 12:04:44
Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haz
devamını okumak için tıklayınız.

Eurobank, Tekfen, Ekonomist ve Capital işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen “Türkiye’nin En başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2010’un sonuçları, 10 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.
“Doğa Turizmi Yatırımında” En başarılı Otel Kategorisinde Bozcaada ARAL Tatil Çiftliği İkincilik ödülüne layık görüldü
Butik Oteller Rehberi.com olarak Aral Tatil Çiftliğini kutlar Başarılarının devamını dileriz.

Argos In Cappadocia En iyi 45 otel arasında

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)

2010-08-18 09:53:27
En iyi 45 otel arasında Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden
devamını okumak için tıklayınız.

En iyi 45 otel arasında

Argos in Cappadocia, Travel and Leisure Dergisi’nce “45 en yeni ve iyi otel” arasında gösterildi. Uçhisar’da bulunuyor. Otel, birbirinden bağımsız 4 konak ve geniş peyzaj alanlarından oluşuyor. Toplam oda - süit ve splendid süit sayısı 33. Oda büyüklükleri 20 ile 50, süit büyüklükleri 40 ile 120 metrekare arasında değişiyor. Standart odada çift kişilik konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 130 Euro. (Tel: 0384 219 31 30)