Otel Arama

ARA
Kriterlere Göre Ara

Haritada Ara

Haberler ve Duyurular

Büyükada Gala Otelde Balayı


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

2013-04-26 17:03:48
Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi  ...
devamını okumak için tıklayınız.


Gala Hotel, Büyükada Balayı Paketi
 
Unutulmaz ve keyifli bir balayı için GALA HOTEL, yeni evli çiftleri Büyükada’ya davet ediyor. Cumartesi 350 TL, diğer günler 300 TL…..
 
Balayı paketine dahil olan hizmetler;
·       Delüks oda konaklama (Delüks odalar kendine ait açık terası olan, deniz manzaralı ferah odalardır)
·       Hoşgeldiniz kokteyli
·       Oda süsleme ve özel sürprizler
·       Odaya zengin kahvaltı servisi
·       Özel ev yapımı pasta ikramı
·       Geleneksel Türk Kahvesi ikramı
·       Özel çikolata ikramı
·       Odaya meyve sepeti ve şarap ikramı
·       Büyükada gezi kitapçığı
·       Konaklama süresince fotoğraf çekimi ve çekilen fotoğrafların hediye edilmesi
·       Geç çıkış imkanı
·       Ücretsiz internet erişimi
Oda Sayısı : 11
Kontak Kişi : Özlem Özen
Telefon 1 : +90 (216) 382 22 23
Telefon 2 :+90 (216) 382 22 23
Adres: Çankaya Cad. No : 3 Büyükada, İstanbul
Web Adresi : www.kucukoteller.com.tr/galaotelbuyukada
 

Star Gazetesi Çanakkale Yazımız & Otel Önerilerimiz

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

2013-04-26 16:41:00
Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, a...
devamını okumak için tıklayınız.

Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri, arkeolojisi ve insanı büyüleyen doğal zenginliğiyle Türkiye’nin en kuzey batısındaki ilimiz Çanakkale. Ege ve Marmara Denizini birleştirerek, stratejik konumu gereği dünyanın en önemli boğazlarından birine sahip ilimiz dünyanın tarihini Troya ve 1. Dünya Savaşı ile değiştirerek tarih boyunca hep büyük önem taşımış. Geçen yıllara mirasına saygı duyarak uyum sağlayan, dünyanın dört bir yanından ağırladığı tüm misafirlerini etkileyen, deniz, kara veya hava ulaşamından birini tercih edip rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu güzel şehrimizde sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz…

Çanakkale Otelleri: http://www.kucukoteller.com.tr/index.php?page=mod_otel_kategori&otlAra=%E7anakkale

Alaçatı Sezona Bomba Gibi Başlıyor

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
2013-04-22 13:15:31
“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !...
devamını okumak için tıklayınız.

“Kurabiye Otel” den Alaçatı Etkinlik Haberleri !
 
Alaçatı bu yıl sezona muhteşem bir organizasyon ile; “Ot Festivali” ile bomba gibi giriş yaptı.. Binlerce ziyaretçi oluk oluk aktı şirin beldeye bu festival boyunca; Otlar yarıştı, onlarla yaratılan lezzetler gelenleri mest etti.
 
Artık Alaçatı için durmak yok, Önce 23 Nisan’ın Salı gününe denk gelmesi nedeniyle 19 -23 Nisan arası Alaçatı cıvıl cıvıl, uzun bir hafta sonuna hazırlanıyor..
 
Ardından 04 Mayısta Aya Yorgi’nin artık efsaneleşen “Day and Night “ Kulübü “Marrakech”  sezonu dev bir parti ile açıyor.
 
Durmak yok; Sonrasında hep birlikte 19 Mayıs Gençlik bayramını bayram tadında yaşıyoruz.
 
Mayıs ayının son etkinliği de Alaçatı’mıza çok yakışan “ Uçurtma Festivali”miz; 25-26 Mayıs 2013.
 
Bu tarihleri şimdiden ajandalarınıza yazın, planlarınızı yapın; Kurabiye Otel sizleri konuk etsin..
 
Keyif paylaştıkça çoğalır.
 
Alaçatı sizi ağırlamaya hazır….

Kurabiye Otel İletişim:

Kontak Kişi :Perihan Akbulut - M.Ali Akbulut
Telefon 1 :+90 232 716 0901
Telefon 2 :+90 541 273 0741
Adres: Hacı Memiş Mah. Mithatpaşa Cad. 2012 Sok. No:54 35950 Alaçatı / Çeşme İzmir
Kapadokyada Bahar! Argos in Cappadociadan size özel bahar promosyonu

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

2013-04-19 13:08:33
Size özel bahar.. Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bah...
devamını okumak için tıklayınız.

Size özel bahar..

Uzun bir kıştan sonra uyanan Kapadokya’da bahar keyfi yapmak isteyenlere müjde; Nisan ayında 3 gece ve üzeri konaklamalarda, kaya ve deluxe oda kategorilerinde %15, suite ve içinde özel havuzu bulunan splendid suite oda kategorilerinde %20 bahar indirimi yaptık. Bahar paketi alan konuklarımıza, argos in Cappadocia’daki konaklamaları sırasında arzu ettikleri bir günde, Seki Lounge’da gün batımında birer kadeh roze şarap da ikramları..


İletişim için:

Telefon 1: +90 384 219 31 30
Adres: Kayabaşı Sok. Uchisar / Nevşehir - Kapadokya
Web Adresi :

www.kucukoteller.com.tr/argosincappadocia

 

Haber Arşivi

Haberler ve Duyurular

Türkiyenin ilk kuir festivali Ankara da başlıyor

Türkiye’nin ilk kuir festivali Pembe Hayat KuirFest 17 Kasım’da Ankara’da başlıyor. Gösterimlerin Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşeceği festivalde 15 ülkeden 50’ye yakın film, Ankaralı sinemaseverlerin karşısına ilk kez çıkacak.

ANKARA’nın ilk trans örgütlenmesi olan Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel (LGBT) Dayanışma Derneği’nin düzenlediği KuirFest, farklı cinsel kimliklere sahip olmanın bu heteroseksist dünyada nelere karşılık geldiğini sorgulayan filmlerden oluşan programıyla Ankara’da seyircinin karşısına çıkıyor.

17-24 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek Pembe Hayat KuirFest, cinsel kimlik ayrımcılığına ve şiddete dikkat çekerken Türkiye’de kuir teorinin ve sanatın konuşulmasına, tartışılmasına olanak yaratmayı amaçlıyor.

Kuir ne ola ki?

Türkçeye “tuhaf, garip, ucube” gibi kelimelerle çevrilebilecek, bir yandan özellikle erkek eşcinsellere hakaret etmenin en meşhur ifadesi “ibne”de karşılık bulan kuir, 80’lerde eşcinselleri aşağılamak için kullanılan bir kavram. 90’larda feminist ve eşcinsel hareketle birlikte eşcinsel, biseksüel, trans, interseksüel, sado-mazo gibi farklı cinsel kimlik ve yönelimlerden kişi ve grupların sahiplendiği bu kavram, günümüzde politik bir kimliği tarif ediyor.
Kuir’i kabaca açıklamak gerekirse, kuir teorinin meselesi, ne olduğu değil, neye karşı olduğuyla ilgilidir. Doğduğumuz günden itibaren cinsiyetimizle ilgili her türlü koda, öğretilenlere, bildiklerimize karşı çıkar. İçine doğduğumuz heteroseksist düzene ve heteronormatif ideolojiye, toplumun “normal” saydığı her şeye saldırır. Cinsiyetler ve yönelimler arasındaki geçişliliğe inanır; aşk ve arzu dediğimiz şeylerin, öğretilenlerle değil kişinin istediği gibi yaşanmasını savunur.
Kuir ayrıca, heteroseksüeller kadar, heteronormatif ideolojiye ayak uydurmuş eşcinsellere ve translara da karşı çıkar, onları yok etmeye çalışan sisteme hizmet edişlerini eleştirir.

Kuir yalnızca cinsellikle ilgili de değildir: Politikadan ekonomiye, sanattan hukuka heteroseksist sistemin ve ideolojinin içine yerleştiği pek çok alanda, zevk alma ve vermeyi engelleyen her türlü düşünce, kişi ve kurumla mücadele eder.

Karşı olmak için

Pembe Hayat KuirFest de işte bu mücadelenin bir parçası olmak için yola çıkıyor. Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında sırf eşcinsel olduğu için dövülen, trans olduğu için öldürülen, başka bir cinse atfedilmiş kıyafetleri giymek istediği için ucube bulunan insanların hayatlarının medya tarafından sıradanlaştırılmasına, heteroseksüelliğin dışındaki tüm yönelim ve arzuların hala hastalık olarak görülmesine, sosyal ve ekonomik haklardan yararlanabilmek için heteroseksüelliğin dayatılmasına, oğlan çocuklara mavi, kız çocuklara pembe giydirilmesine, yeterince erkek, yeterince kadın bulunmadığımız ahlak anlayışına karşı bir festivalimiz var artık!

KuirFest seyircisi sensin

Bütün bu cümlelerin ardından belirtmeye gerek var mı bilmiyorum ama yine de söyleyeyim: KuirFest izleyicisi olmak için illa ki farklı cinsel kimliklere sahip olmanız gerekmiyor. Tam aksine cinsiyetlerden arınmaya hevesli ve istekli olmanız yeterli. Sırf erkek ve kadın olduğunuz için size yüklenen kodlardan, rollerden bıktıysanız; ne giyeceğinize, kimle sevişeceğinize karışan kurallar size basıyorsa siz gerçek bir KuirFest seyircisisiniz demektir.
Festival ilk yılında yerinde bir seçim yaparak küçük bir programla çıkıyor karşımıza. Yine de filmler o kadar doğru ve özenle seçilmiş ki aralarından seçim yapabilmek zor görünüyor. Gelecek hafta daha ayrıntılı bir liste hazırlayıncaya kadar beş filmlik ‘kaçırılmaması gerekenler’ listem aşağıda?
Zenne: Festival’in açılış filmi de olana Zenne imkânsız görünen bir dostluk hikâyesini anlatıyor. Antalya’da seyircilerin dakikalarca alkışladığı film Ankara galasını KuirFest’te yapacak.
Nar: Antalya’nın çok konuşulan diğer filmi? Ümit Ünal’ın “Sınıfsal değil kişisel bir mücadeleyi anlatıyor” dediği ve Türkiye sinemasının en gerçekçi lezbiyen karakterlerinden ikisine hayat veren Nar, bu yılın en iyi filmlerinden biri olmaya aday. Bir Aşk Şarkısı: Fransız edebiyatının önde gelen roman ve oyun yazarlarından Jean Genet’nin ilk ve tek filmi. Kuir Sinema’nın ilk önemli örneklerinden biri sayılan film, Amerika’da 70’lerin sonuna dek yasaklanmış, İngiliz Film Enstitüsü de yıllar sonra ancak sansürleyerek filmin gösterimine izni vermişti.
Zehir: Genet’nin eserlerinden ve özellikle Bir Aşk Şarkısı’ndan esinlenerek çekildi. Velvet Godmine, Cennetten Çok Uzakta, Beni Orada Arama filmlerinden tanıdığımız bağımsız yönetmen Todd Haynes’ın da ilk kurmaca uzun filmi.
80 Gün İçin: Geçen yılın ödül avcısı filmlerinden? San Sebastian’dan Hamburg, Amsterdam ve Torino’ya, pek çok festivalden ödül toplayan film, gençliklerinde çok yakın arkadaş olan Axun ve Maite’nin ilk öpücüklerinden 50 yıl sonra karşılaşmalarını anlatan etkileyici bir dram. Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi için: festival.pembehayat.org

Sonbahar’dan sonra

Gelecek Uzun Sürer
Yönetmen: Özcan Alper
2011/Türkiye/108’

İlk filmiyle büyük başarı elde eden yönetmenlerin işi gerçekten de çok zor. Bütün gözler üstünde çalışmak, senden daha iyisini bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmamak, eleştirmenlerin tatmin olup olmayacaklarını düşünmek ikinci filmi çekmeden sinemayı bırakmak için yeterli nedenler sayılabilir. Özcan Alper’in sinemamızın en iyi filmlerinden biri olan Sonbahar’la düştüğü durum da buydu. Bir sonraki filmi merakla bekleniyor, Sonbahar’dan daha iyisini çekip çekemeyeceği konuşuluyordu. İlk gösterimini Adana Film Festivali’nde yapan Gelecek Uzun Sürer, soruları olup da yanıt bulmak isteyenler için bu hafta sinemalarda.
Film, İstanbul’da bir üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru adlı genç bir kadının ağıt derlemeleriyle ilgili yaptığı tez çalışması için birkaç aylığına güneydoğuya yolculuğa çıkmasını anlatıyor. Sumru bu yolculuğu sırasında bölgedeki insanların hikayeleriyle karşılaşırken, bir yandan da yüzleşmekten kaçtığı aşk hikayesini de beraberinde taşıyor.
Gelecek Uzun Sürer’in ikinci bir Sonbahar ya da ondan daha iyisini bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacağı kesin. Çünkü ne onun kadar inandırıcı hikaye ve karakterler, ne de orada gördüğümüz bir yönetmenlik izliyoruz. Mesela film boyunca Sumru adlı karaktere inanmadığımız gibi başına gelenlere de, sır gibi sakladığı hikayesine de anlam veremiyoruz. Sıkı bir gardroptan seçilmiş kıyafetler, “özgür kız” havaları, oradaki savaşla, kentlerle, yollarla, insanlarla kurduğu romantik ilişki Sumru’yu bir masaldan kaçmış kız çocuğuna dönüştürüyor. Paris sokaklarında gezerken görsek bile bir nebze olsun inanabilirdik ama Sumru Diyarbakır’da olmamış. Karakterin karikatüre dönüşmesinde oyuncusu Gaye Gürsel’in de katkısı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Gürsel de prenses olduğunun farkında sanki ve rolünü gerçek kılmak, derinlik katmak için özel bir çaba göstermiyor. Filmde Sumru kadar karşısına çıkan korsan DVD’ci Ahmet ve kilise bekçisi Antrik de zayıf senaryodan paylarına düşeni almışlar. Sırf yüzüyle bile etkileyici olabilen Durukan Ordu, ergen kalmış bir erkeğe ait kitap cümleleri söylemekten öteye geçemiyor ne yazık ki. Antrik karakteri ise Sumru’nun romantikliğiyle yarattığı bir sanrı gibi, gerçekte var mı yok mu anlamıyoruz bile. o da bu bir masalın parçası sanki.
Kısacası, Gelecek Uzun Sürer’in Sonbahar’ı çekmiş bir yönetmenin filmi olduğuna inanabilmek çok güç. Yine de filmi mutlaka görün. Çünkü asıl şimdi, Özcan Alper’in bir sonraki filmini merak edeceksiniz.

2011-11-21 13:03:12
Türkiye’nin ilk kuir festivali Pembe Hayat KuirFest 17 Kasım’da Ankara’da başlıyor. Gösterimlerin Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşeceği festivalde 15 ülkeden 50’ye yak
devamını okumak için tıklayınız.

Türkiye’nin ilk kuir festivali Pembe Hayat KuirFest 17 Kasım’da Ankara’da başlıyor. Gösterimlerin Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşeceği festivalde 15 ülkeden 50’ye yakın film, Ankaralı sinemaseverlerin karşısına ilk kez çıkacak.

ANKARA’nın ilk trans örgütlenmesi olan Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel (LGBT) Dayanışma Derneği’nin düzenlediği KuirFest, farklı cinsel kimliklere sahip olmanın bu heteroseksist dünyada nelere karşılık geldiğini sorgulayan filmlerden oluşan programıyla Ankara’da seyircinin karşısına çıkıyor.

17-24 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek Pembe Hayat KuirFest, cinsel kimlik ayrımcılığına ve şiddete dikkat çekerken Türkiye’de kuir teorinin ve sanatın konuşulmasına, tartışılmasına olanak yaratmayı amaçlıyor.

Kuir ne ola ki?

Türkçeye “tuhaf, garip, ucube” gibi kelimelerle çevrilebilecek, bir yandan özellikle erkek eşcinsellere hakaret etmenin en meşhur ifadesi “ibne”de karşılık bulan kuir, 80’lerde eşcinselleri aşağılamak için kullanılan bir kavram. 90’larda feminist ve eşcinsel hareketle birlikte eşcinsel, biseksüel, trans, interseksüel, sado-mazo gibi farklı cinsel kimlik ve yönelimlerden kişi ve grupların sahiplendiği bu kavram, günümüzde politik bir kimliği tarif ediyor.
Kuir’i kabaca açıklamak gerekirse, kuir teorinin meselesi, ne olduğu değil, neye karşı olduğuyla ilgilidir. Doğduğumuz günden itibaren cinsiyetimizle ilgili her türlü koda, öğretilenlere, bildiklerimize karşı çıkar. İçine doğduğumuz heteroseksist düzene ve heteronormatif ideolojiye, toplumun “normal” saydığı her şeye saldırır. Cinsiyetler ve yönelimler arasındaki geçişliliğe inanır; aşk ve arzu dediğimiz şeylerin, öğretilenlerle değil kişinin istediği gibi yaşanmasını savunur.
Kuir ayrıca, heteroseksüeller kadar, heteronormatif ideolojiye ayak uydurmuş eşcinsellere ve translara da karşı çıkar, onları yok etmeye çalışan sisteme hizmet edişlerini eleştirir.

Kuir yalnızca cinsellikle ilgili de değildir: Politikadan ekonomiye, sanattan hukuka heteroseksist sistemin ve ideolojinin içine yerleştiği pek çok alanda, zevk alma ve vermeyi engelleyen her türlü düşünce, kişi ve kurumla mücadele eder.

Karşı olmak için

Pembe Hayat KuirFest de işte bu mücadelenin bir parçası olmak için yola çıkıyor. Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında sırf eşcinsel olduğu için dövülen, trans olduğu için öldürülen, başka bir cinse atfedilmiş kıyafetleri giymek istediği için ucube bulunan insanların hayatlarının medya tarafından sıradanlaştırılmasına, heteroseksüelliğin dışındaki tüm yönelim ve arzuların hala hastalık olarak görülmesine, sosyal ve ekonomik haklardan yararlanabilmek için heteroseksüelliğin dayatılmasına, oğlan çocuklara mavi, kız çocuklara pembe giydirilmesine, yeterince erkek, yeterince kadın bulunmadığımız ahlak anlayışına karşı bir festivalimiz var artık!

KuirFest seyircisi sensin

Bütün bu cümlelerin ardından belirtmeye gerek var mı bilmiyorum ama yine de söyleyeyim: KuirFest izleyicisi olmak için illa ki farklı cinsel kimliklere sahip olmanız gerekmiyor. Tam aksine cinsiyetlerden arınmaya hevesli ve istekli olmanız yeterli. Sırf erkek ve kadın olduğunuz için size yüklenen kodlardan, rollerden bıktıysanız; ne giyeceğinize, kimle sevişeceğinize karışan kurallar size basıyorsa siz gerçek bir KuirFest seyircisisiniz demektir.
Festival ilk yılında yerinde bir seçim yaparak küçük bir programla çıkıyor karşımıza. Yine de filmler o kadar doğru ve özenle seçilmiş ki aralarından seçim yapabilmek zor görünüyor. Gelecek hafta daha ayrıntılı bir liste hazırlayıncaya kadar beş filmlik ‘kaçırılmaması gerekenler’ listem aşağıda?
Zenne: Festival’in açılış filmi de olana Zenne imkânsız görünen bir dostluk hikâyesini anlatıyor. Antalya’da seyircilerin dakikalarca alkışladığı film Ankara galasını KuirFest’te yapacak.
Nar: Antalya’nın çok konuşulan diğer filmi? Ümit Ünal’ın “Sınıfsal değil kişisel bir mücadeleyi anlatıyor” dediği ve Türkiye sinemasının en gerçekçi lezbiyen karakterlerinden ikisine hayat veren Nar, bu yılın en iyi filmlerinden biri olmaya aday. Bir Aşk Şarkısı: Fransız edebiyatının önde gelen roman ve oyun yazarlarından Jean Genet’nin ilk ve tek filmi. Kuir Sinema’nın ilk önemli örneklerinden biri sayılan film, Amerika’da 70’lerin sonuna dek yasaklanmış, İngiliz Film Enstitüsü de yıllar sonra ancak sansürleyerek filmin gösterimine izni vermişti.
Zehir: Genet’nin eserlerinden ve özellikle Bir Aşk Şarkısı’ndan esinlenerek çekildi. Velvet Godmine, Cennetten Çok Uzakta, Beni Orada Arama filmlerinden tanıdığımız bağımsız yönetmen Todd Haynes’ın da ilk kurmaca uzun filmi.
80 Gün İçin: Geçen yılın ödül avcısı filmlerinden? San Sebastian’dan Hamburg, Amsterdam ve Torino’ya, pek çok festivalden ödül toplayan film, gençliklerinde çok yakın arkadaş olan Axun ve Maite’nin ilk öpücüklerinden 50 yıl sonra karşılaşmalarını anlatan etkileyici bir dram. Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi için: festival.pembehayat.org

Sonbahar’dan sonra

Gelecek Uzun Sürer
Yönetmen: Özcan Alper
2011/Türkiye/108’

İlk filmiyle büyük başarı elde eden yönetmenlerin işi gerçekten de çok zor. Bütün gözler üstünde çalışmak, senden daha iyisini bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmamak, eleştirmenlerin tatmin olup olmayacaklarını düşünmek ikinci filmi çekmeden sinemayı bırakmak için yeterli nedenler sayılabilir. Özcan Alper’in sinemamızın en iyi filmlerinden biri olan Sonbahar’la düştüğü durum da buydu. Bir sonraki filmi merakla bekleniyor, Sonbahar’dan daha iyisini çekip çekemeyeceği konuşuluyordu. İlk gösterimini Adana Film Festivali’nde yapan Gelecek Uzun Sürer, soruları olup da yanıt bulmak isteyenler için bu hafta sinemalarda.
Film, İstanbul’da bir üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru adlı genç bir kadının ağıt derlemeleriyle ilgili yaptığı tez çalışması için birkaç aylığına güneydoğuya yolculuğa çıkmasını anlatıyor. Sumru bu yolculuğu sırasında bölgedeki insanların hikayeleriyle karşılaşırken, bir yandan da yüzleşmekten kaçtığı aşk hikayesini de beraberinde taşıyor.
Gelecek Uzun Sürer’in ikinci bir Sonbahar ya da ondan daha iyisini bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacağı kesin. Çünkü ne onun kadar inandırıcı hikaye ve karakterler, ne de orada gördüğümüz bir yönetmenlik izliyoruz. Mesela film boyunca Sumru adlı karaktere inanmadığımız gibi başına gelenlere de, sır gibi sakladığı hikayesine de anlam veremiyoruz. Sıkı bir gardroptan seçilmiş kıyafetler, “özgür kız” havaları, oradaki savaşla, kentlerle, yollarla, insanlarla kurduğu romantik ilişki Sumru’yu bir masaldan kaçmış kız çocuğuna dönüştürüyor. Paris sokaklarında gezerken görsek bile bir nebze olsun inanabilirdik ama Sumru Diyarbakır’da olmamış. Karakterin karikatüre dönüşmesinde oyuncusu Gaye Gürsel’in de katkısı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Gürsel de prenses olduğunun farkında sanki ve rolünü gerçek kılmak, derinlik katmak için özel bir çaba göstermiyor. Filmde Sumru kadar karşısına çıkan korsan DVD’ci Ahmet ve kilise bekçisi Antrik de zayıf senaryodan paylarına düşeni almışlar. Sırf yüzüyle bile etkileyici olabilen Durukan Ordu, ergen kalmış bir erkeğe ait kitap cümleleri söylemekten öteye geçemiyor ne yazık ki. Antrik karakteri ise Sumru’nun romantikliğiyle yarattığı bir sanrı gibi, gerçekte var mı yok mu anlamıyoruz bile. o da bu bir masalın parçası sanki.
Kısacası, Gelecek Uzun Sürer’in Sonbahar’ı çekmiş bir yönetmenin filmi olduğuna inanabilmek çok güç. Yine de filmi mutlaka görün. Çünkü asıl şimdi, Özcan Alper’in bir sonraki filmini merak edeceksiniz.

Kapadokya da Jazz 30 Kasım - 4 Aralık 2011

Geçtiğimiz sene mütevazi fakat kararlı bir girişimle başlayan ve büyük başarı yakalayan Kapadokya Caz Günleri, bu yıl 30 Kasım - 4 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Geçen sene olduğu gibi bu sene de bütün etkinlikler herkese açık ve ücretsiz olacak.

2010'da Kozmik Müzik tarafından organize edilen Kapadokya Caz Günleri, bu sene de Kapadokya'nın büyülü doğa ve kültür varlıklarını caz müziği ile buluşturmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz sene basın tarafından büyük ilgiyle karşılaşan Kapadokya Caz Günleri,  2011'de daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor.

Bu sene Kapadokya Kültür Merkezi, Anatolian Houses, Han Çırağan, Bezirhane, Hanedan, Forum Kapadokya, La Rocca, Kapadokya Meslek Yüksekokulu ve Nevşehir Üniversitesi'nde gerçekleşecek etkinliklerde, Swing A La Turc, İmer Demirer Quartet & Ayşe Gencer, Onur Ataman Trio & Yahya Dai, Alp Ersönmez - Yazısız, Ozan Musluoğlu Quartet & Meltem Ege ve Ülkü Sunat gibi isimler sahnede olacak.

Etkileyici performansların yanı sıra sanatçılarla gerçekleşecek söyleşiler sayesinde, dinleyiciler caz müziği hakkında bilgi ve fikir paylaşımında bulunma şansı yakalayacak.

"Gençler için Caz"

Kapadokya Caz Günleri 2011'in en büyük sürprizi, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik gerçekleştirilecek "Gençler için Caz" projesi olacak.

Bine yakın öğrenciyi caz konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan etkinlikte çeşitli caz müzisyenlerinin atölyeleri ve Yahya Dai'nin bilgisayarlı müzik projesi B Planı yer alacak.

Açılış konseri Swing A La Turc ile

Kapadokya Caz Günleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Nevşehir Valiliği, İl Özel İdaresi, Nevşehir Belediyesi, Forum Kapadokya, Argeus Turizm ve daha bir çok kuruluş tarafından destekleniyor. Bütün etkinlikler ücretsiz olarak izlenebiliyor ve bazı konser mekanlarına toplu ulaşım sağlanıyor.

Kapadokya Caz Günleri'nin açılış konseri, 30  Kasım 2011 tarihinde başarılı ney sanatçımız Aziz Şenol Filiz ve Önder Foçan'ın da üyesi olduğu Swing A La Turc tarafından Nevşehir Kapadokya Kültür Merkezi'nde 20:30'da gerçekleştirilecek. Haber: CnnTurk

2011-11-02 15:28:47
Geçtiğimiz sene mütevazi fakat kararlı bir girişimle başlayan ve büyük başarı yakalayan Kapadokya Caz Günleri, bu yıl 30 Kasım - 4 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Geçen sene olduğu gibi
devamını okumak için tıklayınız.

Geçtiğimiz sene mütevazi fakat kararlı bir girişimle başlayan ve büyük başarı yakalayan Kapadokya Caz Günleri, bu yıl 30 Kasım - 4 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Geçen sene olduğu gibi bu sene de bütün etkinlikler herkese açık ve ücretsiz olacak.

2010'da Kozmik Müzik tarafından organize edilen Kapadokya Caz Günleri, bu sene de Kapadokya'nın büyülü doğa ve kültür varlıklarını caz müziği ile buluşturmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz sene basın tarafından büyük ilgiyle karşılaşan Kapadokya Caz Günleri,  2011'de daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor.

Bu sene Kapadokya Kültür Merkezi, Anatolian Houses, Han Çırağan, Bezirhane, Hanedan, Forum Kapadokya, La Rocca, Kapadokya Meslek Yüksekokulu ve Nevşehir Üniversitesi'nde gerçekleşecek etkinliklerde, Swing A La Turc, İmer Demirer Quartet & Ayşe Gencer, Onur Ataman Trio & Yahya Dai, Alp Ersönmez - Yazısız, Ozan Musluoğlu Quartet & Meltem Ege ve Ülkü Sunat gibi isimler sahnede olacak.

Etkileyici performansların yanı sıra sanatçılarla gerçekleşecek söyleşiler sayesinde, dinleyiciler caz müziği hakkında bilgi ve fikir paylaşımında bulunma şansı yakalayacak.

"Gençler için Caz"

Kapadokya Caz Günleri 2011'in en büyük sürprizi, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik gerçekleştirilecek "Gençler için Caz" projesi olacak.

Bine yakın öğrenciyi caz konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan etkinlikte çeşitli caz müzisyenlerinin atölyeleri ve Yahya Dai'nin bilgisayarlı müzik projesi B Planı yer alacak.

Açılış konseri Swing A La Turc ile

Kapadokya Caz Günleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Nevşehir Valiliği, İl Özel İdaresi, Nevşehir Belediyesi, Forum Kapadokya, Argeus Turizm ve daha bir çok kuruluş tarafından destekleniyor. Bütün etkinlikler ücretsiz olarak izlenebiliyor ve bazı konser mekanlarına toplu ulaşım sağlanıyor.

Kapadokya Caz Günleri'nin açılış konseri, 30  Kasım 2011 tarihinde başarılı ney sanatçımız Aziz Şenol Filiz ve Önder Foçan'ın da üyesi olduğu Swing A La Turc tarafından Nevşehir Kapadokya Kültür Merkezi'nde 20:30'da gerçekleştirilecek. Haber: CnnTurk

Marmaris Geleceğini Butik Otel ve butik yatırımlarda arıyor...

Marmaris Geleceğini Butik Otel ve butik yatırımlarda arıyor...

Yılda 1,5 milyondan fazla turistin tercih ettiği Marmaris, marka değerini ve müşteri profilini yükseltmek için butik otelciliğe yönelece. Yaklaşık 700 turistik tesisin bulunduğu Marmaris'te küçük otellerin niteliğinin yükseltilerek alım gücü yüksek turistlere yönelik çalışma başlatılacağı belirtildi.

Bölgenin daha iyi noktaya gelmesi için çaba gösterdiklerini ifade eden Marmaris Turizm Birliği (MARTAB) Başkanı Ali Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişe göre bu turizm sezonunda olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi.
Eylül ayında Paris'te düzenlenen turizm fuarına katıldıklarını belirten Acar, ''Alım gücü daha iyi olan müşterilerden talep alıyoruz. Özellikle küçük butik otel talebi var. Marmaris küçük bir coğrafya ve kaliteli tesis eksikliğimiz var. Küçük otelleri daha kaliteli yani butik otel tarzına nasıl çevirebileceğimizi tartışıyoruz'' dedi.
Kamusal alanda yaptıkları iyileştirme ve değişime turistik tesislerin de ayak uydurması gerektiğini ifade eden Acar, tesislerin daha nitelikli hale getirilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Tesislerini nitelikli hale getirerek butik otele çevirmek isteyenlerin önünü açmak için gerekli desteği vereceklerini kaydeden Ali Acar, Uzunyalı bölgesindeki küçük otellerin işletmecileriyle bir araya gelerek bu konuda neler yapabileceklerini konuşacaklarını söyledi.
Her gittikleri turizm pazarında somut gelişmelerle karşılaştıklarını belirten Ali Acar, ''Talep var ama tesis eksikliği yaşıyoruz. Örneğin Fransa TUİ bizden 250 odalı lokomotif olabilecek bir tesis ve onun yan unsurlarını destekleyecek bir potansiyel istiyor. Almanya ve Hollanda pazarları için de benzer şeyler geçerli'' diye konuştu.

GELECEK PARLAK
Marmaris'i hak ettiği yere taşıyacaklarını belirten Acar, ''Marmaris'in geleceği çok parlak. İddia ediyorum, Marmaris dünyanın en güzel yeri. Tek hedefimiz ürünün iyileştirilmesi. En önemli amacımız turisti mutlu gönderebilmek olmalı'' dedi.
Tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılması için projeler hazırlanması gerektiğini ifade eden Acar, butik otelciliğin ön plana çıkarılmasıyla ulaslararası turizm pazarında Marmaris'in marka değerinin yükseleceğini kaydetti.
Acar, ''Otelciliği unutup adına 'animasyon' dedikleri garip uygulamalar turizme zarar veriyor. Bunlar müşteri profilini düşürmekten başka bir işe yaramıyor'' diye konuştu.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı İsmail Özbozdağ, Marmaris'te iki elin parmakları kadar 4 ve 5 yıldızlı otel bulunduğunu kaydetti.
Marmaris'in 3 yıldızlı ve apart otel cenneti olduğuna dikkati çeken Özbozdağ, ''20 bin iyi yatağı çıkardığımızda geriye yaklaşık 50 bin yatak kalıyor. Bu yatak kapasitesine sahip küçük tesisler ciddi bir onarımdan geçirilmeye muhtaç. Bu tesisler elden geçirilerek butik otelciliğe uygun hale getirilirse bölge turizmi için büyük bir katkı sağlar. Butik otelcilik projesi hayata geçirilirse Marmaris bölgece ucuzluktan kurtulup para kazanmaya başlar'' dedi.
İsmail Özbozdağ, butik otelciliğin Marmaris'in müşteri profilini üst düzeye çıkaracağını söyledi. İngiliz pazarının bölgedeki hakimiyetini kırmak gibi bir amaçları olmadığını ifade eden Özbozdağ, mevcut İngiliz turist potansiyelinin korunması gerektiğini ifade etti. Özbozdağ, farklı pazarlara yönelinerek sezonun boş geçen dönemlerinin doldurulmasının faydalı olacağını sözlerine ekledi. (HT)

2011-10-31 12:27:24
Marmaris Geleceğini Butik Otel ve butik yatırımlarda arıyor... Yılda 1,5 milyondan fazla turistin tercih ettiği Marmaris, marka değerini ve müşteri profilini yükseltmek için butik otelciliğe yönele
devamını okumak için tıklayınız.

Marmaris Geleceğini Butik Otel ve butik yatırımlarda arıyor...

Yılda 1,5 milyondan fazla turistin tercih ettiği Marmaris, marka değerini ve müşteri profilini yükseltmek için butik otelciliğe yönelece. Yaklaşık 700 turistik tesisin bulunduğu Marmaris'te küçük otellerin niteliğinin yükseltilerek alım gücü yüksek turistlere yönelik çalışma başlatılacağı belirtildi.

Bölgenin daha iyi noktaya gelmesi için çaba gösterdiklerini ifade eden Marmaris Turizm Birliği (MARTAB) Başkanı Ali Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişe göre bu turizm sezonunda olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi.
Eylül ayında Paris'te düzenlenen turizm fuarına katıldıklarını belirten Acar, ''Alım gücü daha iyi olan müşterilerden talep alıyoruz. Özellikle küçük butik otel talebi var. Marmaris küçük bir coğrafya ve kaliteli tesis eksikliğimiz var. Küçük otelleri daha kaliteli yani butik otel tarzına nasıl çevirebileceğimizi tartışıyoruz'' dedi.
Kamusal alanda yaptıkları iyileştirme ve değişime turistik tesislerin de ayak uydurması gerektiğini ifade eden Acar, tesislerin daha nitelikli hale getirilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Tesislerini nitelikli hale getirerek butik otele çevirmek isteyenlerin önünü açmak için gerekli desteği vereceklerini kaydeden Ali Acar, Uzunyalı bölgesindeki küçük otellerin işletmecileriyle bir araya gelerek bu konuda neler yapabileceklerini konuşacaklarını söyledi.
Her gittikleri turizm pazarında somut gelişmelerle karşılaştıklarını belirten Ali Acar, ''Talep var ama tesis eksikliği yaşıyoruz. Örneğin Fransa TUİ bizden 250 odalı lokomotif olabilecek bir tesis ve onun yan unsurlarını destekleyecek bir potansiyel istiyor. Almanya ve Hollanda pazarları için de benzer şeyler geçerli'' diye konuştu.

GELECEK PARLAK
Marmaris'i hak ettiği yere taşıyacaklarını belirten Acar, ''Marmaris'in geleceği çok parlak. İddia ediyorum, Marmaris dünyanın en güzel yeri. Tek hedefimiz ürünün iyileştirilmesi. En önemli amacımız turisti mutlu gönderebilmek olmalı'' dedi.
Tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılması için projeler hazırlanması gerektiğini ifade eden Acar, butik otelciliğin ön plana çıkarılmasıyla ulaslararası turizm pazarında Marmaris'in marka değerinin yükseleceğini kaydetti.
Acar, ''Otelciliği unutup adına 'animasyon' dedikleri garip uygulamalar turizme zarar veriyor. Bunlar müşteri profilini düşürmekten başka bir işe yaramıyor'' diye konuştu.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı İsmail Özbozdağ, Marmaris'te iki elin parmakları kadar 4 ve 5 yıldızlı otel bulunduğunu kaydetti.
Marmaris'in 3 yıldızlı ve apart otel cenneti olduğuna dikkati çeken Özbozdağ, ''20 bin iyi yatağı çıkardığımızda geriye yaklaşık 50 bin yatak kalıyor. Bu yatak kapasitesine sahip küçük tesisler ciddi bir onarımdan geçirilmeye muhtaç. Bu tesisler elden geçirilerek butik otelciliğe uygun hale getirilirse bölge turizmi için büyük bir katkı sağlar. Butik otelcilik projesi hayata geçirilirse Marmaris bölgece ucuzluktan kurtulup para kazanmaya başlar'' dedi.
İsmail Özbozdağ, butik otelciliğin Marmaris'in müşteri profilini üst düzeye çıkaracağını söyledi. İngiliz pazarının bölgedeki hakimiyetini kırmak gibi bir amaçları olmadığını ifade eden Özbozdağ, mevcut İngiliz turist potansiyelinin korunması gerektiğini ifade etti. Özbozdağ, farklı pazarlara yönelinerek sezonun boş geçen dönemlerinin doldurulmasının faydalı olacağını sözlerine ekledi. (HT)

16 bin çift, yurtdışında evlenip Evet diyecek...


16 bin çift, yurtdışında ‘Evet’ diyecek...

İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2005 yılından bu yana yurtdışında yıllık ortalama 15 bin çift Türk evlenirken, 2011 sonunda bu rakamın 16 bine çıkması bekleniyor.

Yurtdışında en fazla evlilik yapılan ülkelere bakılınca Almanya, Avusturya ve Hollanda başı çekerken, ilk 5 içerisinde ayrıca üst gelir grubunun tercih ettiği Fransa ve KKTC var.
Ancak yurtdışında evlilikte Avrupa’nın klasik ülkelerinin yanı sıra egzotik destinasyonlar da tercih edilmeye başladı. Hırvatistan’ın Zagreb, Tayland’ın Bangkok ve Endonezya’nın Cakarta Türk konsolosluklarında “evet” diyenlerin sayısı da giderek artıyor. www.thesmallhotels.com dan özellikli balayı destinasyonlarını keşfedebilirsiniz.

2011-10-31 12:16:19
16 bin çift, yurtdışında ‘Evet’ diyecek... İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2005 yılından bu yana yurtdışında yıllık ortalama 15 bin çift Türk evlenirken, 2011 sonunda bu rakamın 16
devamını okumak için tıklayınız.


16 bin çift, yurtdışında ‘Evet’ diyecek...

İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2005 yılından bu yana yurtdışında yıllık ortalama 15 bin çift Türk evlenirken, 2011 sonunda bu rakamın 16 bine çıkması bekleniyor.

Yurtdışında en fazla evlilik yapılan ülkelere bakılınca Almanya, Avusturya ve Hollanda başı çekerken, ilk 5 içerisinde ayrıca üst gelir grubunun tercih ettiği Fransa ve KKTC var.
Ancak yurtdışında evlilikte Avrupa’nın klasik ülkelerinin yanı sıra egzotik destinasyonlar da tercih edilmeye başladı. Hırvatistan’ın Zagreb, Tayland’ın Bangkok ve Endonezya’nın Cakarta Türk konsolosluklarında “evet” diyenlerin sayısı da giderek artıyor. www.thesmallhotels.com dan özellikli balayı destinasyonlarını keşfedebilirsiniz.

Safranbolu da Off-road Heyecanı Sona Erdi

Safranbolu'da Off-road Heyecanı Sona Erdi

Türkiye Off-Road Şampiyonası'nın 5. yarışı, Karabük'ün Safranbolu ilçesinde 2 gün sür ren yarışlarla sona ererken, dereceye girenlere kupaları düzenlenen törenle verildi.
Karadeniz Off-Road Kulübü'nce, "2011 Safran Yılı Kültür Sanat Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen ve 2 gün süren yarışlara, Ankara, İstanbul, Sakarya, Mersin, Sinop, Bolu, Tekirdağ, Karabük, Bursa ve Denizli'den 14 yarışmacı katıldı. Yarışları sonunda genel klasmanında İstanbul'dan Volkan Gonülalan ve Caner Akkafa birinciliği alırken, Ankara'dan Mustafa Özgiray ve Ali İhsan Güneş ikinciliği, İstanbul'dan Ümit Güvendik ve İbrahim Gürleç ise üçüncülüğü aldı. Sınıf klasmanında 1. ayakta Cengiz İnceli ve
Bayram Eyri birinciliği, Himmet Şengül ve Muharrem Küçükdemir ikinciliği, Ersin Kurtar ve Alper Bozbıyık üçüncü olurken, 2. ayakta Güvenç Top ve Selçuk Akkafa birinci, İsa Ataman ve Ramazan Ayyüce ise ikinci oldu. Sınıf klasmanında 3 ayak yarışında ise, Volkan Gonülalan ve Caner Akkafa birinciliği alırken, Mustafa Özgiray ve Ali İhsan Güneş ikinciliği, Ümit Güvendik ve İbrahim Gürleç ise üçüncülüğü aldı. Dereceye giren yarışmacılara ödülleri Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, İlçe Emniyet Müdürü
Yunus Kara ve İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Üsteğmen İsmail Akkan tarafından Park Otel'de düzenlenen törenle takdim edildi.
Genel klasmanda birinci olan Volkan Gönülalan ve Caner Akaya şampiyonluklarını şampanya patlatarak kutladı.

2011-10-26 14:10:55
Safranbolu'da Off-road Heyecanı Sona Erdi Türkiye Off-Road Şampiyonası'nın 5. yarışı, Karabük'ün Safranbolu ilçesinde 2 gün sür ren yarışlarla sona ererken, dereceye girenlere kupaları düzenlenen t
devamını okumak için tıklayınız.

Safranbolu'da Off-road Heyecanı Sona Erdi

Türkiye Off-Road Şampiyonası'nın 5. yarışı, Karabük'ün Safranbolu ilçesinde 2 gün sür ren yarışlarla sona ererken, dereceye girenlere kupaları düzenlenen törenle verildi.
Karadeniz Off-Road Kulübü'nce, "2011 Safran Yılı Kültür Sanat Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen ve 2 gün süren yarışlara, Ankara, İstanbul, Sakarya, Mersin, Sinop, Bolu, Tekirdağ, Karabük, Bursa ve Denizli'den 14 yarışmacı katıldı. Yarışları sonunda genel klasmanında İstanbul'dan Volkan Gonülalan ve Caner Akkafa birinciliği alırken, Ankara'dan Mustafa Özgiray ve Ali İhsan Güneş ikinciliği, İstanbul'dan Ümit Güvendik ve İbrahim Gürleç ise üçüncülüğü aldı. Sınıf klasmanında 1. ayakta Cengiz İnceli ve
Bayram Eyri birinciliği, Himmet Şengül ve Muharrem Küçükdemir ikinciliği, Ersin Kurtar ve Alper Bozbıyık üçüncü olurken, 2. ayakta Güvenç Top ve Selçuk Akkafa birinci, İsa Ataman ve Ramazan Ayyüce ise ikinci oldu. Sınıf klasmanında 3 ayak yarışında ise, Volkan Gonülalan ve Caner Akkafa birinciliği alırken, Mustafa Özgiray ve Ali İhsan Güneş ikinciliği, Ümit Güvendik ve İbrahim Gürleç ise üçüncülüğü aldı. Dereceye giren yarışmacılara ödülleri Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, İlçe Emniyet Müdürü
Yunus Kara ve İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Üsteğmen İsmail Akkan tarafından Park Otel'de düzenlenen törenle takdim edildi.
Genel klasmanda birinci olan Volkan Gönülalan ve Caner Akaya şampiyonluklarını şampanya patlatarak kutladı.

Bodrum koylarını dünyaya tanıttılar

Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını keşfetti.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde, düzenlenen ''Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları''na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını gezdi.

Era Bodrum Yelken Kulübü'nce düzenlenen organizasyona katılan 300'ü yabancı yaklaşık bin yelkenci, Bodrum-Gökova arasındaki Acıbadem etabı ile start alan ve Gökova-Çökertme arasındaki Claudio Campione, Çökertme-Kisebükü arasındaki Denizbank, Kisebükü-Bodrum arasındaki Vodafone etabı ile Gökova'nın turkuaz mavisi sularında yelken açtı. Birbirleriyle kıyasıya yarışan yelken tutkunları, fotoğraf makineleri ve kameraları ile Gökova'nın turkuaz mavisi koylarını görüntüledi.

Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan Fransız ve İngiliz misafirler, etkinlik sayesinde Bodrum'un doğal güzelliklerini ve masmavi koylarını keşfetme fırsatı yakaladıklarını anlatarak, rüzgar az olmasına rağmen tatil havasında geçen bir etkinlik olduğunu söylediler.

Yabancı konuklar, etkinliğe ilk defa katılan yarışçıların da şimdiden yaz sezonunda Bodrum'da tatil yapmak için plan yapmaya başladıklarına dikkati çektiler.
Yarışma boyunca konaklanan koylarda kostüm yarışması ve nefes teknikleri çalışması gibi etkinlikler de düzenlendi. Yarışmada yerli ve yabancı gazetecilerin çektiği fotoğrafların yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanacağı ve Gökova'nın tanıtılacağı bildirildi.

''Cennet koylarda yelken açtık''

Yarışmanın Organizasyon Komitesi Başkanı Erman Aras, yaptığı açıklamada, Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'nın bu yıl rüzgarın az olmasına rağmen zevkli geçtiğini söyledi. Yarışmanın bu yılki rotasının Gökova olduğunu anımsatan Aras, ''Çünkü Gökova bize bırakılmış büyük bir miras. Biz de yelkenciler olarak bu güzel koyda, cennet koylarda yelken açtık, pozlarımızı verdik. Bu mirası bizden sonrakilere kalması için yerli ve yabancı basında yanımızda oldu'' dedi.

Gökova'nın cennet koylarını binin üzerinde yerli ve yabancı yelkenci ile çok sayıda basın mensubuna gösterme fırsatı bulduklarını ifade eden Aras, şunları kaydetti:
''Hep beraber bu koyların gelecek nesillere bırakılması için anons yaptık. Bu koyları bozmayalım, gelecek nesiller bu güzellikleri yaşasın. Yat festivali aynı zamanda turizmde tanıtım açsından bakıldığında büyük şans veriyor bize. Yelkenli yatların her yıl yenilerinin yapılarak yarışmaya katılması Türk yatçılığını ileri götürüyor. Yelken kullanımını teşvik ederek yelkencilerin becerilerini artırıyoruz. Aynı zamanda turizm sezonunu uzatıyoruz. Güneşe endeksli şekilde yat turizmi değil, rüzgarı da kullanarak kış boyunca mavi yolculuk yapabilme imkanı buluyoruz.''

''Tekne sayısı artırılmalı''
Deniz Ticaret Odası (DTO) Bodrum Şubesi Başkanı Gündüz Nalbantoğlu ise organizasyona katılan yerli ve yabancı basın mensuplarının yöreyi, yarışmayı tanıtmasının turizme olumlu etkisi olacağını söyledi.

Yarışmanın ileriki yıllarda da mutlaka devam etmesi gerektiğine işaret eden Nalbantoğlu, ''Ancak organizasyonun karada yapılan kısmının biraz daha organize edilip daha büyütülmesi lazım. Şu anda biraz alan sıkıntısı var. Ama kara kısmı kuvvetlendirilirse denizdeki tekne adedi artarsa, çok daha ses getiren bir etkinlik olabilir. Organizasyon büyüdükçe Bodrum'un tanıtımı da bu oranda etkili olur'' diye konuştu.

''Gökova koyları korunmalı''
Gökova koylarının mavisi, yeşili ve iklimiyle çok güzel olduğunu anlatan Nalabantoğlu, şunları kaydetti:
''Güzel koy her yerde var, dünyanın başka yerlerinde de var. Ama bu güzellikte ve iklimde yok. Norveç'te de güzel koylar var ama soğuk. Gökova'da hem iklim, hem koylar çok güzel ve buranın korunması lazım. Gökova'nın yapılaşmaması, betonlaşmaması lazım. Biz DTO olarak çok çaba harcıyoruz bu konuda. Gökova Körfezi'nin başındaki Kisebükü çok önemli. Orada yapılaşmaya gidilmek isteniyor, otel yapılmak isteniyor. Biz buna sıcak bakmıyor, karşı çıkıyoruz. Çünkü Bodrum'dan kalkan teknelerin ilk durağı ve Bodrum'a gelen teknelerin son durağıdır. Stratejik bir koydur, çok güzeldir. Suyu çok temiz berrak, arkası yeşil ormandır. Zaten Bodrum'a gelen yabancıların fikri de buranın korunması yönünde. Maalesef orada şu anda termal su araştırması var. Termal su çıkırsa neticesi ne olur bilemeyiz.''

2011-10-26 14:06:10
Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını keşfetti. Muğla'nın Bodrum ilçesinde, düzenlenen ''Bodrum Kupası
devamını okumak için tıklayınız.

Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını keşfetti.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde, düzenlenen ''Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları''na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını gezdi.

Era Bodrum Yelken Kulübü'nce düzenlenen organizasyona katılan 300'ü yabancı yaklaşık bin yelkenci, Bodrum-Gökova arasındaki Acıbadem etabı ile start alan ve Gökova-Çökertme arasındaki Claudio Campione, Çökertme-Kisebükü arasındaki Denizbank, Kisebükü-Bodrum arasındaki Vodafone etabı ile Gökova'nın turkuaz mavisi sularında yelken açtı. Birbirleriyle kıyasıya yarışan yelken tutkunları, fotoğraf makineleri ve kameraları ile Gökova'nın turkuaz mavisi koylarını görüntüledi.

Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan Fransız ve İngiliz misafirler, etkinlik sayesinde Bodrum'un doğal güzelliklerini ve masmavi koylarını keşfetme fırsatı yakaladıklarını anlatarak, rüzgar az olmasına rağmen tatil havasında geçen bir etkinlik olduğunu söylediler.

Yabancı konuklar, etkinliğe ilk defa katılan yarışçıların da şimdiden yaz sezonunda Bodrum'da tatil yapmak için plan yapmaya başladıklarına dikkati çektiler.
Yarışma boyunca konaklanan koylarda kostüm yarışması ve nefes teknikleri çalışması gibi etkinlikler de düzenlendi. Yarışmada yerli ve yabancı gazetecilerin çektiği fotoğrafların yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanacağı ve Gökova'nın tanıtılacağı bildirildi.

''Cennet koylarda yelken açtık''

Yarışmanın Organizasyon Komitesi Başkanı Erman Aras, yaptığı açıklamada, Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'nın bu yıl rüzgarın az olmasına rağmen zevkli geçtiğini söyledi. Yarışmanın bu yılki rotasının Gökova olduğunu anımsatan Aras, ''Çünkü Gökova bize bırakılmış büyük bir miras. Biz de yelkenciler olarak bu güzel koyda, cennet koylarda yelken açtık, pozlarımızı verdik. Bu mirası bizden sonrakilere kalması için yerli ve yabancı basında yanımızda oldu'' dedi.

Gökova'nın cennet koylarını binin üzerinde yerli ve yabancı yelkenci ile çok sayıda basın mensubuna gösterme fırsatı bulduklarını ifade eden Aras, şunları kaydetti:
''Hep beraber bu koyların gelecek nesillere bırakılması için anons yaptık. Bu koyları bozmayalım, gelecek nesiller bu güzellikleri yaşasın. Yat festivali aynı zamanda turizmde tanıtım açsından bakıldığında büyük şans veriyor bize. Yelkenli yatların her yıl yenilerinin yapılarak yarışmaya katılması Türk yatçılığını ileri götürüyor. Yelken kullanımını teşvik ederek yelkencilerin becerilerini artırıyoruz. Aynı zamanda turizm sezonunu uzatıyoruz. Güneşe endeksli şekilde yat turizmi değil, rüzgarı da kullanarak kış boyunca mavi yolculuk yapabilme imkanı buluyoruz.''

''Tekne sayısı artırılmalı''
Deniz Ticaret Odası (DTO) Bodrum Şubesi Başkanı Gündüz Nalbantoğlu ise organizasyona katılan yerli ve yabancı basın mensuplarının yöreyi, yarışmayı tanıtmasının turizme olumlu etkisi olacağını söyledi.

Yarışmanın ileriki yıllarda da mutlaka devam etmesi gerektiğine işaret eden Nalbantoğlu, ''Ancak organizasyonun karada yapılan kısmının biraz daha organize edilip daha büyütülmesi lazım. Şu anda biraz alan sıkıntısı var. Ama kara kısmı kuvvetlendirilirse denizdeki tekne adedi artarsa, çok daha ses getiren bir etkinlik olabilir. Organizasyon büyüdükçe Bodrum'un tanıtımı da bu oranda etkili olur'' diye konuştu.

''Gökova koyları korunmalı''
Gökova koylarının mavisi, yeşili ve iklimiyle çok güzel olduğunu anlatan Nalabantoğlu, şunları kaydetti:
''Güzel koy her yerde var, dünyanın başka yerlerinde de var. Ama bu güzellikte ve iklimde yok. Norveç'te de güzel koylar var ama soğuk. Gökova'da hem iklim, hem koylar çok güzel ve buranın korunması lazım. Gökova'nın yapılaşmaması, betonlaşmaması lazım. Biz DTO olarak çok çaba harcıyoruz bu konuda. Gökova Körfezi'nin başındaki Kisebükü çok önemli. Orada yapılaşmaya gidilmek isteniyor, otel yapılmak isteniyor. Biz buna sıcak bakmıyor, karşı çıkıyoruz. Çünkü Bodrum'dan kalkan teknelerin ilk durağı ve Bodrum'a gelen teknelerin son durağıdır. Stratejik bir koydur, çok güzeldir. Suyu çok temiz berrak, arkası yeşil ormandır. Zaten Bodrum'a gelen yabancıların fikri de buranın korunması yönünde. Maalesef orada şu anda termal su araştırması var. Termal su çıkırsa neticesi ne olur bilemeyiz.''

Bozcaada da Ebeveyn Çocuk Festivali Yapıldı

Bozcaada'da "Ebeveyn Çocuk" Festivali Yapıldı

Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi.
Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi. 

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen okul öncesi eğitimin güçlendirilmesine yönelik hibe programı çerçevesinde "Bozcaada Gelecek Nesilleri Güvenle Yetişecek" adlı AB projesi kapsamında ebeveyn çocuk festivali yapıldı. 

Öğrenci velilerinin de katıldığı şenlikte, 3-5 yaş grubundaki 27 kreş öğrencisi eğitim dönemi faaliyetleri kapsamındaki el işi ürünlerini sergiledi. Küçük öğrencilerin şiirler okuyup, Oyunlar sahnelediği etkinliği iki palyaço da gösterileriyle renklendirdi.
- Çanakkale (Anadolu Ajansı) Bozcaada Otelleri için tıklayınız...

2011-10-26 14:01:47
Bozcaada'da "Ebeveyn Çocuk" Festivali Yapıldı Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi. Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi. 

Avrupa
devamını okumak için tıklayınız.

Bozcaada'da "Ebeveyn Çocuk" Festivali Yapıldı

Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi.
Bozcaada'da "ebeveyn çocuk" festivali düzenlendi. 

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen okul öncesi eğitimin güçlendirilmesine yönelik hibe programı çerçevesinde "Bozcaada Gelecek Nesilleri Güvenle Yetişecek" adlı AB projesi kapsamında ebeveyn çocuk festivali yapıldı. 

Öğrenci velilerinin de katıldığı şenlikte, 3-5 yaş grubundaki 27 kreş öğrencisi eğitim dönemi faaliyetleri kapsamındaki el işi ürünlerini sergiledi. Küçük öğrencilerin şiirler okuyup, Oyunlar sahnelediği etkinliği iki palyaço da gösterileriyle renklendirdi.
- Çanakkale (Anadolu Ajansı) Bozcaada Otelleri için tıklayınız...

Axess MasterCard Premium kart sahipleri kucukoteller.com.tr de özel indirim kazanıyor.

Axess MasterCard Premium kart sahipleri kucukoteller.com.tr de özel indirim kazanıyor. http://www.axess.com.tr/sonbaharin-keyfini-cikarin

2011-10-21 15:02:38
Axess MasterCard Premium kart sahipleri kucukoteller.com.tr de özel indirim kazanıyor. http://www.axess.com.tr/sonbaharin-keyfini-cikarin
devamını okumak için tıklayınız.

Axess MasterCard Premium kart sahipleri kucukoteller.com.tr de özel indirim kazanıyor. http://www.axess.com.tr/sonbaharin-keyfini-cikarin

Kapadokya da uluslararası fotoğraf çekimi...

Meksika'nın önde gelen dergilerinden ''GQ Mexico'' için Kapadokya'da fotoğraf çekimi yapıldı. Derginin editör ve fotoğrafçıları, çekimleri bölgenin tarihi ve turistik mekanlarında yaptı.

Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Meksika'nın önde gelen moda, seyahat ve kültür içerikli dergilerinden ''GQ Mexico'' için Kapadokya'da fotoraf çekimi gerçekleştirdiği belirtildi. Derginin editör ve fotoğrafçıları, çekimleri bölgenin tarihi ve turistik mekanlarında yaptı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri de çekimler için editör ve fotoğrafçılara çekimlerin yapılacağı mekanlar konusunda rehberlik etti.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünün izniyle Finlandiya Devlet Televizyonu YLE TV'nin, Türkiye'nin kültürel yapısını konu alan belgesel filminin bir bölümünün çekimleri de Kapadokya'da gerçekleştirildi.
Türkiye ve Yunanistan ortak yapımı bir belgesel olan ''Muhteşem Yolculuk'' adlı televizyon projesi kapsamında 20 kişilik bir televizyon ekibi de Nevşehir'e gelerek yörede çekimler yaptı, yöre halkı ile görüştü. Bölgede yapılan dergi, katalog ve televizyon çekimlerinin, bölgenin tanıtımına önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Kaynak: Turizm Aktüel

2011-10-21 12:22:13
Meksika'nın önde gelen dergilerinden ''GQ Mexico'' için Kapadokya'da fotoğraf çekimi yapıldı. Derginin editör ve fotoğrafçıları, çekimleri bölgenin tarihi ve turistik mekanlarında yaptı. Nevşehir İ
devamını okumak için tıklayınız.

Meksika'nın önde gelen dergilerinden ''GQ Mexico'' için Kapadokya'da fotoğraf çekimi yapıldı. Derginin editör ve fotoğrafçıları, çekimleri bölgenin tarihi ve turistik mekanlarında yaptı.

Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Meksika'nın önde gelen moda, seyahat ve kültür içerikli dergilerinden ''GQ Mexico'' için Kapadokya'da fotoraf çekimi gerçekleştirdiği belirtildi. Derginin editör ve fotoğrafçıları, çekimleri bölgenin tarihi ve turistik mekanlarında yaptı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri de çekimler için editör ve fotoğrafçılara çekimlerin yapılacağı mekanlar konusunda rehberlik etti.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünün izniyle Finlandiya Devlet Televizyonu YLE TV'nin, Türkiye'nin kültürel yapısını konu alan belgesel filminin bir bölümünün çekimleri de Kapadokya'da gerçekleştirildi.
Türkiye ve Yunanistan ortak yapımı bir belgesel olan ''Muhteşem Yolculuk'' adlı televizyon projesi kapsamında 20 kişilik bir televizyon ekibi de Nevşehir'e gelerek yörede çekimler yaptı, yöre halkı ile görüştü. Bölgede yapılan dergi, katalog ve televizyon çekimlerinin, bölgenin tanıtımına önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Kaynak: Turizm Aktüel

Hindiba Pansiyon - Fotoğraf Atölyeleri

HİNDİBA PANSİYON - FOTOĞRAF ATÖLYELERİ

(31 Ekim - 4 Kasım)
Hindiba Pansiyon, fotoğraf meraklılarını doğa ile buluşturuyor. Teorik eğitimler, uygulama gezileri ve fotoğraf değerlendirmeleri olmak üzere üç bölümden oluşacak olan fotoğraf atölyeleri, Mustafa Ertekin (AFSAD) eğitmenliğinde 31 Ekim - 4 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Fotoğraf makinesi, çıplak gözle gördüklerimizden başka şeyler gösterir. Neden ve nasıl başka gösterir sorularının cevabı, fotoğrafçının fotoğrafça konuşmayı tercih etmesinin de cevabıdır. Gözümüzün gördüklerinin objektifin-filmin gördüklerinden farklarını gördükçe-kullandıkça fotoğrafçayı öğreniyoruz demektir.

Hindiba Pansiyon fotoğraf meraklılarını doğa ile buluşturuyor. 5 gün 5 gece sürecek fotoğraf atölyesi teorik eğitimler, uygulama gezileri ve fotoğraf değerlendirmeleri olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Program ayrıntıları şöyle:
1. Gün: Şirinyazı Göleti
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik Ders
12.00 Öğlen Yemeği
13.00 Gölete hareket
13.30 Çevre gezisi ve uygulama
16.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
2. Gün: Yedigöller
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
11.00 Yedigöller'e hareket
13.00 Çevre gezisi ve uygulama (Öğlen yemeği için kumanya verilecek)
17.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
3. Gün: Safranbolu
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
11.00 Safranbolu'ya hareket
13.00 Çevre gezisi ve uygulama (Öğlen yemeği için kumanya verilecek)
17.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
4. Gün: Gerede Yaylaları, Eski Çağa, Mengen Köyleri
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
12.00 Öğlen yemeği
13.00 Yaylalara, köylere hareket
14.00 Çevre Gezisi ve uygulama
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
5. Gün: Orman Parkurlarında Yürüyüş
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
12.00 Öğlen yemeği
13.00 Çevre gezisi ve uygulama
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
Atölye Ücreti: Kişi başı 435 TL
 
Kontenjan: 15 Kişi (Etkinliğin gerçekleşebilmesi için 10 kişi gerekmektedir.)
 
Fiyatlara neler dahil?
- Eğitimler
- 5 gece konaklama
- 5 gün boyunca açık büfe kahvaltı, öğlen kumanyası (sandviç+içecek+meyve), açık büfe akşam yemeği, sürpriz ikramlar
- Geziler için ulaşım
- Hindiba'da sınırsız çay ikramı
- Servis binasında kablosuz internet
 
Fiyatlara neler dahil değil?
- Hindiba'ya geliş-gidiş ulaşım
- Ekstra yiyecekler, içecekler
 
Atölyeden arta kalan zamanlarda sizleri neler bekliyor?
- Eşsiz bir doğa
- Ormanda yürüyüşler
- Bisiklet gezileri
- Projeksiyon perdesinde sinema
- Geceleri ateş başı sohbetleri, şarkılar, türküler
- Kuş gözlemciliği
- Şehirdeyken farkına varmadığınız yıldızlarla dolu bir gökyüzü
- Sabahları yeni doğmuş gibi uyanacağınız oksijenle dolu bir atmosfer
- Masa tenisi
- Badminton
- Kutu oyunları
- Daha önce görme ihtimalinizin düşük olduğu bitkiler ve hayvanlar
- Dalından elma
- Çalısından böğürtlen
- Yöreye özgü lezzetler
 
İletişim için:
Adres: Mengen Kıyaslar Köyü Kaynarca Mevkii Yedigöller Yolu 3. km Mengen/ BOLU
Tel: Coşkun Koçak +90 530 824 97 91 http://www.kucukoteller.com.tr/hindiba_ulasimiletisim

2011-10-18 18:18:47
HİNDİBA PANSİYON - FOTOĞRAF ATÖLYELERİ (31 Ekim - 4 Kasım) Hindiba Pansiyon, fotoğraf meraklılarını doğa ile buluşturuyor. Teorik eğitimler, uygulama gezileri ve fotoğraf değerlendirmeleri olmak üze
devamını okumak için tıklayınız.

HİNDİBA PANSİYON - FOTOĞRAF ATÖLYELERİ

(31 Ekim - 4 Kasım)
Hindiba Pansiyon, fotoğraf meraklılarını doğa ile buluşturuyor. Teorik eğitimler, uygulama gezileri ve fotoğraf değerlendirmeleri olmak üzere üç bölümden oluşacak olan fotoğraf atölyeleri, Mustafa Ertekin (AFSAD) eğitmenliğinde 31 Ekim - 4 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Fotoğraf makinesi, çıplak gözle gördüklerimizden başka şeyler gösterir. Neden ve nasıl başka gösterir sorularının cevabı, fotoğrafçının fotoğrafça konuşmayı tercih etmesinin de cevabıdır. Gözümüzün gördüklerinin objektifin-filmin gördüklerinden farklarını gördükçe-kullandıkça fotoğrafçayı öğreniyoruz demektir.

Hindiba Pansiyon fotoğraf meraklılarını doğa ile buluşturuyor. 5 gün 5 gece sürecek fotoğraf atölyesi teorik eğitimler, uygulama gezileri ve fotoğraf değerlendirmeleri olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Program ayrıntıları şöyle:
1. Gün: Şirinyazı Göleti
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik Ders
12.00 Öğlen Yemeği
13.00 Gölete hareket
13.30 Çevre gezisi ve uygulama
16.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
2. Gün: Yedigöller
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
11.00 Yedigöller'e hareket
13.00 Çevre gezisi ve uygulama (Öğlen yemeği için kumanya verilecek)
17.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
3. Gün: Safranbolu
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
11.00 Safranbolu'ya hareket
13.00 Çevre gezisi ve uygulama (Öğlen yemeği için kumanya verilecek)
17.00 Hindiba'ya hareket
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
4. Gün: Gerede Yaylaları, Eski Çağa, Mengen Köyleri
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
12.00 Öğlen yemeği
13.00 Yaylalara, köylere hareket
14.00 Çevre Gezisi ve uygulama
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
5. Gün: Orman Parkurlarında Yürüyüş
08.00 Kahvaltı
09.00 Teorik ders
12.00 Öğlen yemeği
13.00 Çevre gezisi ve uygulama
19.00 Akşam yemeği
20.30 Fotoğraf değerlendirme
 
Atölye Ücreti: Kişi başı 435 TL
 
Kontenjan: 15 Kişi (Etkinliğin gerçekleşebilmesi için 10 kişi gerekmektedir.)
 
Fiyatlara neler dahil?
- Eğitimler
- 5 gece konaklama
- 5 gün boyunca açık büfe kahvaltı, öğlen kumanyası (sandviç+içecek+meyve), açık büfe akşam yemeği, sürpriz ikramlar
- Geziler için ulaşım
- Hindiba'da sınırsız çay ikramı
- Servis binasında kablosuz internet
 
Fiyatlara neler dahil değil?
- Hindiba'ya geliş-gidiş ulaşım
- Ekstra yiyecekler, içecekler
 
Atölyeden arta kalan zamanlarda sizleri neler bekliyor?
- Eşsiz bir doğa
- Ormanda yürüyüşler
- Bisiklet gezileri
- Projeksiyon perdesinde sinema
- Geceleri ateş başı sohbetleri, şarkılar, türküler
- Kuş gözlemciliği
- Şehirdeyken farkına varmadığınız yıldızlarla dolu bir gökyüzü
- Sabahları yeni doğmuş gibi uyanacağınız oksijenle dolu bir atmosfer
- Masa tenisi
- Badminton
- Kutu oyunları
- Daha önce görme ihtimalinizin düşük olduğu bitkiler ve hayvanlar
- Dalından elma
- Çalısından böğürtlen
- Yöreye özgü lezzetler
 
İletişim için:
Adres: Mengen Kıyaslar Köyü Kaynarca Mevkii Yedigöller Yolu 3. km Mengen/ BOLU
Tel: Coşkun Koçak +90 530 824 97 91 http://www.kucukoteller.com.tr/hindiba_ulasimiletisim

Çetmihan Otel zeytin hasadı

Zeytin ile ilgili tüm sırları öğrenmeye hazır mısınız ?

Yüzyıllardır doğanın tüm güzelliklerini içinde barındıran sağlık kaynağı zeytinin , dalından kopup zeytinyağı olarak şişelenmesine kadar  geçen tüm süreci birebir yaşamak , hasat ve tadım konusundaki bilgilerinizi tazelemek için hepinizi kazdağlarına bekliyoruz…
Çetmi Olive  uzmanları tarafından gerçekleştirilicek kurs boyunca ÇETMİHAN OTEL’ de konaklayacak , 3 günlük hasat ve tadım kursunda hem merak ettiğinizi öğrenecek hem de çevredeki güzellikleri yaşamaya fırsat bulabiliceksiniz.

Siyahı, yeşili, tadı buruk olanı, üzerinde çizikler barındıranı… her haliyle beğenilir, sofralarda baş tacı edilir zeytin. Zeytinden söz açılmışken, yemeklere bambaşka bir lezzet katan zeytin yağını da anmamak da olmaz elbette.

Sağlık kaynağı zeytinin sofranıza gelene kadar ki serüveni ilginizi çekiyorsa; Çetmi Olive tarafından düzenlenen  ‘’ Zeytin Hasatı ve Zeytin Yağı Kursu ‘’ na katılabilir, zeytinin dalından kopup, yağ olarak şişelenmesine kadar geçen sürece tanıklık edebilirsiniz.

KURS İÇERİĞİ:
•    ZEYTİN HASATI :
•    Zeytin toplanma-Zeytin kusurlarının tanımlanması
•    Zeytin ağacını tanıma-Kırma ve yeşil zeytin yapımı
•    Fabrikada kontüni vesulu baskı zeytinyağı sıkımı
•    Zeytin yağının tenekelenmesi ve şişelenmesi

•    ZEYTİN YAĞI TADIMI
•    Zeytinyağı içeriğinin paylaşılması
•    Zeytinyağı kusurlarının tanımlanması
•    Sızma zeytinyağının özelliklerinin açıklanması
•   
•    Detaylı bilgi için www.cetmiyesilyurt.com  adresini ziyaret edebilir  otelin fotoğrafları için http://www.kucukoteller.com.tr/cetmihan linkine göz atabilir veya  0286 752 61 69 no’lu numara aracılığıyla Sibel ULUSOY ’a ulaşabilirsiniz. Sınırlı sayıda ki kursiyerler arasında yerinizi almak için acele edin !

ÇETMİHAN OTEL 2. ZEYTİN HASATI
ZEYTİN TOPLAMA
ZEYTİN  YAĞI YAPIMI  (taş baskı ve kontinü )
SİYAH YEŞİL VE KIRMA ZEYTİN YAPIMI
ZEYTİN SABUNU YAPIMI
ZEYTİN AĞACI İLE İLGİLİ  BİLGİ ANLATIMI
YÖRESEL OTLARDAN ZEYTİN  YAĞLI YEMEK YAPIMI

2 GECE 3 GÜN PAKET KONAKLAMA  ODA FİYATI YARIM PANSİYON  1400 TL
KURS İÇERİSNDEKİ TÜM ULAŞIM DAHİLDİR . KONUKLARIN OTELE ULAŞIMI VE OTELDEN AYRILIŞI  DAHİL DEĞİLDİR .KONAKLAMA FİYATI 2 KİŞ ÜZERİNDENDİR.
TEK KİŞİLİK KURS  KATILIM FİYATI 1000TL
KURS TÜRKÇE VE İNGİLİZCE OLARAK GERÇEKLEŞECEKTİR.
KURS İÇERİSİNDEKİ MESAFELER EN FAZLA 25 KM ÇEVREDEDİR.
KURSA KATILIM  SAYISI 14 ODAYLA SINIRLIDIR.
KURSLARIMIZ  10 KASIMDAN SONRA BAŞLAYACAKTIR. (zeytin ağacının olgunlaşmamasından dolayı)


1.GÜN
SABAH KAHVALTI SONRASI KURSİYERLERLE BİRLİKTE  TARLAYA GİDİŞ
SAAT 12.00/13.00   ARASI TARLADA PİKNİK
SAAT 15.00 OTELE DÖNÜŞ
SAAT 15.30 YEŞİL ZEYTİN YAPIMI
2.GÜN
SABAH KAHVALTI SONRASI TARLAYA GİDİŞ
SAAT 12.00/13.00 ARASI TARLADA PİKNİK
SAAT 14.00 ZEYTİN YAĞ FABRİKASI ZİYARET VE SABUNHANE GEZİSİ

2011-10-18 12:55:38
Zeytin ile ilgili tüm sırları öğrenmeye hazır mısınız ? Yüzyıllardır doğanın tüm güzelliklerini içinde barındıran sağlık kaynağı zeytinin , dalından kopup zeytinyağı olarak şişelenmesine kadar&nbs
devamını okumak için tıklayınız.

Zeytin ile ilgili tüm sırları öğrenmeye hazır mısınız ?

Yüzyıllardır doğanın tüm güzelliklerini içinde barındıran sağlık kaynağı zeytinin , dalından kopup zeytinyağı olarak şişelenmesine kadar  geçen tüm süreci birebir yaşamak , hasat ve tadım konusundaki bilgilerinizi tazelemek için hepinizi kazdağlarına bekliyoruz…
Çetmi Olive  uzmanları tarafından gerçekleştirilicek kurs boyunca ÇETMİHAN OTEL’ de konaklayacak , 3 günlük hasat ve tadım kursunda hem merak ettiğinizi öğrenecek hem de çevredeki güzellikleri yaşamaya fırsat bulabiliceksiniz.

Siyahı, yeşili, tadı buruk olanı, üzerinde çizikler barındıranı… her haliyle beğenilir, sofralarda baş tacı edilir zeytin. Zeytinden söz açılmışken, yemeklere bambaşka bir lezzet katan zeytin yağını da anmamak da olmaz elbette.

Sağlık kaynağı zeytinin sofranıza gelene kadar ki serüveni ilginizi çekiyorsa; Çetmi Olive tarafından düzenlenen  ‘’ Zeytin Hasatı ve Zeytin Yağı Kursu ‘’ na katılabilir, zeytinin dalından kopup, yağ olarak şişelenmesine kadar geçen sürece tanıklık edebilirsiniz.

KURS İÇERİĞİ:
•    ZEYTİN HASATI :
•    Zeytin toplanma-Zeytin kusurlarının tanımlanması
•    Zeytin ağacını tanıma-Kırma ve yeşil zeytin yapımı
•    Fabrikada kontüni vesulu baskı zeytinyağı sıkımı
•    Zeytin yağının tenekelenmesi ve şişelenmesi

•    ZEYTİN YAĞI TADIMI
•    Zeytinyağı içeriğinin paylaşılması
•    Zeytinyağı kusurlarının tanımlanması
•    Sızma zeytinyağının özelliklerinin açıklanması
•   
•    Detaylı bilgi için www.cetmiyesilyurt.com  adresini ziyaret edebilir  otelin fotoğrafları için http://www.kucukoteller.com.tr/cetmihan linkine göz atabilir veya  0286 752 61 69 no’lu numara aracılığıyla Sibel ULUSOY ’a ulaşabilirsiniz. Sınırlı sayıda ki kursiyerler arasında yerinizi almak için acele edin !

ÇETMİHAN OTEL 2. ZEYTİN HASATI
ZEYTİN TOPLAMA
ZEYTİN  YAĞI YAPIMI  (taş baskı ve kontinü )
SİYAH YEŞİL VE KIRMA ZEYTİN YAPIMI
ZEYTİN SABUNU YAPIMI
ZEYTİN AĞACI İLE İLGİLİ  BİLGİ ANLATIMI
YÖRESEL OTLARDAN ZEYTİN  YAĞLI YEMEK YAPIMI

2 GECE 3 GÜN PAKET KONAKLAMA  ODA FİYATI YARIM PANSİYON  1400 TL
KURS İÇERİSNDEKİ TÜM ULAŞIM DAHİLDİR . KONUKLARIN OTELE ULAŞIMI VE OTELDEN AYRILIŞI  DAHİL DEĞİLDİR .KONAKLAMA FİYATI 2 KİŞ ÜZERİNDENDİR.
TEK KİŞİLİK KURS  KATILIM FİYATI 1000TL
KURS TÜRKÇE VE İNGİLİZCE OLARAK GERÇEKLEŞECEKTİR.
KURS İÇERİSİNDEKİ MESAFELER EN FAZLA 25 KM ÇEVREDEDİR.
KURSA KATILIM  SAYISI 14 ODAYLA SINIRLIDIR.
KURSLARIMIZ  10 KASIMDAN SONRA BAŞLAYACAKTIR. (zeytin ağacının olgunlaşmamasından dolayı)


1.GÜN
SABAH KAHVALTI SONRASI KURSİYERLERLE BİRLİKTE  TARLAYA GİDİŞ
SAAT 12.00/13.00   ARASI TARLADA PİKNİK
SAAT 15.00 OTELE DÖNÜŞ
SAAT 15.30 YEŞİL ZEYTİN YAPIMI
2.GÜN
SABAH KAHVALTI SONRASI TARLAYA GİDİŞ
SAAT 12.00/13.00 ARASI TARLADA PİKNİK
SAAT 14.00 ZEYTİN YAĞ FABRİKASI ZİYARET VE SABUNHANE GEZİSİ

Bülbül Yuvasında Kurban Bayramı


BÜLBÜL YUVASI’NDA  KURBAN BAYRAMI

Foklar Diyarı  Foça’ da sonbaharın hüznünün bayram sevincine dönüştüğünü düşlüyoruz…..
Güzel bir yaz sezonunun ardından sarının ve mavinin en güzelinin yaşadığı Foça’da keyifli bir Kurban Bayramı geçirmeyi dilerseniz, Kale burçlarının ve Athena Tapınağı’ nın yamacında sizi bekliyoruz….
  
04 Kasım-10 Kasım Tarihleri arasında ( min. 3 gece ) konaklayacak olan konuklarımız için  bayram özel fiyatlarımızı aşağıda bulabilirsiniz…

Beş ayrı tarzda hazırladığımız 11 odamızdan biri mutlaka zevkinizi okşayacaktır.
Bülbül Yuvası Ailesi sizi ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyar.

Odalarımız,

VELİA ….
Foça dağları manzaralı minik ama gri ve kahverenginin uyumuyla sıcacık TL. 175.- 

CARİA….
Büyük deniz ve dağ manzaralı Osmanlı karanfilinin alı ve keten rengiyle ahenklendirildi.
Odanın detaylarıyla uyanmanın keyfini yaşayacaksınız.                             TL.225.-

LARİSA….
Ardından martılarla balığa çıkan tekneleri hiç bu kadar yakından seyrettiniz mi ? TL.300-

ALALIA….
Jakuzi keyfi yaşarken denizi seyretmek de ayrı bir zevk verir insana…     TL.350-

MASSALIA….
Morlar içinde döşenmiş odamızda deniz feneri seyrederek hamam sefası yapabilir, yerden yüksek yatağımızda deniz manzarasına karşı şekerleme yapabilirsiniz…   TL. 350-

http://www.kucukoteller.com.tr/bulbulyuvasi

2011-10-18 12:48:55
BÜLBÜL YUVASI’NDA  KURBAN BAYRAMI Foklar Diyarı  Foça’ da sonbaharın hüznünün bayram sevincine dönüştüğünü düşlüyoruz….. Güzel bir yaz sezonunun ardından sarının ve
devamını okumak için tıklayınız.


BÜLBÜL YUVASI’NDA  KURBAN BAYRAMI

Foklar Diyarı  Foça’ da sonbaharın hüznünün bayram sevincine dönüştüğünü düşlüyoruz…..
Güzel bir yaz sezonunun ardından sarının ve mavinin en güzelinin yaşadığı Foça’da keyifli bir Kurban Bayramı geçirmeyi dilerseniz, Kale burçlarının ve Athena Tapınağı’ nın yamacında sizi bekliyoruz….
  
04 Kasım-10 Kasım Tarihleri arasında ( min. 3 gece ) konaklayacak olan konuklarımız için  bayram özel fiyatlarımızı aşağıda bulabilirsiniz…

Beş ayrı tarzda hazırladığımız 11 odamızdan biri mutlaka zevkinizi okşayacaktır.
Bülbül Yuvası Ailesi sizi ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyar.

Odalarımız,

VELİA ….
Foça dağları manzaralı minik ama gri ve kahverenginin uyumuyla sıcacık TL. 175.- 

CARİA….
Büyük deniz ve dağ manzaralı Osmanlı karanfilinin alı ve keten rengiyle ahenklendirildi.
Odanın detaylarıyla uyanmanın keyfini yaşayacaksınız.                             TL.225.-

LARİSA….
Ardından martılarla balığa çıkan tekneleri hiç bu kadar yakından seyrettiniz mi ? TL.300-

ALALIA….
Jakuzi keyfi yaşarken denizi seyretmek de ayrı bir zevk verir insana…     TL.350-

MASSALIA….
Morlar içinde döşenmiş odamızda deniz feneri seyrederek hamam sefası yapabilir, yerden yüksek yatağımızda deniz manzarasına karşı şekerleme yapabilirsiniz…   TL. 350-

http://www.kucukoteller.com.tr/bulbulyuvasi