Otel Arama

ARA
Kriterlere Göre Ara

Haritada Ara

Haberler ve Duyurular

Büyükada Gala Otelde Balayı


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

2013-04-26 17:03:48
Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi  ...
devamını okumak için tıklayınız.


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

Star Gazetesi Çanakkale Yazımız & Otel Önerilerimiz

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

2013-04-26 16:41:00
Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, a...
devamını okumak için tıklayınız.

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

Alaçatı Sezona Bomba Gibi Başlıyor

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
2013-04-22 13:15:31
“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !...
devamını okumak için tıklayınız.

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
Kapadokyada Bahar! Argos in Cappadociadan size özel bahar promosyonu

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

2013-04-19 13:08:33
Size özel bahar.. Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bah...
devamını okumak için tıklayınız.

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

Haber Arşivi

Haberler ve Duyurular

Monica Bellucci Kapadokya Gül Konakları Otelde kalıyor...

Bellucci Kapadokya'da !
Film çekimleri için Türkiye’de bulunan İtalyan asıllı oyuncu Monica Bellucci Kapadokya’yı gezdi

İranlı ünlü yönetmen Bahman Ghobadi’nin "Gergedanın Son Şiiri" adlı filminin çekimleri için Türkiye’de bulunan İtalyan asıllı oyuncu Monica Bellucci Kapadokya’ya geldi.

Alınan bilgilere göre, "Gergedanın Son Şiiri" filminin çekimleri için yaklaşık 3 haftadır Türkiye’de bulunan Bellucci, İç Anadolu Bölgesi’nde çekilecek bazı sahneler için geldiği Kapadokya’da, Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesindeki Gül Konakları adlı butik otelde konaklanıyor.

Bellucci’nin, yaklaşık 200 yıllık tarihi Rum evinden dönüştürülen otelde daha önce Fener Rum Patriği Bartelemos ve İspanya Kraliçesi Sofia Reina’nın kaldığı odada kaldığı öğrenildi. Kaynak: AA

2011-03-29 11:57:11
Bellucci Kapadokya'da ! Film çekimleri için Türkiye’de bulunan İtalyan asıllı oyuncu Monica Bellucci Kapadokya’yı gezdi İranlı ünlü yönetmen Bahman Ghobadi’nin "Gergedanın S
devamını okumak için tıklayınız.

Bellucci Kapadokya'da !
Film çekimleri için Türkiye’de bulunan İtalyan asıllı oyuncu Monica Bellucci Kapadokya’yı gezdi

İranlı ünlü yönetmen Bahman Ghobadi’nin "Gergedanın Son Şiiri" adlı filminin çekimleri için Türkiye’de bulunan İtalyan asıllı oyuncu Monica Bellucci Kapadokya’ya geldi.

Alınan bilgilere göre, "Gergedanın Son Şiiri" filminin çekimleri için yaklaşık 3 haftadır Türkiye’de bulunan Bellucci, İç Anadolu Bölgesi’nde çekilecek bazı sahneler için geldiği Kapadokya’da, Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesindeki Gül Konakları adlı butik otelde konaklanıyor.

Bellucci’nin, yaklaşık 200 yıllık tarihi Rum evinden dönüştürülen otelde daha önce Fener Rum Patriği Bartelemos ve İspanya Kraliçesi Sofia Reina’nın kaldığı odada kaldığı öğrenildi. Kaynak: AA

Fethiyenin Eşsiz Doğasında baharla birlikte yeniden uyanmak istemez misiniz?

Fethiye’nin Eşsiz Doğasında baharla birlikte yeniden uyanmak istemez misiniz?



Doğada her şey yeniden tekrarlıyor. İlkbahara yeniden adım atıyoruz.  İlkbaharla birlikte organizmaları  toksinlerden arınma zamanı da geliyor.  Özellikle  karaciğer detoksu için 4 Mart – 01 Haziran arası en  uygun zaman.
Dr. Margarita Dimitrova’nın detoks ve doğanın uyanışıyla birlikte benliğinizin doğayla uyanmasını sağlayacağız.
Toksinlerden arınırken Pastoral Vadi Ekolojik Yaşam çiftliğinde üretilen organik ürünlerle yapacağınız Akdeniz mutfağına has geleneksel yemekleri tadacaksınız. Böylece arınma daha hızlı gerçekleşecektir.
Pastoral Vadi’nin Ekolojik Mimari prensipleriyle inşa edilmiş Kerpiç, Taş ve Ahşap evlerinde doğadan hiç kopamayacaksınız.
Sınırlarımızı belirleyen Kargı Çayında suya girebilir ve balık tutabilirsiniz. Ormanımızın içinde eşsiz doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Ayrıca geleneksel Türk sanatları atölyelerimizden yararlanabilirsiniz.
Bu organizasyon ‘1Haftalık Tatilde Sağlıklı Yaşam Deneyimi’ organizasyonlarının ilkidir.  Deneyimli alternatif tıp uzmanı Margarita Dimitrova’yla gerçekleştirilecek olan tatilde, gezi ücretleri de organizasyon ücretine dahildir. Yapılacak olan gezilerle benliğimizin farklı doğalara olan uyumu sağlanabilecektir.
ÇEVRE GEZİLERİ:
•    İZTUZU PLAJI – KÖYCEĞİZ GÖLÜ TEKNE TURU
•    KÖYCEĞİZ YUVARLAK ÇAY
•    DEREBOĞAZI YEŞİLVADİ YANIKLAR
•    MASKELİ BALO (PASTORAL VADİ)

Tesise ulaşmak için tıklayınız: http://www.kucukoteller.com.tr/pastoralvadi

2011-03-18 11:16:25
Fethiye’nin Eşsiz Doğasında baharla birlikte yeniden uyanmak istemez misiniz? Doğada her şey yeniden tekrarlıyor. İlkbahara yeniden adım atıyoruz.  İlkbaharla birlikte organizmaları&n
devamını okumak için tıklayınız.

Fethiye’nin Eşsiz Doğasında baharla birlikte yeniden uyanmak istemez misiniz?



Doğada her şey yeniden tekrarlıyor. İlkbahara yeniden adım atıyoruz.  İlkbaharla birlikte organizmaları  toksinlerden arınma zamanı da geliyor.  Özellikle  karaciğer detoksu için 4 Mart – 01 Haziran arası en  uygun zaman.
Dr. Margarita Dimitrova’nın detoks ve doğanın uyanışıyla birlikte benliğinizin doğayla uyanmasını sağlayacağız.
Toksinlerden arınırken Pastoral Vadi Ekolojik Yaşam çiftliğinde üretilen organik ürünlerle yapacağınız Akdeniz mutfağına has geleneksel yemekleri tadacaksınız. Böylece arınma daha hızlı gerçekleşecektir.
Pastoral Vadi’nin Ekolojik Mimari prensipleriyle inşa edilmiş Kerpiç, Taş ve Ahşap evlerinde doğadan hiç kopamayacaksınız.
Sınırlarımızı belirleyen Kargı Çayında suya girebilir ve balık tutabilirsiniz. Ormanımızın içinde eşsiz doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Ayrıca geleneksel Türk sanatları atölyelerimizden yararlanabilirsiniz.
Bu organizasyon ‘1Haftalık Tatilde Sağlıklı Yaşam Deneyimi’ organizasyonlarının ilkidir.  Deneyimli alternatif tıp uzmanı Margarita Dimitrova’yla gerçekleştirilecek olan tatilde, gezi ücretleri de organizasyon ücretine dahildir. Yapılacak olan gezilerle benliğimizin farklı doğalara olan uyumu sağlanabilecektir.
ÇEVRE GEZİLERİ:
•    İZTUZU PLAJI – KÖYCEĞİZ GÖLÜ TEKNE TURU
•    KÖYCEĞİZ YUVARLAK ÇAY
•    DEREBOĞAZI YEŞİLVADİ YANIKLAR
•    MASKELİ BALO (PASTORAL VADİ)

Tesise ulaşmak için tıklayınız: http://www.kucukoteller.com.tr/pastoralvadi

Kurabiye Otel Alaçatı Ot Festivaline hazır!

“Kurabiye Otel ” Alaçatı Ot Festivali’ne hazır!

Alaçatı, Nisan ayını “Ot Festivali” ile karşılama heyecanı ile kıpır kıpır…
KURABİYE OTEL bu özel hafta sonunda, konuklarına   % 10 özel indirim ile ayrıcalıklı bir tatil vadediyor…

“Kurabiye Otel ” Alaçatı Ot Festivali’ne hazır!
Alaçatı, Nisan ayını “Ot Festivali” ile karşılama heyecanı ile kıpır kıpır…
KURABİYE OTEL bu özel hafta sonunda, konuklarına   % 10 özel indirim ile ayrıcalıklı bir tatil vadediyor…


Nisan ayı baharın müjdecisi… Bahar demek canlanma, yenilenme kıpırdanma demek… İşte Alaçatı da heyecanla baharı karşılamaya hazırlanıyor..
2- 3 Nisan 2011 tarihlerini şimdiden bir yere not edin ve mutlaka yerinizi şimdiden ayırtın.
 “Otların rüzgârlı öyküsü” efsanesini yaşatan 2.ALAÇATI OT FESTİVALİ size benzersiz bir hafta sonu yaşatacak.
1000 çeşit ot… Doğanın Alaçatı’ya armağan ettiği eşsiz güzellik… Salata, börek yap, kavur, pişir afiyetle ye, sağlığını koru. Sene de bir de tüm bu otları bir araya getir, ot sevdalıları ile buluştur ve yarıştır. Hem çiğ olanlarını, hem de enfes tatlara dönüştürülmüş olan pişmişlerini… İşte “Ot festivali” bu… 

Festival, 2 Nisan Cumartesi günü akşamı Festival Kortejinin yürüyüşüyle başlayacak. Daha sonra yapılacak açılış kokteylini, konser etkinliği izleyecek.

3 Nisan Pazar günü sabahı saat 10’da ot yarışması ile devam edecek olan Festival’de, saat 11’de yemek yarışması başlayacak. Katılımcılar arasından kazananlara ödüllerinin verileceği tören saat 17’de yapılacak.

Ayrıca gün boyunca Alaçatı’da profesyonel aşçılar tarafından hazırlanan ot yemekleri tadılabilecek, çevre ve doğa temalı çocuk etkinlikleri ve müzik dinletileri yapılacak, imza günü etkinlikleri düzenlenecek, satış ve sergi stantları açılacak.

Tüm bunları deneyimlemek, zevkini çıkarmak, başkalarından dinlemek yerine başkalarına anlatmak  için tek yapmanız gereken yerinizi şimdiden ayırtmanız.  http://www.kucukoteller.com.tr/kurabiye  İrtibat  Telefonu; 0 232 716 09 01  GSM: 0532 265572
 Şimdiden keyifli bir hafta sonu diliyoruz.

2011-03-08 11:22:18
“Kurabiye Otel ” Alaçatı Ot Festivali’ne hazır! Alaçatı, Nisan ayını “Ot Festivali” ile karşılama heyecanı ile kıpır kıpır… KURABİYE OTEL bu özel hafta sonunda,
devamını okumak için tıklayınız.

“Kurabiye Otel ” Alaçatı Ot Festivali’ne hazır!

Alaçatı, Nisan ayını “Ot Festivali” ile karşılama heyecanı ile kıpır kıpır…
KURABİYE OTEL bu özel hafta sonunda, konuklarına   % 10 özel indirim ile ayrıcalıklı bir tatil vadediyor…

“Kurabiye Otel ” Alaçatı Ot Festivali’ne hazır!
Alaçatı, Nisan ayını “Ot Festivali” ile karşılama heyecanı ile kıpır kıpır…
KURABİYE OTEL bu özel hafta sonunda, konuklarına   % 10 özel indirim ile ayrıcalıklı bir tatil vadediyor…


Nisan ayı baharın müjdecisi… Bahar demek canlanma, yenilenme kıpırdanma demek… İşte Alaçatı da heyecanla baharı karşılamaya hazırlanıyor..
2- 3 Nisan 2011 tarihlerini şimdiden bir yere not edin ve mutlaka yerinizi şimdiden ayırtın.
 “Otların rüzgârlı öyküsü” efsanesini yaşatan 2.ALAÇATI OT FESTİVALİ size benzersiz bir hafta sonu yaşatacak.
1000 çeşit ot… Doğanın Alaçatı’ya armağan ettiği eşsiz güzellik… Salata, börek yap, kavur, pişir afiyetle ye, sağlığını koru. Sene de bir de tüm bu otları bir araya getir, ot sevdalıları ile buluştur ve yarıştır. Hem çiğ olanlarını, hem de enfes tatlara dönüştürülmüş olan pişmişlerini… İşte “Ot festivali” bu… 

Festival, 2 Nisan Cumartesi günü akşamı Festival Kortejinin yürüyüşüyle başlayacak. Daha sonra yapılacak açılış kokteylini, konser etkinliği izleyecek.

3 Nisan Pazar günü sabahı saat 10’da ot yarışması ile devam edecek olan Festival’de, saat 11’de yemek yarışması başlayacak. Katılımcılar arasından kazananlara ödüllerinin verileceği tören saat 17’de yapılacak.

Ayrıca gün boyunca Alaçatı’da profesyonel aşçılar tarafından hazırlanan ot yemekleri tadılabilecek, çevre ve doğa temalı çocuk etkinlikleri ve müzik dinletileri yapılacak, imza günü etkinlikleri düzenlenecek, satış ve sergi stantları açılacak.

Tüm bunları deneyimlemek, zevkini çıkarmak, başkalarından dinlemek yerine başkalarına anlatmak  için tek yapmanız gereken yerinizi şimdiden ayırtmanız.  http://www.kucukoteller.com.tr/kurabiye  İrtibat  Telefonu; 0 232 716 09 01  GSM: 0532 265572
 Şimdiden keyifli bir hafta sonu diliyoruz.

Yaylalara turist akını...

Antalya’nın Kemer İlçesi’nde özellikle yaz aylarında yayla köylerine düzenlenen cipli safari turları bu yıl erken başladı. Turistler ilk defa geldikleri Kemer’in doğal güzelliklerine hayran kalıyor.

Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan olaylar nedeniyle Kemer bölgesinde açık olan turistik tesisleri dolduran yabancı turistler, ilçenin tarihi ve turistik yerlerinin tadını çıkarıyor. Kış sezonunun hareketli geçmesi dolayısıyla ilçeye bağlı Ovacık, Gedelme, Beycik ve Yayla Kuzdere gibi yayla köylerine düzenlenen cipli safari turları bu yıl kışın da yapılmaya başlandı.

Yoğun talep nedeniyle cipli safari turları düzenlemeye başladıklarını belirten Marmara Tour rehberi Ali Özgüler, bu yıl Fransa’dan geçen yıllara göre çok daha fazla turist geldiğini belirterek, bu duruma en büyük etkenin ise Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan olaylar olduğunu söyledi.
 
Yayla köylerindeki doğal güzellikleri çektikleri hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştiren turistler ise ilk defa geldikleri Kemer’in doğal güzelliklerine hayran kaldıklarını söylüyor. Beycik'te yer alan Olympos Mountain Lodge görülmeye değer.(DHA)

2011-03-01 14:33:37
Antalya’nın Kemer İlçesi’nde özellikle yaz aylarında yayla köylerine düzenlenen cipli safari turları bu yıl erken başladı. Turistler ilk defa geldikleri Kemer’in doğal güzelliklerine
devamını okumak için tıklayınız.

Antalya’nın Kemer İlçesi’nde özellikle yaz aylarında yayla köylerine düzenlenen cipli safari turları bu yıl erken başladı. Turistler ilk defa geldikleri Kemer’in doğal güzelliklerine hayran kalıyor.

Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan olaylar nedeniyle Kemer bölgesinde açık olan turistik tesisleri dolduran yabancı turistler, ilçenin tarihi ve turistik yerlerinin tadını çıkarıyor. Kış sezonunun hareketli geçmesi dolayısıyla ilçeye bağlı Ovacık, Gedelme, Beycik ve Yayla Kuzdere gibi yayla köylerine düzenlenen cipli safari turları bu yıl kışın da yapılmaya başlandı.

Yoğun talep nedeniyle cipli safari turları düzenlemeye başladıklarını belirten Marmara Tour rehberi Ali Özgüler, bu yıl Fransa’dan geçen yıllara göre çok daha fazla turist geldiğini belirterek, bu duruma en büyük etkenin ise Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan olaylar olduğunu söyledi.
 
Yayla köylerindeki doğal güzellikleri çektikleri hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştiren turistler ise ilk defa geldikleri Kemer’in doğal güzelliklerine hayran kaldıklarını söylüyor. Beycik'te yer alan Olympos Mountain Lodge görülmeye değer.(DHA)

Best Western Kalite Ödülleri, sahiplerine verildi...

2010 yılında Türkiye Best Western otel ailesinde yer alan 15 otelden 7’si, 2011 yılında da "Global Kalite Ödülü"ne layık görüldü.

Best Western International, her yıl dünya genelinde zincire üye 4 binin üzerindeki Best Western otelinde Kalite Guüvence denetlemesi gerçekleştiriyor. Marka standartları konusunda titizlikle yapılan denetimler sonucunda üstün performans gösteren oteller, "Global Kalite Ödülü" ile onurlandırılıyor.

Bu sene de her yıl olduğu gibi, yapılan denetlemelerde bin üzerinden 975 ve üzerinde puan alan Türkiye Best Wsetern otelleri, sundukları hizmetlerin kalitesini bir kez daha tescil etmiş oldular.
 
Ödül töreninde konuşan Best Western Türkiye Operasyon Müdürü Nalan Turnalar,
“Türkiye’de zincire üye otellerin neredeyse yarısının Global Kalite Ödülü’ ne layık görülmesi, bu değerli işletmelerin üstün misafir memnuniyeti anlayışını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Otellerimiz Best Western dünyasında büyük bir başarıya imza atmıştır” diyerek sonuçtan duydugu mutluluğu dile getirdi.
 
Global Kalite Ödülü alan BEST WESTERN üye otelimiz:
 

BEST WESTERN Citadel Hotel, İstanbul

2011-03-01 14:30:27
2010 yılında Türkiye Best Western otel ailesinde yer alan 15 otelden 7’si, 2011 yılında da "Global Kalite Ödülü"ne layık görüldü. Best Western International, her yıl dünya genelinde
devamını okumak için tıklayınız.

2010 yılında Türkiye Best Western otel ailesinde yer alan 15 otelden 7’si, 2011 yılında da "Global Kalite Ödülü"ne layık görüldü.

Best Western International, her yıl dünya genelinde zincire üye 4 binin üzerindeki Best Western otelinde Kalite Guüvence denetlemesi gerçekleştiriyor. Marka standartları konusunda titizlikle yapılan denetimler sonucunda üstün performans gösteren oteller, "Global Kalite Ödülü" ile onurlandırılıyor.

Bu sene de her yıl olduğu gibi, yapılan denetlemelerde bin üzerinden 975 ve üzerinde puan alan Türkiye Best Wsetern otelleri, sundukları hizmetlerin kalitesini bir kez daha tescil etmiş oldular.
 
Ödül töreninde konuşan Best Western Türkiye Operasyon Müdürü Nalan Turnalar,
“Türkiye’de zincire üye otellerin neredeyse yarısının Global Kalite Ödülü’ ne layık görülmesi, bu değerli işletmelerin üstün misafir memnuniyeti anlayışını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Otellerimiz Best Western dünyasında büyük bir başarıya imza atmıştır” diyerek sonuçtan duydugu mutluluğu dile getirdi.
 
Global Kalite Ödülü alan BEST WESTERN üye otelimiz:
 

BEST WESTERN Citadel Hotel, İstanbul

Dünyanın en sakin adası, Türkiye de...Gökçeada

İzmir Seferihisar’dan sonra Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi de, İtalya’da oluşturulan ve sakin şehir anlamına gelen “Cittaslow” ağı kapsamına dahil olarak, dünyanın en sakin adası unvanını aldı.
20.02.2011 / 23:48:58

İtalya'da oluşturulan ve sakin şehir anlamına gelen "Cittaslow" ağı kapsamındaki ilk ada Gökçeada oldu. Belediye Başkanı Yücel Atalay, Cittaslow Gökçeada Temsilcisi Prof. Dr. Rıdvan Yurtseven ile birlikte, Cittaslow Genel Sekreteri Pier Giorgio Oliveti’ye 52 maddeden oluşan “Cittaslow” kriterlerine ilişkin dosyayı sunduklarını söyledi.

Sundukları kriterlerin kabul edilerek adanın “sakin şehir” unvanını aldığını belirten Atalay, 24-26 Haziranda Polanya’da yapılacak genel kurulda, adanın beratının kendilerine verileceğini kaydetti. Cittaslow ağına ada anlamında giren tek yerin Gökçeada olduğuna işaret eden Atalay, bu ağın amacının, şehirlerin doğasını ve geleneklerini koruyarak, onların devam ettirilmesi felsefesi olduğunu bildirdi.
 
Bu felsefenin içine kendilerinin de dahil olduğunu ve bundan mutluluk duyduklarını ifade eden Atalay, “Mesela enerji kullanımının doğal yollardan elde edilmesi, doğaya zarar vermeyen teknolojinin kullanılması felsefesi ön görülmektedir. Sakin şehir ağına dahil olmak, ada turizminin gelişmesi açısından ayrı bir önem taşıyor. Cittaslow ağında bulunan şehirler, kendi aralarında ekstra bir tanıtım yapmış olacaklar” dedi. Cittaslow Genel Sekreteri Pier Giorgio Oliveti, Gökçeada’nın dünyanın ilk “Cittaslow” adası olduğunu bildirdi.
 
CITTASLOW NEDİR?
 
İtalyancada “Sakin şehir” anlamında kullanılan Cittaslow ağı, küreselleşmenin, şehirlerin dokusunu, sakinlerini, yaşam biçimini standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için ortaya çıkmış kentler birliği. Cittaslow, küreselleşmenin yarattığı homojen mekânlardan biri olmak istemeyen, yerel kimliğini ve özelliklerini koruyarak, dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı uluslararası bir birlik konumunda.
Kaynak: Turizm Aktüel

2011-02-22 10:00:47
İzmir Seferihisar’dan sonra Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi de, İtalya’da oluşturulan ve sakin şehir anlamına gelen “Cittaslow” ağı kapsamına dahil olarak, dünyanın en saki
devamını okumak için tıklayınız.

İzmir Seferihisar’dan sonra Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi de, İtalya’da oluşturulan ve sakin şehir anlamına gelen “Cittaslow” ağı kapsamına dahil olarak, dünyanın en sakin adası unvanını aldı.
20.02.2011 / 23:48:58

İtalya'da oluşturulan ve sakin şehir anlamına gelen "Cittaslow" ağı kapsamındaki ilk ada Gökçeada oldu. Belediye Başkanı Yücel Atalay, Cittaslow Gökçeada Temsilcisi Prof. Dr. Rıdvan Yurtseven ile birlikte, Cittaslow Genel Sekreteri Pier Giorgio Oliveti’ye 52 maddeden oluşan “Cittaslow” kriterlerine ilişkin dosyayı sunduklarını söyledi.

Sundukları kriterlerin kabul edilerek adanın “sakin şehir” unvanını aldığını belirten Atalay, 24-26 Haziranda Polanya’da yapılacak genel kurulda, adanın beratının kendilerine verileceğini kaydetti. Cittaslow ağına ada anlamında giren tek yerin Gökçeada olduğuna işaret eden Atalay, bu ağın amacının, şehirlerin doğasını ve geleneklerini koruyarak, onların devam ettirilmesi felsefesi olduğunu bildirdi.
 
Bu felsefenin içine kendilerinin de dahil olduğunu ve bundan mutluluk duyduklarını ifade eden Atalay, “Mesela enerji kullanımının doğal yollardan elde edilmesi, doğaya zarar vermeyen teknolojinin kullanılması felsefesi ön görülmektedir. Sakin şehir ağına dahil olmak, ada turizminin gelişmesi açısından ayrı bir önem taşıyor. Cittaslow ağında bulunan şehirler, kendi aralarında ekstra bir tanıtım yapmış olacaklar” dedi. Cittaslow Genel Sekreteri Pier Giorgio Oliveti, Gökçeada’nın dünyanın ilk “Cittaslow” adası olduğunu bildirdi.
 
CITTASLOW NEDİR?
 
İtalyancada “Sakin şehir” anlamında kullanılan Cittaslow ağı, küreselleşmenin, şehirlerin dokusunu, sakinlerini, yaşam biçimini standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için ortaya çıkmış kentler birliği. Cittaslow, küreselleşmenin yarattığı homojen mekânlardan biri olmak istemeyen, yerel kimliğini ve özelliklerini koruyarak, dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı uluslararası bir birlik konumunda.
Kaynak: Turizm Aktüel

Runtalya, 6 Martta koşulacak...

Öger Tur tarafından başlatılan ve Kentteki turizm aktörlerinin destekleri ile artık gelenekselleşen Runtalya Maratonu 6 Mart’ta yapılıyor. Runtalya Maratonu'na Türkiye'den 32 ilden 2 bin 256, 40 ülkeden 853 sporcu olmak üzere toplam 3 bin 109 sporcu katılacak.
21.02.2011 / 15:52:53

Sporcular, 42 kilometre maraton, 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik halk koşusu, minik adımlar ve engelli maratonunda yarışacaklar. Ayrıca Migros AVM Halk Koşusu için şu ana kadar 2 bin 860 kişinin kayıt yaptırdığı belirtildi.

Runtalya Maratonu Yarış Direktörü Nergiz Gürler, Kemer ilçesine bağlı Göynük beldesinde düzenlendiği basın toplantısında, Runtalya Maratonu'nu altıncı kez düzenledikleri için mutlu olduklarını söyledi.
 
Kundu sahil bandının, spor otoritelerince dünyanın en güzel koşu parkurlarından biri olarak kabul edildiğini belirten Gürler, şunları söyledi: 
 
''Organizasyon ekibi parkur boyunca sporcuların sorun yaşamaması için gerekli tedbirleri alacak. Sporcuların ihtiyaçlarını karşılamak için 42 kilometrelik parkur üzerinde kurulan 33 istasyondan 36 bin şişe su, 6 bin şişe sporcu içeceği, 3 ton elma, muz ve portakal dağıtılacak. Ayrıca maratonda, 10 ambulans, 20 doktor, 200 kişiden oluşan polis ve jandarma ekibi görev yapacak.''
 
Runtalya Maratonu'nda dereceye giren sporcuların, özel olarak tasarlanan kupaların yanısıra bölgenin seçkin otellerinde tatil kazanacağını dile getiren Gürler, yarışın Atatürk Stadı'nda sona ereceğini kaydetti. Antalya'da kalabileceğiniz oteller için tıklayınız: Antalya Otelleri

Kaynak: Turizm Aktüel

2011-02-22 09:59:19
Öger Tur tarafından başlatılan ve Kentteki turizm aktörlerinin destekleri ile artık gelenekselleşen Runtalya Maratonu 6 Mart’ta yapılıyor. Runtalya Maratonu'na Türkiye'den 32 ilden 2 bin 256, 40
devamını okumak için tıklayınız.

Öger Tur tarafından başlatılan ve Kentteki turizm aktörlerinin destekleri ile artık gelenekselleşen Runtalya Maratonu 6 Mart’ta yapılıyor. Runtalya Maratonu'na Türkiye'den 32 ilden 2 bin 256, 40 ülkeden 853 sporcu olmak üzere toplam 3 bin 109 sporcu katılacak.
21.02.2011 / 15:52:53

Sporcular, 42 kilometre maraton, 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik halk koşusu, minik adımlar ve engelli maratonunda yarışacaklar. Ayrıca Migros AVM Halk Koşusu için şu ana kadar 2 bin 860 kişinin kayıt yaptırdığı belirtildi.

Runtalya Maratonu Yarış Direktörü Nergiz Gürler, Kemer ilçesine bağlı Göynük beldesinde düzenlendiği basın toplantısında, Runtalya Maratonu'nu altıncı kez düzenledikleri için mutlu olduklarını söyledi.
 
Kundu sahil bandının, spor otoritelerince dünyanın en güzel koşu parkurlarından biri olarak kabul edildiğini belirten Gürler, şunları söyledi: 
 
''Organizasyon ekibi parkur boyunca sporcuların sorun yaşamaması için gerekli tedbirleri alacak. Sporcuların ihtiyaçlarını karşılamak için 42 kilometrelik parkur üzerinde kurulan 33 istasyondan 36 bin şişe su, 6 bin şişe sporcu içeceği, 3 ton elma, muz ve portakal dağıtılacak. Ayrıca maratonda, 10 ambulans, 20 doktor, 200 kişiden oluşan polis ve jandarma ekibi görev yapacak.''
 
Runtalya Maratonu'nda dereceye giren sporcuların, özel olarak tasarlanan kupaların yanısıra bölgenin seçkin otellerinde tatil kazanacağını dile getiren Gürler, yarışın Atatürk Stadı'nda sona ereceğini kaydetti. Antalya'da kalabileceğiniz oteller için tıklayınız: Antalya Otelleri

Kaynak: Turizm Aktüel

Küçükkuyu Zeytin Şenliği yapıldı...

Küçükkuyu Belediyesi ve Marmara Vakfı’nın birlikte düzenlediği 'Zeytin Kurtuluş Şenlikleri'nin ikincisi 19-20 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleşti.

Küçükkuyu Beldesi, bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin Şenliği ile bir kez daha renklendi. Küçükkuyu Belediyesi ve Marmara Grubu Vakfı’nın birlikte düzenlediği 2. Zeytin Şenliği’ne bölge halkının yanı sıra pek çok gazeteci ve iş adamı da katıldı.

4000 yıllık usulle toplanan Zeytinin toplama zamanının (hasadın) sona ermesiyle düzenlenen şenlikler, bölgenin temel gelir kaynağı olan zeytin ve zeytinyağını tanıtırken üreticilerin en önemli sıkıntısı olan “Zeytin ve Zeytinyağı’nın kalite ve markalaşma süreci” ni de düzenlenen bir panelde gündeme alındı.
 
Panelde; Ülkemizdeki yaklaşık 160 milyon zeytin ağacı olduğu ve 500.000 ailenin geçiminin zeytinden karşıladığı, asit oranı açısından ise en kaliteli zeytinlerin yetişmesine rağmen Türkiye hala tüketim açısından Yunanistan, İtalya, İspanya ve Suriye’nin gerisinde olduğu duruldu. Üretimin %70’i zeytinyağı, %30 sofralık olarak değerlendirilen zeytin ve zeytin ağacının binlerce yıldır bolluğun, barışın ve erdem değerlerinin de sembolü olduğu konu başlıkları arasında yer aldı.
 
2. Küçükkuyu Zeytin Şenliği’nde zeytinlikten toplanan zeytinin sofraya gelinceye kadar geçirdiği üretim aşamaları Adatepe Zeytinyağı Müzesi ve Tariş Zeytinyağı Fabrikası’nda gezilerek hem geleneksel hem de modern tesisler incelendi. Taze köy ekmeğiyle Küçükkuyu’ya özgü bölgede yetişen düşük asitli ve kendine has güzel kokulu zeytin ve zeytinyağı tadımları yapıldı.
 
Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan’ın ve Marmara Vakfı Proje Koordinatörü Müjgan Suver ev sahipliğinde düzenlenen "Zeytin ve Zeytinyağında Kalitenin Önemi ve Markalaşma" konulu panel büyük ilgiyle izlendi.  Müjgan Suver'in yönettiği panele konuşmacı olarak Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Kooperatifleri Birliği Başkanı Cahit Çetin, Eren Holding CEO'su Mehmet Saffet Molvalı, Adatepe Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Haluk Yurtkuran, Anadolu Cam Sanayi Anonim Şirketi'nden Erdal Seyhan katıldı.
 
Panelde konuşan Küçükkuyu Beldiye Başkanı Cengiz Balkan “Ege’nin başladığı yerdir Küçükkuyu, ama bir başlangıç noktası daha vardır gelin Çanakkale yönünden Edremit’e doğru Küçükkuyu Zeytinliklerin de başladığı yerdir. Kutladığımız bu Zeytin Kurtuluş Şenliklerinin projesinin doğuş öyküsüde işte burada yatıyor. Bunun yanı sıra Kaz Dağları’nın doğası, denizi ile de artık beldemiz tanınırlık ve bilinirlik açısından oldukça büyük yol kattetmiştir. Hemşehrilerime ve katılımcılara destekleri için çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
 
Stratejik ve Sosyal araştırmaları ve çalışmaları ile tanınan ve bu konularda pek çok projeye imza atmış olan Marmara Grubu Vakfı projeler Koordinatörü Müjgan Suver ise; Bu projeye inanarak ve severek destek verdiklerini, zeytinciliğin Akdeniz ülkeleri arasında çok önemli olduğunu, Avrupa Birliğinde geleneksel zeytin sahalrında zeytinliklerin muhafaza edilmesi için yardım verildiğini belirterek, İspanya’da zeytinlikler civarında madencilik, sanayi ve konut açma tehdidinin ortadan kaldırıldığını, ülkemiz içinde aynı temennide bulunduklarını belirttiler. Kaynak: Turizm Aktüel

2011-02-22 09:57:07
Küçükkuyu Belediyesi ve Marmara Vakfı’nın birlikte düzenlediği 'Zeytin Kurtuluş Şenlikleri'nin ikincisi 19-20 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleşti. Küçükkuyu Beldesi, bu yıl ikincisi düz
devamını okumak için tıklayınız.

Küçükkuyu Belediyesi ve Marmara Vakfı’nın birlikte düzenlediği 'Zeytin Kurtuluş Şenlikleri'nin ikincisi 19-20 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleşti.

Küçükkuyu Beldesi, bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin Şenliği ile bir kez daha renklendi. Küçükkuyu Belediyesi ve Marmara Grubu Vakfı’nın birlikte düzenlediği 2. Zeytin Şenliği’ne bölge halkının yanı sıra pek çok gazeteci ve iş adamı da katıldı.

4000 yıllık usulle toplanan Zeytinin toplama zamanının (hasadın) sona ermesiyle düzenlenen şenlikler, bölgenin temel gelir kaynağı olan zeytin ve zeytinyağını tanıtırken üreticilerin en önemli sıkıntısı olan “Zeytin ve Zeytinyağı’nın kalite ve markalaşma süreci” ni de düzenlenen bir panelde gündeme alındı.
 
Panelde; Ülkemizdeki yaklaşık 160 milyon zeytin ağacı olduğu ve 500.000 ailenin geçiminin zeytinden karşıladığı, asit oranı açısından ise en kaliteli zeytinlerin yetişmesine rağmen Türkiye hala tüketim açısından Yunanistan, İtalya, İspanya ve Suriye’nin gerisinde olduğu duruldu. Üretimin %70’i zeytinyağı, %30 sofralık olarak değerlendirilen zeytin ve zeytin ağacının binlerce yıldır bolluğun, barışın ve erdem değerlerinin de sembolü olduğu konu başlıkları arasında yer aldı.
 
2. Küçükkuyu Zeytin Şenliği’nde zeytinlikten toplanan zeytinin sofraya gelinceye kadar geçirdiği üretim aşamaları Adatepe Zeytinyağı Müzesi ve Tariş Zeytinyağı Fabrikası’nda gezilerek hem geleneksel hem de modern tesisler incelendi. Taze köy ekmeğiyle Küçükkuyu’ya özgü bölgede yetişen düşük asitli ve kendine has güzel kokulu zeytin ve zeytinyağı tadımları yapıldı.
 
Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan’ın ve Marmara Vakfı Proje Koordinatörü Müjgan Suver ev sahipliğinde düzenlenen "Zeytin ve Zeytinyağında Kalitenin Önemi ve Markalaşma" konulu panel büyük ilgiyle izlendi.  Müjgan Suver'in yönettiği panele konuşmacı olarak Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Kooperatifleri Birliği Başkanı Cahit Çetin, Eren Holding CEO'su Mehmet Saffet Molvalı, Adatepe Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Haluk Yurtkuran, Anadolu Cam Sanayi Anonim Şirketi'nden Erdal Seyhan katıldı.
 
Panelde konuşan Küçükkuyu Beldiye Başkanı Cengiz Balkan “Ege’nin başladığı yerdir Küçükkuyu, ama bir başlangıç noktası daha vardır gelin Çanakkale yönünden Edremit’e doğru Küçükkuyu Zeytinliklerin de başladığı yerdir. Kutladığımız bu Zeytin Kurtuluş Şenliklerinin projesinin doğuş öyküsüde işte burada yatıyor. Bunun yanı sıra Kaz Dağları’nın doğası, denizi ile de artık beldemiz tanınırlık ve bilinirlik açısından oldukça büyük yol kattetmiştir. Hemşehrilerime ve katılımcılara destekleri için çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
 
Stratejik ve Sosyal araştırmaları ve çalışmaları ile tanınan ve bu konularda pek çok projeye imza atmış olan Marmara Grubu Vakfı projeler Koordinatörü Müjgan Suver ise; Bu projeye inanarak ve severek destek verdiklerini, zeytinciliğin Akdeniz ülkeleri arasında çok önemli olduğunu, Avrupa Birliğinde geleneksel zeytin sahalrında zeytinliklerin muhafaza edilmesi için yardım verildiğini belirterek, İspanya’da zeytinlikler civarında madencilik, sanayi ve konut açma tehdidinin ortadan kaldırıldığını, ülkemiz içinde aynı temennide bulunduklarını belirttiler. Kaynak: Turizm Aktüel

Edremitin Renkleri Emitt Turizm Fuarında Görücüye Çıktı

Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası’nın birlikte organize ettikleri Edremit standı, EMITT 2011 fuarında ilçeyi tüm turizm değerlerini ve renklerini İstanbul’dan dünyaya taşıdı.

Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası’nın birlikte organize ettikleri Edremit standı, EMITT 2011 fuarında ilçeyi tüm turizm değerlerini ve renklerini İstanbul’dan dünyaya taşıdı.
4 gün boyunca yaklaşık 100 binin üzerinde katılımcının ziyaret ettiği fuara 60 ülke, 150’yi aşkın il ve ilçe ve 3 bin 500 stant katıldı. Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, “Edremit olarak fuarın profesyonel bölümünde başarılı bir çalışma gerçekleştirildi” dedi. 10-13 Şubat tarihleri arasında İstanbul Beylikdüzü TÜYAP Fuar Merkezinde 10 salon ve 55 bin metre kare kapalı alanda gerçekleştirilen dünyanın en büyük 6 turizm fuarı olan EMITT (Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı) Edremit’in turizm renklerinin büyük bir rol oynuyor. Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası tarafından organize edilen Edremit standında 27 metre karelik stantta ilçenin turizm değerleri görücüye çıktı. 2000 yılından bu yana katılınan fuarda bu sene yapılan çalışmalar neticesinde Uluslar arası profesyonel bölümde yer alan Edremit standında özellikle turizmciler, tur operatörleri ile başarılı çalışmalar yaptılar. EMITT fuarında en çok ilgiyi termal turizm ve Kaz Dağları yanı sıra deniz turizmi çekti.
Tur İşletmecisi Adem Kuşçuoğlu, “Edremit Belediyesi’nin ve Edremit Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla yapılan bu stant ile turizm profesyonelleri ile bir araya gelme imkanı bulduk. İki katlı olarak dizayn edine bu alanda çeşitli iş bağlantıları kurduk. Özellikle balkanlardan ve Yunanlı dostlarımızdan Edremit büyük ilgi görüyor” dedi.
Edremit Belediyesi olarak 2000 yılından bu yana EMITT fuarlarına katıldıklarının altını önemle çizen Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, “Edremit olarak EMİTT’in en eski katılımcılarından bir tanesiyiz. Dünya’nın en büyük 6. turizm fuarında bu sene yer aldığımız uluslar arası profesyonel bölüm özellikle otelcilerimiz ve turizmcilerimiz için güzel bir çalışma ortamı sağladı. Gözlemlediğim odur ki bu fuar bir çok iş bağlantısına zemin oldu. Biz burada zeytini, zeytinyağı, termali, Kaz Dağları, temiz havası, denizi, butik otelleri, doğa sporları ile Edremit’in bütün renklerini burada turizm profesyonellerine taşıdık. Çok başarılı bir fuar geçirdik. Bu fuar organizasyonunda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Balıkesir'de Konaklama yapabileceğiniz yerler: http://www.kucukoteller.com.tr/otel-tatil-balikesir-butik-otelleri.html

2011-02-14 13:17:36
Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası’nın birlikte organize ettikleri Edremit standı, EMITT 2011 fuarında ilçeyi tüm turizm değerlerini ve renklerini İstanbul’dan
devamını okumak için tıklayınız.

Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası’nın birlikte organize ettikleri Edremit standı, EMITT 2011 fuarında ilçeyi tüm turizm değerlerini ve renklerini İstanbul’dan dünyaya taşıdı.

Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası’nın birlikte organize ettikleri Edremit standı, EMITT 2011 fuarında ilçeyi tüm turizm değerlerini ve renklerini İstanbul’dan dünyaya taşıdı.
4 gün boyunca yaklaşık 100 binin üzerinde katılımcının ziyaret ettiği fuara 60 ülke, 150’yi aşkın il ve ilçe ve 3 bin 500 stant katıldı. Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, “Edremit olarak fuarın profesyonel bölümünde başarılı bir çalışma gerçekleştirildi” dedi. 10-13 Şubat tarihleri arasında İstanbul Beylikdüzü TÜYAP Fuar Merkezinde 10 salon ve 55 bin metre kare kapalı alanda gerçekleştirilen dünyanın en büyük 6 turizm fuarı olan EMITT (Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı) Edremit’in turizm renklerinin büyük bir rol oynuyor. Edremit Belediyesi ve Edremit Ticaret Odası tarafından organize edilen Edremit standında 27 metre karelik stantta ilçenin turizm değerleri görücüye çıktı. 2000 yılından bu yana katılınan fuarda bu sene yapılan çalışmalar neticesinde Uluslar arası profesyonel bölümde yer alan Edremit standında özellikle turizmciler, tur operatörleri ile başarılı çalışmalar yaptılar. EMITT fuarında en çok ilgiyi termal turizm ve Kaz Dağları yanı sıra deniz turizmi çekti.
Tur İşletmecisi Adem Kuşçuoğlu, “Edremit Belediyesi’nin ve Edremit Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla yapılan bu stant ile turizm profesyonelleri ile bir araya gelme imkanı bulduk. İki katlı olarak dizayn edine bu alanda çeşitli iş bağlantıları kurduk. Özellikle balkanlardan ve Yunanlı dostlarımızdan Edremit büyük ilgi görüyor” dedi.
Edremit Belediyesi olarak 2000 yılından bu yana EMITT fuarlarına katıldıklarının altını önemle çizen Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, “Edremit olarak EMİTT’in en eski katılımcılarından bir tanesiyiz. Dünya’nın en büyük 6. turizm fuarında bu sene yer aldığımız uluslar arası profesyonel bölüm özellikle otelcilerimiz ve turizmcilerimiz için güzel bir çalışma ortamı sağladı. Gözlemlediğim odur ki bu fuar bir çok iş bağlantısına zemin oldu. Biz burada zeytini, zeytinyağı, termali, Kaz Dağları, temiz havası, denizi, butik otelleri, doğa sporları ile Edremit’in bütün renklerini burada turizm profesyonellerine taşıdık. Çok başarılı bir fuar geçirdik. Bu fuar organizasyonunda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Balıkesir'de Konaklama yapabileceğiniz yerler: http://www.kucukoteller.com.tr/otel-tatil-balikesir-butik-otelleri.html

Şile Lavanda Otelde Sevgililer Gününde odanızı birlikte hazırlıyoruz

Sevgililer Günü'nde odanızı birlikte hazırlıyoruz
Lavanda Butik Otel, sınırlı sayıda misafirine unutulmaz bir Sevgililer Günü yaşatmak için hazır.
Bu yılki Sevgililer Günü’nü en güzel anılarınızdan birine dönüştürmek için, en sevdiğiniz resminizi özel çerçeve ile odanıza yerleştirebilir, odayı mumlar ve romantik kırmızı güller ile donatabilir, çilekli ve beyaz çikolatalı özel pastanızı hazırlayabilir, kahvaltınızda şampanya ikram edebilir ya da daha yaratıcı fikirleri birlikte gerçekleştirebiliriz.

Fiyatlar: Lavanda Suite 520 Euro+ kdv
Forest View :460 Euro+ kdv
Superior Room:440 Euro+ kdv
Deluxe Room:390 Euro+ kdv
İkişilik yemek ve eşleştirilmiş şarap, kahvaltı ve oda fiyata dahil.

2011-02-08 12:45:21
Sevgililer Günü'nde odanızı birlikte hazırlıyoruz Lavanda Butik Otel, sınırlı sayıda misafirine unutulmaz bir Sevgililer Günü yaşatmak için hazır. Bu yılki Sevgililer Günü’nü en güzel anıların
devamını okumak için tıklayınız.

Sevgililer Günü'nde odanızı birlikte hazırlıyoruz
Lavanda Butik Otel, sınırlı sayıda misafirine unutulmaz bir Sevgililer Günü yaşatmak için hazır.
Bu yılki Sevgililer Günü’nü en güzel anılarınızdan birine dönüştürmek için, en sevdiğiniz resminizi özel çerçeve ile odanıza yerleştirebilir, odayı mumlar ve romantik kırmızı güller ile donatabilir, çilekli ve beyaz çikolatalı özel pastanızı hazırlayabilir, kahvaltınızda şampanya ikram edebilir ya da daha yaratıcı fikirleri birlikte gerçekleştirebiliriz.

Fiyatlar: Lavanda Suite 520 Euro+ kdv
Forest View :460 Euro+ kdv
Superior Room:440 Euro+ kdv
Deluxe Room:390 Euro+ kdv
İkişilik yemek ve eşleştirilmiş şarap, kahvaltı ve oda fiyata dahil.

Konak turizmi dikkat çekiyor Kastamonu bu alanın gelişmesine destek veriyor...

Müze kent Kastamonu’nun, konak otelciliği ve ev pansiyonculuğunda gelişmeye çok müsait olduğunu ifade eden Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, bu tür projelere sıcak bakan herkesi Kastamonu’ya davet ediyor.
Toprakçılar Konağı ile Uğurlu Konaklarını bünyesinde bulunduran Kastamonu Konak İşletmeleri, kentteki konak turizmine büyük bir ivme katarak, yeni girişimcilere örnek oluşturmaktadır.

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 10 ile 13 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan 15. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı- EMİTT 2011’de, Kastamonu Konak İşletmeleri, 8.’ci salonda Batı Karadeniz Kalkınma Birliği (BAKAB)’ın destinasyon standı içerisinde yer alacak.

Kastamonu, muhakkak görmesi gereken bir şehirdir
 Kastamonu’nun 7 bin yıllık tarihi ile muhakkak görülmesi gereken bir şehir olduğunu anlatan Gülsen Kırbaş, şunları söyledi:
“Kastamonu, herkesin mutlaka bir kez görmesi gereken bir şehirdir. 7 bin yıllık tarihi ile İlimiz; Hitit’lerden günümüze kadar birçok uygarlığa merkezlik, iki Türk beyliğine başkentlik yapmıştır ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli vilayetlerinden biridir. Pontus ve Roma dönemlerinden kalıntılar, Çobanoğulları, Candaroğulları, Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden kalma eserleriyle, ‘Açıkhava Müzesi’ görünümünde olan şehrimizin sokaklarında, her köşede karşınıza çıkan eserlerin ihtişamına hayran kalırsınız. 2 milli parkı, çok sayıda endemik bitki türü, kanyonu, mağarası, şelaleleri, yaylaları gibi eşsiz doğal kaynaklarıyla, ülkemizin zengin doğal rezervlerine sahibiz”  
 
Çam kokulu Uğurlu Konakları
Çam kokulu Uğurlu Konakları da bu evlerden biri. Bu kuruluş 2009 yılından itibaren butik otel olarak hizmet veriyor. Burada Kastamonu yöresel mutfağının yanı sıra, her türlü soğuk meze, ızgara çeşitlerini deneyebilirsiniz. Üstelik bir konuda da büyük bir iddiaları var: "Hayatınızın en derin ve rahat uykusunu uyumanız burada mümkün" diyen otel işletmecileri herkesi Kastamonu'ya davet ediyor.

2011-02-08 00:19:59
Müze kent Kastamonu’nun, konak otelciliği ve ev pansiyonculuğunda gelişmeye çok müsait olduğunu ifade eden Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, bu tür projelere sıca
devamını okumak için tıklayınız.

Müze kent Kastamonu’nun, konak otelciliği ve ev pansiyonculuğunda gelişmeye çok müsait olduğunu ifade eden Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, bu tür projelere sıcak bakan herkesi Kastamonu’ya davet ediyor.
Toprakçılar Konağı ile Uğurlu Konaklarını bünyesinde bulunduran Kastamonu Konak İşletmeleri, kentteki konak turizmine büyük bir ivme katarak, yeni girişimcilere örnek oluşturmaktadır.

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 10 ile 13 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan 15. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı- EMİTT 2011’de, Kastamonu Konak İşletmeleri, 8.’ci salonda Batı Karadeniz Kalkınma Birliği (BAKAB)’ın destinasyon standı içerisinde yer alacak.

Kastamonu, muhakkak görmesi gereken bir şehirdir
 Kastamonu’nun 7 bin yıllık tarihi ile muhakkak görülmesi gereken bir şehir olduğunu anlatan Gülsen Kırbaş, şunları söyledi:
“Kastamonu, herkesin mutlaka bir kez görmesi gereken bir şehirdir. 7 bin yıllık tarihi ile İlimiz; Hitit’lerden günümüze kadar birçok uygarlığa merkezlik, iki Türk beyliğine başkentlik yapmıştır ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli vilayetlerinden biridir. Pontus ve Roma dönemlerinden kalıntılar, Çobanoğulları, Candaroğulları, Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden kalma eserleriyle, ‘Açıkhava Müzesi’ görünümünde olan şehrimizin sokaklarında, her köşede karşınıza çıkan eserlerin ihtişamına hayran kalırsınız. 2 milli parkı, çok sayıda endemik bitki türü, kanyonu, mağarası, şelaleleri, yaylaları gibi eşsiz doğal kaynaklarıyla, ülkemizin zengin doğal rezervlerine sahibiz”  
 
Çam kokulu Uğurlu Konakları
Çam kokulu Uğurlu Konakları da bu evlerden biri. Bu kuruluş 2009 yılından itibaren butik otel olarak hizmet veriyor. Burada Kastamonu yöresel mutfağının yanı sıra, her türlü soğuk meze, ızgara çeşitlerini deneyebilirsiniz. Üstelik bir konuda da büyük bir iddiaları var: "Hayatınızın en derin ve rahat uykusunu uyumanız burada mümkün" diyen otel işletmecileri herkesi Kastamonu'ya davet ediyor.

100 yıl sonra bile Alaçatı aynı olacak

Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, 'korumacı' anlayışı bu sözlerle ifade ediyor, “Babam gelse değiştiremez. Biz çok kat istesek, halk karşı çıkar” diyor

28 Ocak 2011 Cuma - Başka bir ülkeye geldiğiniz hissini uyandıran taş evleri, sakin sokakları, mavi sularında salınan sörfleri, kafeleri, butik otelleri, hiç yorulmadan dönüp duran yeldeğirmenleriyle son yılların gözde turizm beldesi. Ancak Alaçatı yı Alaçatı yapan en büyük özelliklerinden biri; hiç kuşkusuz kaybetmediği özü. Turizm cennetlerinin gözde olmasıyla birlikte başlayan curcuna, Alaçatı da yok. Planlı gelişen, kuralları bozulmayan bir cennet... Üç kuşaktır Alaçatılı olan ve 7 yıldır görevde bulunan belediye başkanı Muhittin Dalgıç, bu mucizenin en büyük mimarlarından...
Dalgıç, beldeyi markalaştırırken, korumacı anlayıştan hiç uzaklaşmadıklarını şu sözlerle anlatıyor; “Önce burada yaşayan insanlar sahip çıktığı için kim gelirse gelsin değiştirebileceğini sanmıyorum. Şu anda da zaten babam dahi koyduğumuz kuralı değiştirtemez. '' Dalgıç, tek kuruş borçları olmadan ve kasalarında hazır parayla yatırıma hazırlandıkları anlattı, geleceğe dair projelerini paylaştı.

Artık kışın bile insanlar akın akın Alaçatı ya geliyor. Nereden nereye geldi Alaçatı?
- Şanslı bir bölgedeyiz. Bugüne kadar bölge hem coğrafi hem mimari olarak korunmuştu. Biz de 2004 ten bu yana o korumacı anlayıştan hiç uzaklaşmadık. Koruma alanlarını genişlettik. Koruma imar planlarını bitirdik. Plan kuralları koyduk. Aslında planlarla, yasalarla birşeyi çok korumak mümkün değil. O bölgede yaşayan insanların ekonomik girdilerini hızlandırmanız lazım. 2004 ten bu yana bunun üzerinden çeşitli senaryolar ürettik. Buradaki vatandaşlarımızın evlerinin altlarının çok şık kafelere dönmesiyle birlikte, elde ettikleri gelir ciddi olarak artmaya, dolayısıyla koruma duygusu da gittikçe pekişmeye başladı.

Alaçatılılar sahip çıktı Alaçatı ya yani?
- Alaçatı da herkes bu duyguda, ona inanıyorum. Yüksek kat bile dese belediye, vatandaşlar buna karşı çıkacaktır. Olduğu gibi korunmasına şiddetle destek vereceklerine inanıyorum. Ayrıca şanslıyız, buraya yerleşen tüm insanların da katkısı var. Özellikle bayanların. Butik işletmeciler; restoran, kafe ve otellerin işletmecilerinin çoğunluğu bayan. Bir bayan eli değdiği zaman çok şık şeylerin ortaya çıktığını Alaçatı da da gördük. Biz o koruma mantığı ile birlikte hem plan kurallarıyla hem uygulamalarla belli kurallar da getirdik.

Yazılı olmayan kurallar var
Alaçatı kanunları? Aslında herkes biliyor ama nelerdi kurallar? Değişiklik olacak mı?
- Bir yasa gibi oldu ama elbette yasa değil. Genel kabul gören kurallar. Plastik masadan tutun da, renkli şemsiyeye, yüksek sesli müziğe, hanutçuluğa kadar daha birçok şey Alaçatı nın olmazlarından. Alaçatı 2004 ten bugüne kadar çok ciddi bir mesefe elde etti. Ancak, belediye yönetimi olarak bu gelişmeyi 100 barem olarak belirledik ve bunun 2014 e kadar yüzde 40 larını hedefliyoruz. Çok daha fazla işletme açılacak anlamında söylemiyorum. Çevresiyle, yollarıyla, yeşiliyle, sosyal donatılarıyla çok daha düzenli, örnek kent olacak. Bu sene, biraz daha tutucu davranacağız. Sokakları düzenleyeceğiz, yaya trafiği çok daha rahat olacak, genişleteceğiz. Canlı müzik Alaçatı nın belli noktasında kesinlikle düşünmüyoruz. Bu yaz da bunlardan taviz vermeyeceğiz, biraz daha korumacı olacağız.

Tüm bunlar sürdürülebilir mi?
- Evet, sürdürülebilir. Çünkü Alaçatı nın konuştuğumuz alanının, hem kuzey denizine hem güney denizin kenarına uzaklığı 3.5- 4 kilometre. Turizm alanı dediğimiz güney sahillerinde ciddi bir projemiz var. Türkiye de olmayan, dünyada da sayılı olarak gösterilen Port Alaçatı. Bu; gelişmeyi, devamlılığı sağlayacak niteliktedir. Yine o bölge içerisinde planladığımız golf alanları, Turizm Bakanlığı ve koruma gelişim alanları içerisindeki turistik yatırımlar... Bunların hepsi birbiri üzerine bindiğinde, devamlı olacağına eminim. Port Alaçatı da 2 bin 400 dönüm içerisinde, bin dönüm deniz oluşturuyoruz. Denizin içinde ev kavramı gibi çıkıyor ama aslında suyun içinde ev. Yeni bir yaşam anlayışı oluşturuluyor. Alaçatı nın istihdamıyla ilgili de çok ciddi çözümler üretecek bir proje. Ama şunu da söyleyeyim dünyadaki en büyük markalar Alaçatı da yer açmak zorunda kalacak.

Alaçatı yı Alaçatı yapan özelliklerden biri de sörf merkezi olması. Yeni projeleriniz var mı?
- Yıllardır dünya sörf şampiyonasının bir ayağını yapıyoruz. Bölgenin sörfe uygunluğu ile dünyanın ilk üçünde yer aldığı federasyon ve otoriteler tarafından söyleniyor. Orada geçen yıl başlattığımız sahil düzenlememiz var. Projeyi hazirana kadar hayata geçirmeye çalışıyoruz. Sörf yapan konuklarımızın kıyıda kesintisiz hizmet alabileceği, kesintisiz dolaşabileceği, işgallerin olmadığı bir alan olarak; rekreasyon, çevre ve peyzaj projesiyle birlikte tamamlayacağız. Çok şık bir bölge olacak. Bir de herkesin aynı güzellikte ve uygun bütçeyle sörf yapabilmesi için bazı işletmeler planlıyoruz. Ayrıca bir proje daha var. Bir kilometre civarında sahil bandı olan plaj hazırlıyoruz. Hazirana yetiştireceğiz.

Sörf, golf ve termal kür merkezi
Halk plajı mı olacak?
- Belediye halk plajı olacak. Ama soyunma kabininden duşlarına kadar, belediyenin kontrolünde, çok nitelikli bir plaj olacak. Beach- club anlayışında ama rahat kullanabilecek, insanların denizle ve oradaki eğlenceyle çok çabuk ve ekonomik olarak buluşabileceği bir alan olacak. Hazirana yetişmiş olacak. Yine güney sahiline inen 4.5 kilometrelik bir yolumuz var. Alaçatı nın atık suyunu biyolojik olarak arıtmak için tesis inşaaatımız da devam ediyor. 100 bin kapasiteli bir biyolojik arıtma tesisi kuruyoruz.

100 yıl sonra da aynı mı olacak? Kim gelirse gelsin Alaçatı yla ve ruhuyla oynayamayacak mı?
- Bundan şüphem yok zaten. Önce burada yaşayan insanlar sahip çıktığı için kim gelirse gelsin değiştirebileceğini sanmıyorum. Şu anda da zaten babam dahi koyduğumuz kuralı değiştirtemez.
Kimseyi dinlemem. Ben hep üçlü temel üzerine oturtmaya çalıştım Alaçatı yı. En popüler hala getiren sörfü, ikincisi de hep golfü hayal ettim. Bir alanın plan çalışmalarını yapıyoruz. Tahsisini alırsak 2012 ye kadar Ege Bölgesi nde olmayan bir golf alanı yaparız. Üçüncüsü de termal... Termal kür merkezinin yer tahsisi ile ilgili bakanlığa başvurularımızı yaptık, sonuçlarını bekliyoruz. Her büyüyen yerde yeni alan ihtiyacı doğuyor. Alaçatı da yüksek kata hiçbir zaman izin vermeyeceğimizi bir kere daha söylüyorum. Çok geniş alanları da imara açmayacağız. Gelecek planları içinde Alaçatı nın mücavir alanlarını büyütmeye çalışıyorum. Orada da Alaçatı nın bir 100 yılını kurgulayacağız. Bu arada övünerek söylüyorum; hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna borcumuz yok. Kasamızda düzenli yatırım yapacak paramız var...

Biz çoktan beri 'sakin şehiriz
Restorasyonlara yenileri eklenecek mi?
- 1830 lu yıllardan kalma bir kiliseyi restore ettik, halkın ziyaretine açıldı. Alaçatı da konaklamaya gelen bir ailenin örneğin çocuğu sörf yapıyorsa, kendilerinin kilise gibi, düzenlemek istediğimiz yerleri gezebileceği, Alaçatı nın içinde 2- 3 gün gezerek zaman geçirebileceği bir yapı oluşturuyoruz. Girişteki değirmen meydanlarını da aynı düşünceyle çalışır vaziyete getireceğiz. Bir proje de İZKA yla birlikte yürüttüğümüz bisiklet yolu. 93 kilometrelik bir bisiklet yolunu yaz sonuna kadar bitireceğiz. 32 kilometresi kent içinde olacak. Kalanının da kros anlamında çalışmalarını bitiriyoruz. Türkiye hiç bir uluslararası ağa bağlı değilmiş bunu fark ettik. Uluslararası bisiklet yollar ağına aldırıyoruz.

Seferihisar gibi sizin de “cittaslow- sakin şehir '' olmak için başvuracağınız doğru mu?
- Öyle bir şey düşünmüyoruz. Biz zaten öyle yaşıyoruz. Üretilenleri pazarda vatandaşın satması, trafiğe kapatılması, bisikletle ulaşım, koruma, gürültüğkirliliğinden uzak olması... Resmi olmasa bile biz zaten kendi içimizde onu yaşıyoruz. Yarın ne getirir bilemem ama bugünkü yapımız içerisinde gerek yok. Ayrıca İzmirimiz turizm anlamında bir pay alacaksa alacağı pay yarımadadır. Herkes kendine bir konsept belirlemeli. Yarımada içinden 15 tane sakin şehir olmamalı. Alaçatı ya gelen yarımadadaki başka yerlere de gidiyor. Hatta buranın gelişmesi Sakız a bile yarıyor. Örneğin kiliseyi onardıktan sonra haftada 15- 20 otobüs Yunan turist alıyoruz

Kaynak: milliyet.com.tr

2011-01-29 12:18:35
Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, 'korumacı' anlayışı bu sözlerle ifade ediyor, “Babam gelse değiştiremez. Biz çok kat istesek, halk karşı çıkar” diyor 28 Ocak 2011 Cuma - Başk
devamını okumak için tıklayınız.

Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, 'korumacı' anlayışı bu sözlerle ifade ediyor, “Babam gelse değiştiremez. Biz çok kat istesek, halk karşı çıkar” diyor

28 Ocak 2011 Cuma - Başka bir ülkeye geldiğiniz hissini uyandıran taş evleri, sakin sokakları, mavi sularında salınan sörfleri, kafeleri, butik otelleri, hiç yorulmadan dönüp duran yeldeğirmenleriyle son yılların gözde turizm beldesi. Ancak Alaçatı yı Alaçatı yapan en büyük özelliklerinden biri; hiç kuşkusuz kaybetmediği özü. Turizm cennetlerinin gözde olmasıyla birlikte başlayan curcuna, Alaçatı da yok. Planlı gelişen, kuralları bozulmayan bir cennet... Üç kuşaktır Alaçatılı olan ve 7 yıldır görevde bulunan belediye başkanı Muhittin Dalgıç, bu mucizenin en büyük mimarlarından...
Dalgıç, beldeyi markalaştırırken, korumacı anlayıştan hiç uzaklaşmadıklarını şu sözlerle anlatıyor; “Önce burada yaşayan insanlar sahip çıktığı için kim gelirse gelsin değiştirebileceğini sanmıyorum. Şu anda da zaten babam dahi koyduğumuz kuralı değiştirtemez. '' Dalgıç, tek kuruş borçları olmadan ve kasalarında hazır parayla yatırıma hazırlandıkları anlattı, geleceğe dair projelerini paylaştı.

Artık kışın bile insanlar akın akın Alaçatı ya geliyor. Nereden nereye geldi Alaçatı?
- Şanslı bir bölgedeyiz. Bugüne kadar bölge hem coğrafi hem mimari olarak korunmuştu. Biz de 2004 ten bu yana o korumacı anlayıştan hiç uzaklaşmadık. Koruma alanlarını genişlettik. Koruma imar planlarını bitirdik. Plan kuralları koyduk. Aslında planlarla, yasalarla birşeyi çok korumak mümkün değil. O bölgede yaşayan insanların ekonomik girdilerini hızlandırmanız lazım. 2004 ten bu yana bunun üzerinden çeşitli senaryolar ürettik. Buradaki vatandaşlarımızın evlerinin altlarının çok şık kafelere dönmesiyle birlikte, elde ettikleri gelir ciddi olarak artmaya, dolayısıyla koruma duygusu da gittikçe pekişmeye başladı.

Alaçatılılar sahip çıktı Alaçatı ya yani?
- Alaçatı da herkes bu duyguda, ona inanıyorum. Yüksek kat bile dese belediye, vatandaşlar buna karşı çıkacaktır. Olduğu gibi korunmasına şiddetle destek vereceklerine inanıyorum. Ayrıca şanslıyız, buraya yerleşen tüm insanların da katkısı var. Özellikle bayanların. Butik işletmeciler; restoran, kafe ve otellerin işletmecilerinin çoğunluğu bayan. Bir bayan eli değdiği zaman çok şık şeylerin ortaya çıktığını Alaçatı da da gördük. Biz o koruma mantığı ile birlikte hem plan kurallarıyla hem uygulamalarla belli kurallar da getirdik.

Yazılı olmayan kurallar var
Alaçatı kanunları? Aslında herkes biliyor ama nelerdi kurallar? Değişiklik olacak mı?
- Bir yasa gibi oldu ama elbette yasa değil. Genel kabul gören kurallar. Plastik masadan tutun da, renkli şemsiyeye, yüksek sesli müziğe, hanutçuluğa kadar daha birçok şey Alaçatı nın olmazlarından. Alaçatı 2004 ten bugüne kadar çok ciddi bir mesefe elde etti. Ancak, belediye yönetimi olarak bu gelişmeyi 100 barem olarak belirledik ve bunun 2014 e kadar yüzde 40 larını hedefliyoruz. Çok daha fazla işletme açılacak anlamında söylemiyorum. Çevresiyle, yollarıyla, yeşiliyle, sosyal donatılarıyla çok daha düzenli, örnek kent olacak. Bu sene, biraz daha tutucu davranacağız. Sokakları düzenleyeceğiz, yaya trafiği çok daha rahat olacak, genişleteceğiz. Canlı müzik Alaçatı nın belli noktasında kesinlikle düşünmüyoruz. Bu yaz da bunlardan taviz vermeyeceğiz, biraz daha korumacı olacağız.

Tüm bunlar sürdürülebilir mi?
- Evet, sürdürülebilir. Çünkü Alaçatı nın konuştuğumuz alanının, hem kuzey denizine hem güney denizin kenarına uzaklığı 3.5- 4 kilometre. Turizm alanı dediğimiz güney sahillerinde ciddi bir projemiz var. Türkiye de olmayan, dünyada da sayılı olarak gösterilen Port Alaçatı. Bu; gelişmeyi, devamlılığı sağlayacak niteliktedir. Yine o bölge içerisinde planladığımız golf alanları, Turizm Bakanlığı ve koruma gelişim alanları içerisindeki turistik yatırımlar... Bunların hepsi birbiri üzerine bindiğinde, devamlı olacağına eminim. Port Alaçatı da 2 bin 400 dönüm içerisinde, bin dönüm deniz oluşturuyoruz. Denizin içinde ev kavramı gibi çıkıyor ama aslında suyun içinde ev. Yeni bir yaşam anlayışı oluşturuluyor. Alaçatı nın istihdamıyla ilgili de çok ciddi çözümler üretecek bir proje. Ama şunu da söyleyeyim dünyadaki en büyük markalar Alaçatı da yer açmak zorunda kalacak.

Alaçatı yı Alaçatı yapan özelliklerden biri de sörf merkezi olması. Yeni projeleriniz var mı?
- Yıllardır dünya sörf şampiyonasının bir ayağını yapıyoruz. Bölgenin sörfe uygunluğu ile dünyanın ilk üçünde yer aldığı federasyon ve otoriteler tarafından söyleniyor. Orada geçen yıl başlattığımız sahil düzenlememiz var. Projeyi hazirana kadar hayata geçirmeye çalışıyoruz. Sörf yapan konuklarımızın kıyıda kesintisiz hizmet alabileceği, kesintisiz dolaşabileceği, işgallerin olmadığı bir alan olarak; rekreasyon, çevre ve peyzaj projesiyle birlikte tamamlayacağız. Çok şık bir bölge olacak. Bir de herkesin aynı güzellikte ve uygun bütçeyle sörf yapabilmesi için bazı işletmeler planlıyoruz. Ayrıca bir proje daha var. Bir kilometre civarında sahil bandı olan plaj hazırlıyoruz. Hazirana yetiştireceğiz.

Sörf, golf ve termal kür merkezi
Halk plajı mı olacak?
- Belediye halk plajı olacak. Ama soyunma kabininden duşlarına kadar, belediyenin kontrolünde, çok nitelikli bir plaj olacak. Beach- club anlayışında ama rahat kullanabilecek, insanların denizle ve oradaki eğlenceyle çok çabuk ve ekonomik olarak buluşabileceği bir alan olacak. Hazirana yetişmiş olacak. Yine güney sahiline inen 4.5 kilometrelik bir yolumuz var. Alaçatı nın atık suyunu biyolojik olarak arıtmak için tesis inşaaatımız da devam ediyor. 100 bin kapasiteli bir biyolojik arıtma tesisi kuruyoruz.

100 yıl sonra da aynı mı olacak? Kim gelirse gelsin Alaçatı yla ve ruhuyla oynayamayacak mı?
- Bundan şüphem yok zaten. Önce burada yaşayan insanlar sahip çıktığı için kim gelirse gelsin değiştirebileceğini sanmıyorum. Şu anda da zaten babam dahi koyduğumuz kuralı değiştirtemez.
Kimseyi dinlemem. Ben hep üçlü temel üzerine oturtmaya çalıştım Alaçatı yı. En popüler hala getiren sörfü, ikincisi de hep golfü hayal ettim. Bir alanın plan çalışmalarını yapıyoruz. Tahsisini alırsak 2012 ye kadar Ege Bölgesi nde olmayan bir golf alanı yaparız. Üçüncüsü de termal... Termal kür merkezinin yer tahsisi ile ilgili bakanlığa başvurularımızı yaptık, sonuçlarını bekliyoruz. Her büyüyen yerde yeni alan ihtiyacı doğuyor. Alaçatı da yüksek kata hiçbir zaman izin vermeyeceğimizi bir kere daha söylüyorum. Çok geniş alanları da imara açmayacağız. Gelecek planları içinde Alaçatı nın mücavir alanlarını büyütmeye çalışıyorum. Orada da Alaçatı nın bir 100 yılını kurgulayacağız. Bu arada övünerek söylüyorum; hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna borcumuz yok. Kasamızda düzenli yatırım yapacak paramız var...

Biz çoktan beri 'sakin şehiriz
Restorasyonlara yenileri eklenecek mi?
- 1830 lu yıllardan kalma bir kiliseyi restore ettik, halkın ziyaretine açıldı. Alaçatı da konaklamaya gelen bir ailenin örneğin çocuğu sörf yapıyorsa, kendilerinin kilise gibi, düzenlemek istediğimiz yerleri gezebileceği, Alaçatı nın içinde 2- 3 gün gezerek zaman geçirebileceği bir yapı oluşturuyoruz. Girişteki değirmen meydanlarını da aynı düşünceyle çalışır vaziyete getireceğiz. Bir proje de İZKA yla birlikte yürüttüğümüz bisiklet yolu. 93 kilometrelik bir bisiklet yolunu yaz sonuna kadar bitireceğiz. 32 kilometresi kent içinde olacak. Kalanının da kros anlamında çalışmalarını bitiriyoruz. Türkiye hiç bir uluslararası ağa bağlı değilmiş bunu fark ettik. Uluslararası bisiklet yollar ağına aldırıyoruz.

Seferihisar gibi sizin de “cittaslow- sakin şehir '' olmak için başvuracağınız doğru mu?
- Öyle bir şey düşünmüyoruz. Biz zaten öyle yaşıyoruz. Üretilenleri pazarda vatandaşın satması, trafiğe kapatılması, bisikletle ulaşım, koruma, gürültüğkirliliğinden uzak olması... Resmi olmasa bile biz zaten kendi içimizde onu yaşıyoruz. Yarın ne getirir bilemem ama bugünkü yapımız içerisinde gerek yok. Ayrıca İzmirimiz turizm anlamında bir pay alacaksa alacağı pay yarımadadır. Herkes kendine bir konsept belirlemeli. Yarımada içinden 15 tane sakin şehir olmamalı. Alaçatı ya gelen yarımadadaki başka yerlere de gidiyor. Hatta buranın gelişmesi Sakız a bile yarıyor. Örneğin kiliseyi onardıktan sonra haftada 15- 20 otobüs Yunan turist alıyoruz

Kaynak: milliyet.com.tr